2019_Mayis
77 TJK’NIN SESİ MAYIS 2019 eni doğan tayların kanında şeker (glikoz) düzeyi düşüktür. Karaciğerinde de çok az glikojen depolanmıştır. Kan dolaşımına verilen glikoz da yeterli olmadığı için, doğumdan sonraki 1 saat içinde ayağa kalkıp süt emmek zorundadır. Başka bir deyişle, taylar aç doğar diyebiliriz. Kolostrum (ağız sütü), protein, enerji ve bazı vitaminlerin yanı sıra, tayın bağışıklık sistemi için gerekli olan ve onu bulaşıcı hastalıklardan koruyan antikorları içerir. Normal süte oranla, aynı hacimdeki kolostrumda iki kat daha fazla enerji vardır. Yeni doğan taylar her seferinde çok miktarda süt ememezler. Bunun yerine sık sık ve azar azar süt emerler. Ortalama bir saat içinde 7 – 8 kez annelerinden süt emdikleri görülür. Tayın yaşamı için çok gerekli olan kolostrumu, doğumdan hemen sonra bol miktarda aldıklarından emin olunmalıdır. Doğumu izleyen ilk saatler içinde tayın barsaklarındaki özel yapısal durumdan dolayı, kolostrumdaki antikorlar kolay şekilde emilerek kan dolaşımına katılırlar. Zaman geçtikçe barsaklardaki bu özellik ortadan kalkar, kolostrumdaki antikorlar, sindirim sisteminde parçalandığı için tay onlardan yeterince yararlanamaz. Tayın enfeksiyöz hastalıkları ile mücadele edebilmesi için kısraktan alacağı antikorlar maksimum düzeyde olmalıdır. Yeni doğmuş ve elli kilogram canlı ağırlığındaki bir İngiliz tayı, günde yaklaşık 15 litre süt içer. Arap tayları için bu sayılar biraz daha aşağıda olabilir. Normal koşullarda 15 litre süt içen bir tay, 7500 ila 9000 kalori arası enerji kazanır. Yaşamını sürdürebilmesi için en az 5000 kaloriye gerek duyduğu kabul edilirse, söz konusu enerji miktarı büyümesi için yeterli olur. Her yönü ile sağlıklı bir tayın yaşamının ilk bir ayı içinde günde ortalama 1 – 1.5 kilogram canlı ağırlık artışı olması normaldir. Her gün boyları da 0.3 – 0.4 cm uzar. Normal süte geçişten önce, doğum sonrası üretilen kolostrum sarımsı bir renktedir. Tayın kendi bağışıklık sistemi oluşuncaya kadar kısraktan aldığı antikorlar sayesinde hastalık yapan mikroorganizmalar ile savaşır. Bu yaşamsal öneme sahip olan sıvı, ne yazık ki ilk 24 saatten sonra üretilmez. Onun yerine daha akışkan ve beyaz renkteki alışılagelmiş süt üretimi başlar. Eğer tay annesinden çeşitli nedenlerden dolayı kolostrum alamıyorsa, bu durumda doğumdan sonraki ilk gün içinde zaman kaybedilmeden başka kaynaklardan kolostrum sağlanıp taya içirilmeye çalışılmalıdır. Doğumdan sonra ilk iki saat içinde tayın annesini emmeye başlaması ve sonra sık sık emmesi ideal bir durumdur. Toplamda en az 1.5 – 2 litre kolostrum içmesi istenir. Gelişmiş bir bağışıklık sistemine sahip olmayan taylar, her türlü enfeksiyöz hastalığa açıktırlar. Mikrobik bir hastalığa yakalanırlarsa, en iyi sağıtım şekilleri, yoğun bakım vb. uygulamalar bile yetersiz kalabilmektedir. Bulaşıcı enfeksiyonlar tayın yaşamına mal olabilirler. Bazı taylar zayıftır ve süt emecek kadar güçlü olmayabilirler. Kimi kısraklar da doğumdan önce günlerce memelerinden süt damlatmışlarsa, tayları süt emiyor gibi görünürse de yeterince kolostrum alamazlar. Eğer doğumdan önce gebe kısrak önemli miktarda kolostrum damlatıyorsa, kolostrum sağılıp dondurulabilir. Doğumdan sonra, önceden dondurulmuş kolostrum, ılık suda bekletilip iyice ısınınca taya verilebilir. Yeterince kolostrum alamayan taylar için dondurulmuş kolostrum uygun bir kaynak olabilir. Eğer kısrakta kolostrum bolca var, fakat tay ayakta duramayacak kadar zayıf ise, o zaman kısrağın kolostrumu sağılıp taya uygun bir şişe veya biberonla içirilmelidir. Acil durumlarda bir veteriner hekim tarafından burun – meri sondası ile de kolostrum taya içirilebilir. Yeni doğmuş taylardan kan örneği alınarak immunoglobulin (IgG) denilen ve bağışıklık sağlayan antikorun kandaki düzeyi saptanmalıdır. Bu test doğumdan sonra on iki ile kırk sekizinci saatler arasında yapılmalıdır. IgG düzeyi düşükse, antikordan zengin hiperimmun plazma damar içi yolla kullanılarak tayın bağışıklık sistemi güçlendirilir. IgG düzeyi ölçülmesi, yeni doğan tayın rutin muayene prosedürüne dahil edilmeli ve tüm taylara uygulanmalıdır. Bu testi bazı at sahiplerinin özellikle isteyip, tayın davranış ve genel durumu ne olursa olsun test sonucunu takip ettikleri bildirilmektedir. Taylar hareketli, canlı ve sağlıklı göründükleri halde bazen düşük antikor (IgG) düzeyine sahip olabilirler. Dolayısıyla bulaşıcı hastalıklara karşı da savunmasız durumdadırlar. Gelecekte atletik yapısını ortaya çıkarıp yarışlarda başarılı performans sergileyebilmesi için yaşamının erken dönemlerinden başlayarak bütün enfeksiyon risklerinden uzak kalıp sağlıklı büyümelidir. Zayıf, çelimsiz ve doğum ağırlığı normalden düşük olan taylar anne karnında yeterince beslenememiş olabilirler. Bu tip taylarda enfeksiyöz hastalıkların ve diğer sağlık sorunlarının daha çok görülmesi olağandır. Yeni doğum yapmış ve zayıf bir taya sahip olan kısrak, gebelik süresince dengeli beslenememişse, tayının optimum düzeyde büyümesi için yeterince süt de salgılamayabilir. Gebelik döneminde kısrağın beslenmesinde yapılan hatalar hem tayın doğum öncesi süreçte istenilen düzeyde büyüyememesine hem de doğum sonrası tayı besleyecek kadar kısrakta süt olmamasına yol açmaktadır. Gün boyunca kısrağın arkasından koşup sık sık süt emdiği gözlemlenen taylar, eğer gerektiği kadar kilo almıyorlar ise kısrağın sütü az veya yetersiz kalıyor demektir. Bu durumda kısrağın memeleri kontrol edilmelidir. Sağlıklı ve yeterli miktarda süt veren kısrakların memeleri ve meme uçları dolgundur. Eğer sütü yoksa memeler yassılaşmış veya ezilmiş gibi sönük görülür. Tayın günlük canlı ağırlık artışı sık sık tartılarak kaydedilirse böyle bir beslenme yetersizliği ortaya çıkmadan engellenmiş olunur. Süt emen taylarda daha az rastlanılan sorunlar ise emme ve yutma güçlüğü ile kısrak sütünün sindirilmesi sırasında meydana gelen problemlerdir. Böyle bir sorun varsa kısrağın memesi süt doludur veya damla damla dışarı aktığı görülür. Tayın süt emdiği görülse bile tay yeterince süt tüketemez ve istenilen büyümeyi gerçekleştiremez. Yeni doğan tayın ağırlığı, boyu ve beden kondisyonu yakından izlenerek ve kayıt tutularak, büyüme sürecindeki anormallikler veya yeterince gelişememesi kısa sürede saptanabilir. İdeal büyüme gösteren taylarda ortopedik sorunlar daha az görülmektedir. İnsan zeka karşısında eğilir ama şefkat karşısında diz çöker… Voltaire Y
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=