2019_Mayis

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Merhaba... Ben İlke Özyüksel, modern pentatlon sporcusuyum. Ankara doğumluyum ve spor hayatıma da doğduğum şehirde devam ediyorum. Ankara Üniversitesi, Spor Bilimleri Fakültesi’nde son sınıf öğrencisiyim ve inşallah bu sene mezun olacağım. Spor yapmaya henüz 6 yaşındayken başladım. O zaman, anasınıfına gidiyordum ve çok hareketli bir çocuktum. Spora, hem enerjimi atmamı hem de spor branşlarını tanıyıp, sportif faaliyetlerde etkin olmamı isteyen annemin yönlendirmesiyle, buz pateni branşıyla başladım. Kısa bir süre sonra buna yüzme de eklendi. Fakat birini seçmem gerekiyordu çünkü, yüzme antrenmanından çıkıp, buz pateni yaptığım soğuk piste gidiyordum. Bu nedenle, hasta olmam da kaçınılmaz oluyordu. Ben suyu çok sevdiğim ve daha çok enerji sarf ettiğim için yüzme sporunu seçtim. Sonraki yıllarda yüzme branşında lisans almaya hak kazandım ve yarışmalarda dereceler almaya başladım. Yarışmalardaki rekabet ortamını da çok sevmiştim. 8 – 9 yaşlarına geldiğimde, spor kulübümün modern pentatlon branşı ile ilgili eğitim vermeye başlaması ve beni de bu branş için teşvik etmesiyle, modern pentatlonla, daha doğrusu biatlon ile tanıştım. Önce yaşım gereği, koşu ve yüzme ile başladım. Daha sonra, o sene Adana’da yapılan Türkiye Şampiyonası’nda birinci oldum. Türkiye Şampiyonluğu da geldikten sonra yarışmalara katılmaya devam ettim. İki – üç yarışma sonra, Milli Takıma seçildim ve henüz 9 yaşındayken gittiğim ilk yurtdışı yarışmasında Dünya Şampiyonu oldum. O noktadan sonra, benim için serüven başlamış oldu. Açıkçası çok uzun bir yol oldu, şu anda 13 yılı geride bıraktım. Tabii, yaşım ilerledikçe diğer branşlar da eklenmeye başladı. O zamanlarda henüz, sadece koşu ve yüzme yapıyordum ve başka üç branşın daha olduğundan haberim yoktu. Modern pentatlonun, olimpik bir spor branşı olduğunu ve yaşınız ilerledikçe, kademe kademe diğer branşların eklendiğini zamanla öğrenmiş oldum. Önce atıcılık branşı eklendi. Buna bağlı olarak, antrenman günü sayısı ve antrenman sürelerim de arttı. Branş sayısı arttıkça ve ben başarılı oldukça, Milli Takım sporcusu olarak, daha çok yarışmaya katılmaya başladım. Olimpiyatlara giden yolda ilk adımımı ise Belarus’un başkenti olan Minsk Şehri’nde düzenlenen Modern Pentatlon Avrupa Şampiyonası’nda attım. Bu yarışmada, kendi yaş kategorimde Avrupa Şampiyonu oldum. Böylece hem erkek hem de bayan sporcular arasında, ülkemizin ilk Modern Pentatlon branşı madalyasını almış oldum. Daha sonra 2015 yılında Arjantin’e, Buenos Aires’te düzenlenen Dünya Şampiyonası’na gittim ve dünya rekoru kırarak, şampiyon oldum. Madalyalar geldikçe, dünya çapında söz ve yer sahibi, korkulan bir sporcu oldum. Ayrıca, 2016 Rio Olimpiyatları’na katılabilmek için kota alabilen ilk bayan sporcu, hatta erkek – kadın ilk modern pentatlon sporcusu oldum. Bu sürecin benim için çok zor olduğunu söyleyebilirim. Çünkü, daha önce yapılmadığı için yeni açılan ve bilinmeyen yollardan geçtim, her zorluğu tek başıma göğüslemek zorunda kaldım. Şu anda da 2020 Olimpiyat Oyunları’na hazırlanıyorum. Bize, pentatlon branşı hakkında bilgi verebilir misiniz? Modern Pentatlon beş branştan oluşan bir spor dalıdır. Beş branştan oluşur ama dört yarışma yapılır çünkü, koşu ve atış kombinasyon şeklinde yapılır. Yarışmalara yüzme ile başlıyoruz. Finale kalmayı başaran 36 sporcu, 200 metre serbest stilde bireysel olarak yarışıyor. Yüzmenin ardından eskrim ile devam ediyoruz. Eskrim, flöre epe ve kılıç olmak üzere, üç farklı branşta yapılan bir spor dalıdır. Üç branşta da birbirinden farklı silahlar, hedef bölgeleri ve kurallar söz konusudur. Modern pentatlonda yapılan eskrim müsabakaları, epe branşında yapılır. Finale kalan tüm sporcular olarak, karşılıklı maç yapacak şekilde eşleşip, birer dakika ve tek tuş üzerinden müsabaka yapıyoruz. Epenin ucunu rakibine ilk temas ettiren sporcu müsabakayı kazanıyor. Daha sonra, yüzme ile eskrimin puanları toplanıyor ve ortaya bir handikap puanı çıkıyor. Bu handikap puanı da binicilikte ata biniş sıramızı oluşturuyor. Biz binicilik yarışmalarına kendi atlarımızı götürmüyoruz. Binicilik yarışmalarında, yarışmanın düzenlendiği ülkenin bize tahsis ettiği atlar için kura çekiyoruz. Binicilikte, yeteneğin yanında şans faktörü de etkili oluyor. Her sporcuya atıyla tanışmak ve binmek için 20 dakikalık ve 5 deneme atlayışı veriliyor. Daha sonra, yükseklikleri 1.10 ila 1.30 arasında değişen 12 engel ve 15 atlayıştan oluşan yarışma başlıyor. Bu parkuru hatasız tamamlayan sporcular da en yüksek puanı alıyor. Bu yarışmadan sonra yüzme, eskrim ve binicilik yarışmalarında alınan tüm puanlar toplanıyor. Toplam puan da kombinasyon olarak adlandırılan atış ve koşu (Laser – run) yarışması için handikap oluşturuyor. Her bir puan da bir saniyeye karşılık gelecek şekilde, en yüksek puanı toplayan sporcu önce başlıyor. Kombine yarışmada, 4 adet 800 metrelik koşu ve her 800 metrede bir 10 metre mesafeden lazer sistemli tabanca ile yaptığımız atışımız var. Lamba yakma esaslı olan atışlarda, hedefi beş defa 72 TJK’NIN SESİ MAYIS 2019 2020 YILI TOKYO OLİMPİYATLARI’NA HAZIRLIKLAR TÜM HIZIYLA SÜRÜYOR...

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=