2019_Mayis
10 TJK’NIN SESİ MAYIS 2019 RÖPORTAJLAR: Yüksel Göktürk (Türkiye Jokey Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi), “Gerçeklik gözlüğünü denerken insan duygulanıyor, çocuklar dünyayı bir normal görüyorlar, bir farklı görüyorlar, etraftaki olayları daha fazla hissediyorlar, gözlükteki görüntü oydu, duygulandım. 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’nde, Türkiye Jokey Kulübü olarak bizler de bir nebze katkımızın olması adına rehabilitasyon merkezlerini açtık. Birçok hipodromumuzda da var. Otizmli çocuklar ile gelişmeleri için mücadele etmemiz gerekiyor. Rehabilitasyon merkezlerini arttırmamız lazım. En önemlisi de birbirinden farklı çocuklar oldukları için bireysel eğitim de istiyorlar. Bu çocukların normal çocuklarla iletişimlerini arttırmaları, gelişimlerini arttırmaları adına konu üzerinde çalışmamız gerekiyor. Türkiye’de 700.000’e yakın otizmli çocuk var. Hepimizin yakınlarında varlar. Bunun için bu konuyu önemsememiz lazım, onlarla beraber yaşıyoruz, bunu bir kader olarak kabul etmemek lazım, bunun üzerinde rehabilitasyon merkezlerini ne kadar arttırabilir ve geliştirebilirsek, bir nebze faydamız olur. Türkiye Jokey Kulübü olarak da zaten sosyal sorumluluk projelerimizde At’la Terapi Merkezlerimiz var, buralarda çok etkili oluyoruz, faydalı olduğunu da duyuyorum. Bundan da Türkiye Jokey Kulübü’nün bir üyesi olarak gurur duyuyorum. Herkesin sağlıklı yaşaması lazım, onun için elimizden geleni yapmalıyız. Çocuklarımızı da seviyoruz.” Faruk Tınaz (Türkiye Jokey Kulübü Asli Üyesi), “Bana göre camiamızın en önemli sorumluluk projelerinden bir tanesi budur. Medya grubu olarak da bu sosyal sorumluluk projelerimize çok önem vermekteyiz. Sanatçı arkadaşlarımız bizleri kırmadılar sağ olsunlar geldiler, katıldılar. Ben buradan Türkiye’ye şöyle bir mesaj vermek istiyorum, Türkiye Jokey Kulübü, ülkemizdeki en önemli ve büyük kurumlardan bir tanesidir. Sosyal sorumluluk projeleri kapsamında da bana göre tekdir. Bu sebeplerden dolayı, biz bu gibi projelerimize devam edeceğiz, yolumuza devam edeceğiz, atlarımızı koşturacağız, sosyal sorumluluk projelerimizi de devamlı koşturacağız. Birçok hipodromumuzda faaliyet gösteren At’la Terapi Merkezlerimizi de çoğaltmayı düşünüyoruz. Ülkemiz için faydalı olacak her türlü sosyal sorumluluk projelerinde her zaman yerimizi alacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Türkiye Jokey Kulübü’nü izlemeye herkes devam etsin.” Talip Öztürk (Türkiye Jokey Kulübü Asli Üyesi), “Gerçekten onlar için bir şeyler yapabildiğimizi görmek çok güzel. Dostlarımızı, arkadaşlarımızı davet ettik, sağ olsunlar bu organizasyonumuza geldiler. Kulübümüz çok güzel bir organizasyon düzenledi, çocuklarımızla beraber olmaktan, onları mutlu edebilmekten, bir nebze de olsa yüzlerini güldürebilmekten bizler de çok mutlu oluyoruz. Bunlar için fazla söylenebilecek bir şey yok, yaşamak lazım. Ben genel olarak, kendi ailem içinde de çocukları çok seven bir yapıya sahibim, hepsiyle çok iyi anlaşıyorum ve onları çok seviyorum, insan duygulanıyor, onlara uzaktan bakmak değil de onlarla biraz zaman geçirmek, onlarla bir arada olmak, onları yaşamak lazım, anlamak için…” Tuncel Aydın (Türkiye Jokey Kulübü Genel Müdürü), “Gözlük, 2 dakikalık bir videoydu. Fakat, açık söylemek gerekirse 30 saniye dayanamadım. Allah, başta ailelerine, sonra da o yavrucaklara kolaylıklar versin. Biz burada, hipodromlarımız bir yaşam alanı olsun istiyoruz. Buralar sadece yarışların yapıldığı mekanlar değil, bir sosyal yaşam alanı. Bu sosyal yaşam alanının da en güzel varlıklarından bir tanesi, atlarımız… Dolayısıyla, bu çocuklarımızı atlarla bir araya geldikleri zaman, o ikili ilişkiyi kurdukları zaman, gözlerindeki o ışıltıyı görmek inanın ki çok harika duygular. Aileler şu anda burada, çocukların buradaki edindiği tecrübeler, birbiriyle olan iletişimleri ve etkinlikleri ve bakın ailelerin gözleri parlıyor. Her bir köşede farklı bir etkinlik var, biz de bu konuda üzerimize düşen görevi yapmaya çalışıyoruz, en ufak bir katkımız varsa ne mutlu bize…” Selen Görgüzel Alkan (Oyuncu / Sunucu), “Otizm kesinlikle bir hastalık değildir. Gözlükle onların hislerini deneyimlediğim zaman hepimizin aynı şeyleri hissettiğimizi anladım. Şehrin kaosunda hepimiz içimize çekiliyoruz, hepimiz o kaosu yaşıyoruz ama onlar bizden biraz daha fazla hissediyorlar. O hisle kendilerini kapatabiliyorlar, reaksiyonları değişebiliyor. GÖKHAN TEPE BERK ATAN AÇELYA AKKOYUN SELEN GÖRGÜZEL ALKAN
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=