2019_Haziran
12 TJK’NIN SESİ HAZİRAN 2019 ÇOCUKLUĞUMDAN BERI ATLARI ÇOK SEVDIM… 1927 senesinin Mart Ayı’nda, İstanbul’da dünyaya geldim. Aslen Erzurumlu bir aileyiz. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Sanat Tarihi Bölümü’nü bitirdim. Hayvan sevgisi olan bir insanım, çocukluğumdan beri atları çok sevdim. Gençliğimde, elime geçen at yarışı mecmualarına baka baka, zaten çok sevdiğim atların, yarışları hakkında da yavaş yavaş bilgi sahibi olmaya başladım. Günler geçtikçe atlara olan bu ilgim, alakam artarak devam etti. Gençlik yıllarımda İstanbul’da ulaşım aracı olarak treni bayağı bir kullanırdık. Trene binip inmeye aşina olduğumdan, kendi kendime şu at yarışlarını bir de gidip yerinde yakinen tanıyayım dedim. Veliefendi’nin de hemen yanı başında bir tren istasyonu bulunduğundan, benim için oraya ulaşım da gayet basit olacaktı. O zamanlarda sanırım 17 yaşlarındaydım. Günlerden bir gün, kafama koyduğum şeyi yaptım. Trene atladığım gibi soluğu doğru Veliefendi’de aldım. O günü unutamam, iyi ki de gitmişim, daha sonraki yıllarda at sahipliği, yetiştiricilik, Türkiye Jokey Kulübü Asli Üyeliği, atlarımla yaşayacağım tarifsiz mutlulukların temeli farkında olamasam da o gün atılmış oluyordu. ATLARIN BÜYÜSÜNE KAPILDIM… Hipodroma gittiğim gün atları yakından görebilmiş, onları yarışırken izleyebilmiş ve oradaki o inanılmaz atmosferi tam anlamıyla yaşayabilmiştim. Akşam eve döndükten sonra kendi kendime, ne kadar mutlu ve güzel bir gün geçirdiğimi defalarca düşünerek, bir sonraki gidişimin planlarını da çoktan yapmıştım bile. Evet, ben tam anlamıyla artık atların büyüsüne kapılmıştım. Günler hızla geçti ve ikinci defa yine trenle Veliefendi’nin yolunu çoktan tutmuştum. Tekrar aynı heyecan ve zevkle çok güzel bir gün geçirmiştim. Bu defasında gözüme kestirdiğim iki at üzerine müşterek bahis oynayayım dedim. Bu iki at eküriydiler, isimlerini de sizlere söyleyeyim. Birisi Alnasip, diğeri de Yunt. Bu ikisi üzerine 1 Liralık ikili bahis oynadım. Atlar piste çıkarken bendeki heyecanı tarif edemem. Atlar koşuyor, finişe doğru yaklaşıyorlar, bendeki heyecan had safhada. Yarış bitti… Alnasip birinci, Yunt ikinci… Bu da benim biletimin tuttuğu anlamına geliyordu. 1 Lira’ya, tam tamına 360 Lira para kazanmıştım. Bu büyük bir sürprizdi ve o zamanın para değeriyle hatırı sayılır bir ikramiyenin de sahibi olmuştum. Böylece ikinci Veliefendi maceram da büyük bir mutluluk, heyecan ve zevkle geçmişti, üstüne üstlük bir de muhteşem bir kazanç ile… KENDIMI ATLARIN DÜNYASINDA BULDUM… Bu böylece devam etti, her fırsat bulduğumda Veliefendi’nin yolunu tutar olmuştum ve tarifsiz güzel vakit geçiriyordum. Gide gele, gide gele artık orada insanlarla tanışmaya da başladım. Birbirinden iyi arkadaşlar edindim, dostlar edindim. Bunlardan kimisinin atları vardı, kimisi at meraklısıydı, kimisi müşterek bahislere katılan arkadaşlarımdı, ama herkesin ortak merakı da tabi ki atlardı. Böylece kurmuş olduğum arkadaşlıklarla da iyice atların dünyasının içinde bulmuştum kendimi. Tanımış olduğum at sahipleri sayesinde atçılığın ne kadar keyifli bir uğraş olduğu da artık kafamda yer etmeye başladı. Bir taya sahip olmak, HİLMİ NARMANLI [SOLDA] İSTANBUL’DA MİSAFİRLERİ İLE ESKİ HİPODROMDA YARIŞLARI İZLERKEN...
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=