2019_Eylul

23 TJK’NIN SESİ EYLÜL 2019 KİMDİR? 16 Nisan 1977 yılında, İstanbul’un Beyoğlu İlçesi’nde doğan Ali Ören, çocukluk yıllarından itibaren dedesi Turgut Ören’in kurucusu olduğu Ören Film Stüdyoları’nda çalışmaya başladı. Akademik eğitimini İstanbul Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü’nde tamamlayan sanatçı, 2004 yılından günümüze dek aralarında Altın Portakal ve Altın Koza Ödülü almış filmlerin de bulunduğu birçok sinema filmi, dizi ve çizgi filme efektör olarak katkı sunmuştur. Çalışmaları ekran ve beyaz perde ile sınırlı kalmayan Ali Ören, birçok tiyatro için efekt danışmanlığı yapmış ve kariyeri boyunca, 2019 yılı Üstün Akmen En iyi Efekt Ödülü de dahil olmak üzere birçok ödül ve takdir belgesi almıştır. Ayrıca reklam filmleri, bilgisayar ve konsol oyunları da dahil olmak üzere birçok alanda foley artist olarak çalışmalar yapmıştır. Çalışmaları sadece Türkiye ile sınırlı kalmayan Ali Ören, Kanada’nın Toronto Eyaleti’nde çekilen Vikings dizisi için hazırladığı dijital olmayan özel efektler ile dünyaca ünlü bu diziye de imzasını atmıştır. Dedesinden babası Barış Ören’e, babasından da kendisine miras kalan efektörlük mesleğini, 2004 yılından günümüze kadar sürdüren Ali Ören, çalışmalarını Ören Film Stüdyoları’nda; aynı zamanda kurucusu olduğu Türkiye’nin ilk foley stüdyosunda sürdürmektedir. oğumuzun adını bile ilk defa duyduğu foley, izlediğimiz film, dizi ve reklamlara ses efektleri ile hayat veren bir sanat dalıdır. At ve Sanat dosyamızın bu ayki konuğu da ekranların ve beyaz perdelerin gizli kahramanı Foley Artist Ali Ören oldu. Kendisi ile aynı zamanda kurucusu olduğu ülkemizin ilk foley stüdyosunda keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik... Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? 1977 yılında, İstanbul’un Beyoğlu İlçesi’nde doğdum. Foley artistim. Dedemden babama, babamdan da bana miras kalan bu mesleği aktif olarak sürdürmekteyim. Profesyonel olarak 2004 yılında, Gümüş adlı dizi ile başladığım mesleğimde Yaprak Dökümü, Kurtlar Vadisi gibi herkes tarafından bilinen birçok popüler dizinin dijital olmayan ses efektlerini yaptım. 2011 yılında, İstanbul’un Tarabya İlçesi’nde yer alan Ören Film Stüdyoları’nda Türkiye’nin ilk foley stüdyosunu kurdum. Kendi stüdyomda da Muhteşem Yüzyıl, Kayhan, Recep İvedik, Suç Unsuru gibi Türk sineması ve televizyon dünyasında yer alan dizi ve filmlere, dijital olmayan ses efektleri ile katkı sunmaya devam ettim ve halen efektif foley sanatını icra etmekteyim. En son yer aldığım proje de Ertuğrul dizisi oldu. Foley sanatı hakkında bizi bilgilendirebilir misiniz? Bugün kendisinin soyadı ile anılan foley sanatının kurucusu, Jack Foley adında Amerika’lı bir sanatçıdır. Amerika Birleşik Devletleri’nde sessiz filmlerden, sesli sinemaya geçiş 1930 - 40’lı yıllarda başlamıştır. Bu yıllarda çekilen sesli filmlerde, yürüyüş, kapı açma - kapama gibi efektif diğer birçok sesin eksik olduğunu fark edilmiş ve bu seslerin de filmde yer alması ve filmin daha iyi; etkileyici bir hale getirilmesi için efektörlük mesleği ortaya çıkmıştır. Ülkemizdeki foley artistlik mesleğini incelediğimizde, efektlerin 1960’lardan sonra radyo tiyatroları ile başladığını daha sonra sinema filmleri ile devam ettiğini görüyoruz. Özel televizyon kanalı sayısının artması ile birlikte çekilen birçok televizyon dizisi de foley sanatının hayatımıza entegre olmasını sağlamıştır. 1960’lı yıllar, Türk sinemasında dublaj kullanımının çok daha yaygın olduğu yıllardı. Bir film çekildikten sonra, foley artist ve dublaj sanatçısı aynı anda stüdyoda bulunuyorlardı. Diyelim ki, filmde oynayan iki oyuncu, o sahnede bir yandan yürürken, bir yandan da konuşacaklar. Birlikte yürürlerken, bir oyuncu diğerine, “Bu yoldan gidelim.” diyecek, öteki de ona “Hayır, bu yoldan gidelim” diyecek olsun. Dublaj sanatçıları, bu konuşmaları oyuncular ile senkronize bir şekilde tekrarlarken, foley artist de oyuncuların yürüyüş sırasında çıkardıkları ayak seslerini, o sahnedeki yürüyüş ile eş zamanlı olarak icra ediyordu. Eğer o sahnede üç oyuncu birlikte yürüyorsa üç, beş oyuncu birlikte yürüyorsa beş kişi, hep birlikte hem konuşmaları seslendiriyor hem de efektleri yaparak ilerliyordu. Bilgisayar ve diğer teknolojik gelişmeler ile birlikte, film yapım ekipleri de çeşitli branşlara ayrıldı. Dublaj sanatçıları ve foley artistler de birbirinden ayrıldılar ve stüdyolarda kendi görevlerini yaptıktan sonra bunu film ekibine göndermeye başladılar. Ç

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=