2018_Ocak
33 TJK’NIN SESİ OCAK 2018 E dip Çizmeci, yıllarını atlarla birlikte geçirmiş, yetiştiricilik yapmış, atlarıyla günümüze dek bir çok önemli yarış kazanmış, çeşitli zamanlarda da Türkiye Jokey Kulübü Yönetim Kurulları’nda Genel Sekreter, Muhasip Üye ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini üstlenmiş değerli bir insan. Bize aktardıklarını özetle sizlerle paylaşalım istedik. “Veliefendi’ye ve yarışçılık dünyasına çocukluğumda adım attım. En eski ve yakın arkadaşlarımdan, merhum Semiral Bilbaşar ile Fatih’te otururken, birlikte Yenikapı’dan trene binip Veliefendi’ye gelirdik. Okul yıllarımda da Ankara’ya Gazi Koşusu seyretmeye giderdik. İlk atım Edalı’yı, 50’lilerin başında centilmen yarışlarında at binen Semiral Beyin yakın arkadaşı Subutay Tarım ile ortaklaşa 4 bin liraya aldık. Yarışa kaydettik ve kazandık. Daha sonra yazıhaneye gittiğimde ağabeyim bana ‘Sen at mı aldın?’ diye sorunca durum ortaya çıktı. ‘O atı geri verin dediler ve biz de aldığımız ikramiyenin üzerini tamamlayarak iade ettik. Böylece yarış atı sahipliğimin de ilk deneyimini yaşamış oldum.. Bir başka anım da, lise sınavlarında jürinin karşısına üç kişi girmiştik. Hoca bana ‘Nasılsın, iyi misin?’ diye sorduğunda, ‘efendim teyzem çok rahatsız onunla ilgilenmem gerekli. Benim mülakatımı çabuk bitirebilirseniz, ben de hızlıca gidebilirim’ dedim. Tabi ki gerçek değildi, arkadaşlarla Ankara’ya yarış izlemeye gidecektik. İlerleyen zamanlarda Şadi Eliyeşil’in ilanlarından 65 bin liralık bir atı beğendim. Kendisine gittiğimde ‘Sen daha gençsin, bak burada 15 bin liraya var bir tane, onu al’ dedi. Bunun üzerine Sadun Atığ’a giderek Lütfü isimli tayı aldım ve Gazi Koşusu’nda üçüncü oldu. Jokey Kulübü asli üyeliğine Laçin Ökmen’le birlikte müracaat ederek kabul edildik.. O gün, sevdiğim kulübümün artık üyesi olduğum için inanılmaz mutlu olmuştum, Rahmetli Ekrem Kurt’un da çok beğendiği Memduhlu isimli bir atı aldım. Epeyce yarış kazandım onunla. Sonradan Ekrem Kurt ile Memduhlu’nun kardeşi Levent’i almaya gittik. Ekrem Kurt ‘Bunun bilekleri düz bilek’ diyerek beğenmedi ve vazgeçti. Ben yine de satın aldım ve bu at ile Ekrem Kurt’u defalarca geçtim. Sadun Atığ Koşusu’nu da Levent ile kazanmıştım. Yıllar sonra Mahalle Çocuğu isimli tayımla Gazi Koşusu ikincisi oldum. Birinci olamasak da Gazi ikinciliği hiç de fena değildi. Geçen yıllarda da atları tasfiye etme kararı verdim. Bazılarını sattım, kimini hediye ettim. Torunlarım atları çok sevdikleri için yine bir iki atla devam etmek niyetim var. Dostum Semiral Bilbaşar, eski yıllarda yarış mecmuası çıkarır, ben de ona dizgide, dağıtımda yardımcı olurdum. Atlarımı Semiral Bey’in çiftliğine bırakırdım. Şöyle dönüp baktığımda atçılığı gerçekten çok sevdim ama bir hara sahibi olmamak en büyük hatamdır diyebilirim. Bugün ki düşüncem olsaydı, muhakkak bir tane kurardım. Çok güzel günlerim oldu. Yaşadığım herşeyi sevgiyle ve özlemle bugün de anıyorum.” Edip Çizmeci “Camiamızın Elli Yıllık Çınarları” bölümümüzün bu ayki konuğu Edip Çizmeci. 1970 yılında seçildiği Türkiye Jokey Kulübü’nün 88 numaralı Asli Üyesi ve günümüz itibarıyla en eski Asli Üyemiz. / TJK TV Bu röportajı Youtube kanalımızdan izleyebilirsiniz.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=