2018_Mayis
51 TJK’NIN SESİ MAYIS 2018 İ stanbul’da tramvay yapılması konusunda tespit edilebilen ilk teşebbüs, Meclis - i Maabir üyesi Rüstem Bey tarafından yapılmıştır. Rüstem Bey, günümüz tramvaylarından farklı olarak, tek raylı bir sistem üzerinde hareket eden tramvay projesi için imtiyaz almış, fakat projesini hayata geçirememiştir. Daha sonra, yurtdışından gelen farklı girişimcilerin talepleri olduysa da tramvayı dünyada bilinen ve kullanılan şekliyle inşa etme imtiyazı, 1869 yılında Konstantin Karapano Efendi’ye verilmiştir. 18 Şubat 1870 tarihinde, İstanbul Tramvay Şirketi’ni kuran Karapano Efendi, Osmanlı Hükümeti’nin yollardaki gerekli düzenlemeleri tamamlamasıyla, 1871 yılında Azapkapı - Beşiktaş arasında ilk seferin düzenlenmesini sağlamıştır. İLK SEFER… Hat boyunca Karaköy, Kabataş ve Beşiktaş’ta olmak üzere üç adet durak ve bekleme salonu inşa edilmişti. Tramvay, durakların dışında durmayacaktı. Vagonları çekecek olan atlar ise bu işleme uygun olarak yetiştirilmiş, katana olarak bilinen iri Macar Atları idi. 31 Temmuz 1871 tarihinde, bunaltıcı bir yaz sıcağı olmasına rağmen, Tophane’de düzenlenen açılış töreni çok kalabalıktı. Hastalığı sebebiyle törende hazır bulunamayan Sadrazam Ali Paşa’yı temsilen Şurayı Devlet Reisi Kamil Paşa başta olmak üzere, Hüseyin Avni Paşa, Ethem Paşa ve öteki devlet ileri gelenleri, yabancı ülke elçileri, ticari ve mali çevrelerden birçok zat törene katılmıştı. Böylece İstanbul’un ilk atlı tramvayı hizmete girmiş oldu. Azapkapı veya Beşiktaş’tan Kabataş’a kadar 40 para, hattın tamamı için 80 para alınan atlı tramvayın ikinci mevkiinde yolculuk için yarım ücret alınıyordu. Daha sonra, yeni hatların açılmasıyla, ilk işletme yılında 430 at kullanılarak 4.5 milyon yolcu karşılığında, 53 bin Lira gelir elde edildi. ATLAR VE DINGO’NUN AHIRI… Dış ülkelerden, özellikle Macaristan ve Avusturya’dan getirilen atlar, iriyarı ve katana tipindeydi. Tramvaylara koşulan at sayısı, çalıştırıldıkları hatların düz veya yokuşlu olmasına veya havanın kuru veya yağışlı olmasına göre, 1, 2 ile 4 arasında değişirdi. Tramvayın ilerlemesi atların gücüyle orantılı olduğundan yokuşu çıkarken ve inerken atlar bir hayli zorlanır, bu arada vagonların geriye veya ileriye doğru kayması sonucu, insanlar birbirlerinin üstüne yığılır ve panik çığlıkları atarlardı. Bazen, 4 atın bile yeterli olmaması sebebiyle şehrin inişli çıkışlı yerlerinde, yokuş başlarında yapılan küçük ahırlardan takviye at alma yoluna gidilirdi. Ahırlarda görevli seyis, tramvay yokuş başına geldiğinde yedek bir atı daha vagona koşar, düzlüğe çıkıldığında ise, atı alarak geri dönerdi. Bu uygulama, günümüze kadar ulaşan bir deyimin de temelini oluşturmuştur. Deyimin baş kahramanı ise bu ahırlardan birini işleten Dingo adlı bir Rum vatandaşıdır. “Burası Dingo’nun Ahırı mı? Giren - çıkan belli değil!” sözünün Dingo’nun Ahırı’na gün boyu birçok atın girip çıkmasından türediği düşünülmektedir. VARDACILAR… İlk tramvay hattı, Azapkapı - Beşiktaş arasında kurulurken, bu hat daha sonra Ortaköy’e uzatıldı ve çift katlı vagonlar kullanılmaya başlandı. Ardından, diğer semtler arasında hızla yayılan tramvay, dönemin en önemli ulaşım aracı haline geldi. Bu hatların, yaya trafiğinin çok yoğun olduğu yerlerden geçiyor olması sebebiyle de Vardacılar’a ihtiyaç duyuldu. Tramvay’ın sefer sırasında yol üzerindeki insanlara çarpmasını önlemek için vagonun önünden koşan kişilere “Vardacı” denilirdi. Vardacılar, bir yandan ellerindeki boruyu öttürür, diğer yandan da vagonun önünden koşarak, “Vardaaa...” diye bağırarak kalabalığı dağıtırlardı. Böylece, meydana gelebilecek herhangi bir kazayı da önlemiş olurlardı. ELEKTRIKLI TRAMVAYLAR… Hükümet, 1912 yılında Balkan Harbi’nin çıkmasıyla, savaşta kullanılmak üzere tramvay şirketinin atlarına el koydu. Bu durum, İstanbul’da atlı tramvayların bir daha görülmeyeceği anlamına gelse de elektrikli tramvay projesi halkın imdadına yetişti. Bu proje ile sadece ulaşım problemine değil, daha önce tramvay şirketinde çalışan fakat, atlarına el konulunca işsiz kalan onlarca memur ve işçi için de çözüm bulunmuş oluyordu. Hali hazırda devam eden elektrikli tramvayların yapımı, rayların döşenmesi ve elektrik direklerinin dikilmesi gibi işlerde görevlendirilen atlı tramvay çalışanları daha sonra elektrikli tramvay şirketinde işe başladılar. Tramvay şirketi ile 19 Ocak 1911 tarihinde yapılan anlaşmaya rağmen, Trablusgarp ve Balkan Savaşları’nın çıkması ile İtalyan işçilerin sınır dışı edilmesi gibi nedenlerle geciken, elektrikli tramvay projesi ancak 1914 tarihinde hayata geçirilebildi. NOSTALJIK TRAMVAY… Tramvay, inşa edildiği günlerden 1960’lı yıllara kadar çok büyük rağbet görmüştür. Bu durum, 1924 -1931 yılları arasında tramvay ile seyahat eden yolcu sayısının 60 milyon kişiye ulaşmış olmasından da anlaşılabilir. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte, ulaştırma alanında değişik alternatiflerin ortaya çıkması, özellikle de karayolu taşıtlarının ortaya çıkması sonucu, tramvayların ulaşımı yavaşlattığı görülmüştür. Halkın da diğer ulaşım araçlarını tercih etmesiyle, tramvayları süratlendirmek yerine çözüm olarak tramvayların 1961 yılında Avrupa yakasından, 1966 yılında ise Anadolu yakasından kaldırılması kararı alınmıştır. Daha sonra uzun yıllar hatıralarda kalan tramvay, 1991 yılında Taksim ile Tünel arasında “Nostaljik Tramvay” adıyla yeniden işletilmeye başlanmıştır. Nostaljik Tramvay, günümüzde 1870 metre uzunluğundaki güzergahından hizmet vermeye devam etmektedir. TRAMVAY TERIMLERI Vatman : Tramvay sürücüsü. Ekspektör : Tramvayın hat amiri. Vardacı : Atlı tramvay döneminde elindeki borazanla atların önünde varda (kendini koru) diye bağırarak yayaları kenara çekilmeleri için uyaran kişi. Nefir : Vardacının elindeki borazan. Motris : Üzerinde motor olan çekici tramvay. Römork : Üzerinde motor olmayan, yolcu ve yük taşımaya yarayan kabin. Katener : Havai enerji hattı. Arşe : Tramvaya havai hattan enerji aktaran ekipman. Kampana : Yolcuları kenara çekilmeleri için uyaran tramvay zili. Paten : Tramvayın ray fren elemanı. Avansa geçmek : Tramvayın seferini vaktinden önce tamamlaması. Antre : Tramvayın arıza nedeniyle sefere çıkamaması. Pan yapmak : Arıza yapmak. Tornistan : Tramvayın gideceği noktaya ulaşmadan geri dönmesi.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=