2018_Kasim
aşlangıçta dikkat çekmeyen veya görülse de önemsenmeyen solunum yolu belirtileri, zamanla ilerleyerek astıma ve kronik solunum yolu tıkanmalarına yol açabilir. Yarış atının yaşadığı dış çevre ortamı onun sağlığını doğrudan etkiler. Ahır ve çevre hijyeni bu açıdan önemlidir. Havadaki toz ve diğer uçan partiküller (parçacıklar) soluk alma sırasında akciğerlere ulaşır. Bu parçacıklar, atın bedeni için yabancı maddelerdir ve alerjik reaksiyonlara neden olurlar. Uzun süre bu tür bir toz veya benzeri partikülleri soluyan yarış atlarında kalıcı, ciddi solunum hastalıkları ortaya çıkar, atın atletik performansını olumsuz yönde etkiler ve atın yarış koşması zorlaşır. Kronik olayların sağıtımı ve atın tam olarak sağlıklı duruma gelmesi de kolay değildir. Atın yarış karakterini veya atletik performansını öncelikle solunum sistemi rahatsızlıkları etkiler. Daha sonra kas iskelet sistemi sorunları gelir. Yarış atlarında çalışma veya ahırda dinlenme sırasında görülen öksürük veya hırıltılı solunum hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir. Alerji durumu, özel bir uyarıcı maddeye karşı gösterilen aşırı duyarlılık reaksiyonudur. Bazen bu uyarıcı, yabancı madde ile atın bedeni karşılaşmış ve herhangi bir zarar görmemiş olabilir. Fakat daha sonra, bağışıklık sistemi devreye girerek söz konusu maddeye karşı aşırı tepki gösterebilir. Bedenin aşırı duyarlılık göstermesi, atın kendi kendine zarar vermesi demektir. Çünkü, alerji olaylarında bedenin gösterdiği tepkiye pek çok organ sistemi katılır. Almanya’da yapılan bir çalışmada, atların yaşadığı kapalı ortamlarda, hava kalitesi değerlendirilmiş ve havada uçan toz partikül yoğunluğu ölçülmüştür. Buna göre kapalı ortamda çalışan atların burun düzeyinden örnekler alınmış, sonuçta 0.3 ila 5 mikron büyüklüğündeki partiküller ölçülmüştür. Atların hareket etmesi ile tabandaki partiküllerin havaya karışması şüphesiz ki daha fazla olmaktadır. Tabanı kaplayan malzemede bulunan ve değerlendirmeye alınan büyüklükteki partiküllerin yaklaşık üçte biri atın hareketi ile havaya karışmaktadır. Bunların büyük bir kısmı da ortamda bulunan at ve insanlar tarafından solunum yoluyla alınmaktadır. Aynı araştırma sonucuna göre, su veya başka uygun sıvılar ile altlık malzemesinin nemlendirilmesi, havaya karışan partikül oranını azalttığı için önerilmektedir. Uzun süre solunum yolu ile alerjik maddelere maruz kalan yarış atlarında, yineleyen solunum yolu tıkanması dediğimiz durum ortaya çıkar. Bu hastalık, sürekli öksürük, genişlemiş burun delikleri, hızlanmış soluk alıp verme ve karın bölgesinden soluk alıyormuş gibi belirtiler ile karakterizedir. Atın sürekli huzursuz olduğu görülür. Bu klinik tabloya, insanlarda da benzeri görüldüğü için, kronik tıkayıcı akciğer hastalığı deniliyordu. Yarış atlarında alerjiye neden olan organik maddeler, genellikle yedikleri ottan veya kullanılan yataklık malzemesinden kaynaklanır. Bu maddelere, alerjik reaksiyonu başlattıkları için alerjen denir. Alerjenler arasında en çok rastlanılanlar her ahırda bulunabilecek olan küf ve mantarlar, otlarda bulunan mite (akar) ve endotoksinlerdir. Solunum yolu ile alındıkları zaman, akciğerlerin en küçük hava kanallarına ulaşmaları fazla geç olmaz. Daha çok alt solunum yollarında birikirler. Bunlara karşı atın bedeni yangısal tepki gösterir. Hava kanallarında mukus dediğimiz salgı birikmeye başlar. Ödemden dolayı bölgedeki dokular kalınlaşır. Bronkospazm denilen hava kanallarının darlaşması ve kasılması meydana gelir. Ortamda amonyak gibi hava kirliliğini arttıran başka maddeler de var ise, solunum sistemindeki bu değişiklikler daha da kötüye gider. Akciğerler görevini tam anlamıyla yapamaz. Atın bedenine yeterince oksijen giremez. Duyarlı atların söz konusu alerjenler ile dolu bir ahırda kalması, alerjik reaksiyonun altı, sekiz saat gibi kısa bir sürede ortaya çıkmasına neden olur. Alerjenler ile gün içinde daha kısa temas eden atlarda, klinik belirtiler birkaç günde gözle görülür duruma gelir. Soluk alınan havadaki alerjen maddenin yoğunluğu duyarlı atlarda rahatsızlığın ilerlemesi için önemli bir etkendir. Kuru ot balyasının atın yanında açılması ve otların silkelenmesi, havadaki toz ve alerjen madde miktarını arttırır. Yataklık talaş ve saman kadar, yemeklik ot da önemli bir alerjen madde kaynağıdır. Otlar balya haline getirilirken, %20 - 30 civarında nem taşıyorlar ise, ısınırlar ve küf üremesine neden olurlar. Bu oranın üzerinde nemli balyaların içerdiği küfler atlarda alerjinin yanı sıra zehirlenmeye bile yol açabilir. Yarış atlarındaki aşırı duyarlılık reaksiyonunun nedeni tam olarak açıklanamamaktadır. Bununla birlikte, ilkbahar ve yaz aylarında çeşitli bitki ve ağaçların çiçeklerinden uçuşan polenler de atlarda alerjik reaksiyonlara neden olabilmektedir. Öksürük ve burun akıntısı gösteren yarış atlarında performans düşüklüğü gözlenir. Hafif işlerde bile zorlanırlar. Çünkü, solunum sistemi işlevini yapamamaktadır. Akciğerlere yeterince oksijen dolamadığı için, kan dolaşımında da oksijen düzeyi düşüktür. Dokulara gereksinim duydukları oksijen taşınamaz. Sonuçta at çabuk yorulur. Ahır idaresinin klinik belirtiler üzerine etkisi vardır. Günün büyük kısmını açık havada geçiren atlarda belirtilerin azaldığı görülür. Yeni bir ot balyası açıldığı zaman veya farklı bir üreticiden ot veya talaş alındığı zaman, klinik belirtiler daha da artabilir. Solunum yollarında biriken mukustan örnek alınıp incelenirse, mikroskopta yangısal tepkilerde ortaya çıkan ve oranı artan nötrofil dediğimiz akyuvarlar bolca görülür. İlerlemiş olaylarda tüm hücre popülasyonunun %50’sini bu akyuvar çeşidi kapsar. Normal atlarda lenfosit ve makrofaj denilen hücreler çoğunluktadır, nötrofil oranı %10’u geçmez. Ahır ve çevre temizliği, atları bu tip sorunlardan korumak için şarttır. Ortamdaki alerjen oranının azaltılması, benzer rahatsızlıkları da engeller. Yemeklik otu ıslatıp vermek yararlı olabilir. Ot temiz bir fileye doldurulur ve her tarafı ıslanıncaya kadar suya batırılır. Atın çabuk tüketebileceği kadar ot ıslatılıp verilebilir. Yataklık değiştirilirken at, ahırda olmamalıdır. Yataklığın tozu yere çökünce veya üzerine su serpilip, ondan sonra at ahırına çekilmelidir. Sağıtımda bronş açıcı ilaçlar ve kortikosteroidler kullanılarak atın daha rahat soluk alıp vermesi sağlanabilir. Bir işi incelemekte aşırı hassasiyet göstermek ayrılığa, Eleştiri, düşmanlığa, Sırrı ifşa etmek, alçalmaya neden olur… Cömertlik zekanın, cimrilik ise gafletin belirtisidir… Cafer - i Sadık 61 TJK’NIN SESİ KASIM 2018 B
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=