2018_Kasim
55 TJK’NIN SESİ KASIM 2018 YETIŞTIRICI DEMORALIZE OLUYOR… Bizim Türkiye’deki en büyük handikapımız ürettiğimiz atları satamamamız. Bugün dişi tayı doğan yetiştirici hemen demoralize oluyor. Çünkü, dişi tay Türkiye’de para kazanmaz ve başarılı olamaz gibi bir inanış var. Ama aksine, Avrupa’da da iyi bir kandan dişi tay doğduğu zaman yetiştirici memnun olur. Çünkü, iyi bir anne iyi taylar verme potansiyeli taşır. İngiltere, İrlanda, Amerika gibi ülkelerde, yılın değişik zamanlarında çok iyi atlar alınıp satılıyor. Bizde bunlar olmadığı için, haliyle ekonomik değeri olmayan bir atın alıcısı da olmuyor veya gerçek değerini göremiyor. Bu böyle olunca da yetiştirici demoralize oluyor ve işini büyütemiyor. Bu nedenle de atçılığımız yeteri kadar gelişim gösteremiyor. Eğer bunlar aşılabilirse, ben Türkiye’nin çok daha başarılı olacağını düşünüyorum. ÇOK IYI YERLI AYGIRLARIMIZ VAR… Ben Türkiye’de çok iyi yerli aygırların olduğunu düşünüyorum. Ama ortalıkta dolaşan çok fazla kirli bilgi var. Aşım sezonu geldiğinde, özellikle sosyal medya üzerinden bu işi anlayan anlamayan herkes bir şey söylüyor. Bunun sonucunda da özellikle küçük yetiştiricinin kafası karışıyor. Biz Torok’la bu yola ilk çıktığımızda, burada bir tanıtım organizasyonu düzenledim ve çoğu arkadaşım bana jest olsun diye Torok’a kısrak gönderdi. Daha sonraki yıllarda da aynı şekilde oldu. İlk yıl 14 tane kısrağa aşım yapıldı ve ilk jenerasyon taylarından Derby galibi Piano Sonata’yı verdi. İkinci jenerasyonunda da yanlış hatırlamıyorsam 18 tane tayı geldi ve Çaldıran galibi Rhythm Divine’ı çıkardı. Torok’un tayları koşana kadar, talepler her geçen sene daha da azaldı. 2016 yılında Torbalı’ya başvuruda bulunduk ve bize bir tane bile aşım talebi gelmedi. Herkes soruyor neden tayı yok diye, çünkü talep olmadı. Herhangi bir kısrağa sırf aygırım aşım yapsın diye de çekmek istemedim. 2016’yı Torok dinlenerek geçirdi. Ben hep söylüyorum, Torok kısraklara çok şey katıyor. Bazı aygır var, iyi kısrak geldiğinde hakikaten çok iyi taylar çıkartıyor. Ama bazı aygırlar da var ki, standart bir kısrak dahi geldiğinde çok iyi taylar çıkartabiliyor. Torok bunlardan biri, çünkü gen aktarımı çok başarılı. Bir de Türkiye’de koşmuş aygırların yavruları genetik olarak bizim sahalarımıza uyumlu olacaktır. Kaneko, Luxor gibi ülkemizde koşmuş, kendini ispat etmiş, başarılı aygırlarımızdandır. Tabii ki yurtdışından gelen aygırlardan da çok büyük başarılar elde ettiklerimiz var. Demek istediğim, yerli aygırlarımızı da yabana atmayalım ve şans verelim istiyorum. SON OLARAK… Bu sektör gerçekten basit bir hobi değil, büyütülmesi gereken bir yer. Bir hayal ile başlayan ve başarıya dönüşmesini isteyen insanlar geliyor. Türkiye Jokey Kulübünden yeni atçı ve yetiştiricilerin gelebilmesi için düzenlemeler yapmasını istiyoruz. Şimdi aşım sezonu başlıyor ve bazı aygırlarımız kuraya kalıyor. Bunun sonucunda da aygır ile uyum sağlayabilecek bazı kısraklar kurada eleniyor. Bu sefer ne oluyor? Çok iyi bir tay yakalama şansı olan yetiştiricilerimiz, bu haktan mahrum kalıyor. Burada bizim bir kontenjanımız var, fakat şöyle bir kural var; “Ya at sahibi, ya da at sahibinin birinci dereceden akrabaları bu kontenjandan yararlanabilir” diyor. Burada, at sahibine %20 - 25’lik bir kontenjan tanınabilir. Böylelikle atçılığımız adına daha da büyük başarılar yakalanacağı düşüncesindeyim. Ben bu sektörü çok seviyorum ve kendi işimden aldığım stresi atçılık sayesinde atıyorum. Yeni arkadaşların bu sektöre girmesini ve camiamızın daha da büyümesini bekliyoruz. 2019 aşım sezonunun bütün yetiştiricilere hayırlı olmasını diliyorum.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=