2018_Kasim

12 TJK’NIN SESİ KASIM 2018 İTHALAT KISITLAMASI… Tansu Çiller zamanında Avrupa Birliği’ne giremedik ama Gümrük Birliği’ne girdik. Fakat Gümrük Birliği’ne tarımda girmedik, çünkü bizim köylü nüfusumuzun fazla olmasından dolayı hep korumacı bir tutum var ve İthalat kısıtlaması yapılıyor ve aynı mantıkla yarışlarımız da yurtdışına açılmıyor. Sadece Beynelmilel Yarışlarımız uluslararasına açık ve Dünya Katalog Standartları diye mavi bir kitap var. Bu kitabın birinci kısmında, bugün atçılıkta başarılı olan ülkeler ve yarışları açık olan ülkeler var. Maalesef biz Grup 2’de kaldığımızdan dolayı yarışlarımız da pek bir itibar görmüyor. Japonya bile birkaç sene önce yarışlarını dünyaya açtı ve geçen süreçte inanılmaz gelişim gösterdi. Bizim, Gazi Koşumuz’u kazanan atımız bile parantez içinde Listed, yani Kısa Vade atı muamelesi görüyor. Dünyaya açılmamız bana göre çok iyi olacaktır. Fakat Arap atlarında durum farklı, onu zaten açmamamız lazım. Çünkü yurtdışındaki Arap atları biraz tartışmalı, onları da suçlamak istemiyorum ama bir bakıyorsunuz İngiliz atına benzeyen Arap atları geliyor. Dolayısıyla, Arap yarışlarında bizim ikramiyelerimiz çok yüksek ve eğer açılırsa onlar gelecektir ve yerli üretimlerimiz maalesef başarısız kalabilir. Ama tekrar söylüyorum, eğer İngiliz atlarında gelişmek istiyorsak dünyaya açılmamız gerekiyor. Buna şöyle bir örnek vereyim; benim delikanlılık yıllarımda bir tane çamaşır makinemiz vardı ve önüne set çekerdik, çünkü sıkmaya geçtiğinde yürürdü. Bazen o kadar çok yürürdü ki, hortumlarını musluktan kopartır ve alt katın su basmasına neden olurdu. Tabii alternatif yok, çünkü bunu üreten şirket gümrük duvarları arkasına sığınarak, belki de dünya standartlarının üstünde bir fiyata ürününü satıyordu. Ama rahmetli Turgut Özal’ın gelmesi ve liberal ekonomiye geçişimiz ile birlikte rakipleri çıktı ve kendini düzeltti. Bugün yurtdışında bile fabrikası var ve çok kaliteli ürünler satıyor. Demek ki rekabet gerekiyor! İKRAMIYELERIMIZ ÇOK IYI… Atlarımız Dubai dışında başka ülkelere neden gitmiyor diye soruluyor. Aslında cevabı çok basit, çünkü ikramiyelerimiz çok iyi… Mesela bugün İtalya veya Almanya’da bizim atlarımız çok başarılı olabilirler. Fakat oraya atları taşımak, hem bir maliyet hem de yolda transfer kaynaklı olarak riski var. Burada aynı standartlar varken neden götürsünler ki? Cepteki elma, ağaçtakinden daha iyidir diyerek gitmiyorlar. KAMİL ARDA BEHÇET HOMURLU SADETTİN ATIĞ NUSRET BALKAROĞLU

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=