2018_Kasim
10 TJK’NIN SESİ KASIM 2018 stanbul’da 1955 yılında doğdum. İlkokulu Galatasaray’da, Ortaokul ve Lise’yi Işık Lisesi’nde okudum. Daha sonra, İngiltere Leeds Üniversitesi Zirai Zooloji Bölümü’nü bitirdim. Türkiye’ye dönüşümle babam Sadun Atığ’ın vefatı aynı zamana geldi ve ilk önce uzmanlık alanım olan sığırcılık, besicilik ve sütçülük ile iştigal ettim. Bu arada tabii atçılığımız devam ediyordu. Daha sonra rahmetli Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ın zamanında ithalatın açılmasıyla birlikte, sığırcılık ve sütçülük yapmak pek de karlı olmadığı için o kısmı kapatarak atçılık ve yetiştiricilikle devam ettim. At ithalatı ve ihracatıyla da iştigal ediyorum. 2001 senesinde Dubai’ye yaptığım 1.5 milyon Dolarlık tay ihracatında, Yeni Ürün İhracat ödülünü de aldım. ASLI ÜYELIĞIM VE YÖNETIME GIRIŞIM… Babamın da Başkanlık yaptığı Türkiye Jokey Kulübüne 1984 yılında Asli Üye seçildim. Yanlış hatırlamıyorsam seçildiğim yılda seçime gelen Üye sayısı 44 idi. Bu arada iş hayatıma da devam ediyordum. 1993 yılında Türkiye Jokey Kulübünün Yönetim Kurulu seçimlerine rahmetli Hazım Gözlükçü’nün listesinden aday olarak girdim. En fazla oyu alarak Yönetim Kurulu’na dahil oldum. Hazım Bey beni Genel Sekreter olarak görevlendirmek istese de çok tecrübem olmadığından, dış ilişkiler ve haralardan sorumlu olarak bu görevi yürüttüm. O zaman seçim sistemi de farklıydı. Şimdiki gibi Başkan ve listeleri olmuyordu. Herhangi bir gruba dahil olmadan ki bana göre daha demokratik bir sistem, tahtaya herkes giderek adını yazıyordu ve listede olanlar oylanıyordu, en fazla oy alan dokuz kişi Yönetim Kurulu’na girmeye hak kazanıyordu ve kendi aralarında Başkan, Genel Sekreter ve Muhasip Üye seçiyorlardı. Tekrar ikinci sene seçime girdik. Bu defa enteresan bir seçim oldu. Seçimde iki Başkan adayı vardı; rahmetli Tali Çalbatur Paşa ve rahmetli Ali Doğan Ünlü… Ben Ali Doğan Ünlü Bey’in Başkanlığı’nda yine Yönetim Kurulu’nda yer aldım. Daha sonra 1995 yılının sonunda Tarım Bakanlığı’na Teknik Müşavir olarak atandım ve 2003 yılına kadar görevim sürdü. 2003 yılında Jokey Kulüp seçimlerine aday olup Ömer Faruk Girgin ile kazandığımızda Genel Sekreterlik vazifesine başlayınca istifa ettim. Çünkü hem denetleyici hem Yönetici olmazdı. BAŞKAN ADAYLIĞIM… 2000 yılında Kulübe Başkan adayı oldum ve üç aday olarak seçimlere çıktık. Rahmetli Kenan Binak, Ömer Faruk Girgin ve benim listem arasında Ömer Bey’in listesi daha yüksek oy alarak seçildi. Biz de Kenan Hoca ile 26 - 26 eşit oy aldık. Ama o zamanlar şimdiki gibi değildi. Şimdi bir grup kazanıyor, iki grup birleşiyor, öyle şeyler olmuyordu. Önce Kenan Hoca istifa etti, sonra da ben istifa edip çekildim. 2013 yılında Serdal Adalı Başkan’ın listesinden tekrar Yönetime girdim. Ondan sonra tekrar Yasin Kadri Ekinci Başkan ile 3 sene çalıştım. Son olarak da 2018’de yani bu sene yine Serdal Başkan’ın listesinde seçildik ve Genel Sekreter olarak görevime devam ediyorum. BULGARISTAN JOKEY KULÜBÜ… 1997 yılında Bulgaristan’da Bulgaristan Jokey Kulübünü kurduk, ben de Kurucu Üyesi oldum. O yıllarda orada koşular maalesef köy yarışı gibiydi. Zamanında yarışlar yapılıyormuş ama Sovyet idaresi yıkılınca, yarışlar da darbe almış. Haskovo’da balçık içinde ve Sofya’da birkaç hipodrom daha vardı, biraz taşra hipodromları gibiydi, yarışçılıklarını sürdürmeye çalışıyorlardı. Kendi atları fazla olmadığından, bir de hipodromlarda yarış yapmak daha maliyetli olduğundan biz onu yapmadık. Kurduğumuz Jokey Kulübüne ilk önce bir gelir sağlayalım, daha sonra yarışlara destek sağlayalım istedik. 25 tane terminal getirerek, Bulgaristan’ın değişik bölgelerine dağıttık. İlk başta Fransız yarışlarına oyun oynattık, daha sonra Polonya ve İsveç yarışlarına başladık. Pek fazla başarı elde edilemedi, özellikle Euro Football (bizdeki İddaa) orada başlayınca, çünkü onlar çok agresif bir giriş yapıp 300 bayii açtılar ve bizim işlerimizi çok etkiledi. 2004 senesinde de kapatmak zorunda kaldık. AZERBAYCAN… 2005 yılında Kulübün Genel Sekreterliği’nden ayrıldıktan sonra Azerbaycan’dan bir iş teklifi geldi. Orada Jokey Kulüp ve hipodrom kurup, tüzüğünü de yazmak bana nasip oldu. O sayede 50 yaşından sonra Rusça öğrendim. Lisansları almamız biraz uzun sürdüğü için hipodromu 2008 yılında açabildik. Lisansımız sadece hipodromda bahis oynatmak üzerine idi, fena da gitmedi. Fakat iki sene sonra Azerbaycan hükümeti millileştirdi. Sonrasında da daha çok konkur ve binek atlarına ağırlık verdiler. Bahar ve yaz aylarında Bakanlığın ayırdığı 400 bin Dolar ile yarışçılık yapıyorlar. Maalesef onların yarışçılığı da istenilen seviyeye gelemedi. KENTUCKY… Moskova’da bazı varlıklı at sahiplerine müşavirlik yaptım. Hatta bazıları Lexington Kentucky’de hara kurdular. Mesela Azerbaycanlı Mehmet Hüseynov’un harasını kurduk. Orada da 5 - 6 sene kadar atçılık yaptık, fakat maalesef dışardan gelenlerin ancak çok varlıklı olursa baş edebileceği bir yer. ATÇILIKTA BAŞARILARIMIZ… 1975 öncesi yıllar şimdiki gibi değildi, pansiyon haralar daha sonra açıldı. Tahmin ediyorum 10’u geçmeyecek özel İngiliz atı harası vardı. Arap atlarını yine TİGEM yapıyordu. Bu büyük haralar iyi atları kendilerine seçiyorlar, kadro fazlalarını satıyorlar diye, atçılığın gelişmesi için pansiyon haralar açıldı. O zamanlar babam atlarımıza hep Türk isimler koyardı. Bütün etraftaki köylerin ismini atlara koydu ve en büyük yetiştiricilerden birisi olduğu için artık isim koyacak köy kalmadı. Ondan sonra akrabaların, tanıdıkların isimlerini koymaya zatına başladı. İ SADETTİN / SADUN / SADRETTİN ATIĞ
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=