2018_Agustos
1950 İstanbul Osmaniye doğumluyum. İlkokul çağlarımda hipodromun içinde ahırlar yoktu, Osmaniye’de evlerin altındaydı. İşte ben o yıllardan itibaren atlara binmeye başladım. Hatta okula gitmez, atlarla vakit geçirmeye çalışırdım. Benim ilk sahalara gelişim jokeylikle oldu, hatta Süleyman Akdı ile beraber başladık. O, Karamehmet, ben Ahmet Kesebir Ekürisi’nde yetişmeye başladım. Orada Fikret Kesebir bana çok yardımcı oldu. O yıllarda eküriden başkasının atına binilmiyordu. Ancak müsaade ederlerse olabiliyordu. İlk yarışımı Birgül diye bir at ile yaptım ve beşinci kaldım. Sonra Übeyan diye bir safkanla hayatımın ilk yarışını kazandım, iki sene içinde de 45 yarışımı tamamlayıp jokey oldum. Şükrü Yurteri, kazandığım ata beni deklare etmeyince sinirlenip hipodromu terk ettim ve tam 18 sene hiç gelmedim. Daha sonra, eski jokeylere antrenörlük lisansı verileceğini duydum ve imtihanlara girip kazandım. O zamanlar Ekrem Dizdar ile beraber çalışmaya başladım. Sonra Yücel Birol Ekürisi’ne geçtim. Sağ olsun at anatomisi üzerine Yücel Ağabey’den çok şey öğrendim. Arif Kızılkaya, Ahmet Kavran, Arek Kuyumciyan, Selman Erdemirci Ekürileri’nde de çalıştım. 350’den fazla birincilik aldım. Gazi, Dişi ve Erkek Tay Denemeler, Kısrak, Çaldıran, İzmir’deki hemen hemen bütün önemli koşular, İstanbul Vali Koşusu gibi üst düzey yarışları kazandım. WELL DONE... Bunlardan tabii en kıymetlisi Well Done oldu. Başımızda Yücel Birol vardı ve Well Done onun kontrolünde geç saatte çalışıyordu. Well Done, Kısrak Koşusu’nu kazanınca hedefimiz Gazi oldu. Tayımıza, Kısrak Koşusu’nu da onunla kazanan Ahmet Atçı’nın binmesine karar verildi. Hatta yarış içinde bazı hadiseler oldu ama bizle ilgisi olmayan gelişmelerdi. Nitekim 20 gün sonra aynı rakiplerle bir kez daha karşılaştık ve tekrar kazanınca da başarımızın hayal olmadığı kanıtlandı. Ankara Koşusu’nda da 1 salise farkla, yani burunla Shing Star’a geçildik. Gerçekten Well Done çok karakterli bir kısraktı. UNUTAMADIĞIM... Bir gün Belde diye bir ata 69 kiloyla bindim. Yani atımızın aldığı kilo 69 idi. Sedat Ağabey dışıma geldi, önümü kesince bağırdım ettim ama anlatamadım ve tökezleyip düştüm. Arkadan da 18 tane at geliyor. Hepsi üstümüzden, yanımızdan geçti gitti, son gelen at Mehmet Emin Özdekli ile benim ata takıldı ve o da yıkıldı. Bana, “Sen ne yapıyorsun” deyince, bende “Kör müsün koca atı görmüyorsun” demişim ve bayılmışım. Sonra da bizi ambulans gelip hastaneye götürmüş. Tabii kendime gelince hemen Emin Ağabey’den özür diledim, bunu hiç unutamam. JOKEYLER... Jokeylik disiplin ister. Bizim zamanımızdaki jokeylere bakacak olursanız, Ekrem Kurt, Kazım Yıldız, Yaşar Atçı gibi çok değerli binicilerimiz vardı. Şimdi de Halis Karataş gibi gerçekten çok başarılı jokeylerimiz var. Ama her sene 50 tane mezun veriliyorsa, bunların ancak bir veya iki tanesi sivrilebiliyor. Bunun en bariz nedeni, kendilerine yeterince dikkat etmemeleri. Bu işte disiplin çok önemli, sabah erken sahaya geleceksin. Eğer büyüklerin bir atı çalıştırman için ricacı oluyorsa, onları kırmayıp idmanını vereceksin. Şimdikilere bakıyorum, gel şu atı çalıştır diyorum, ağabey atım var diyerek, gidip çay içiyor. Bu sıkıntı aslında şuradan çıkıyor, biz çalıştırıcılara maaş ödemesi yapıyoruz fakat bazen hastalanıyorlar veya işleri çıkabiliyor ve gelemiyorlar. Bu tür durumlarda başka çocuklara rica ediyoruz. Bizim işte sevgi, saygı çok önemlidir. Bir de kesinlikle parayı buldum deyip, sabah gelmemezlik yapmamalılar. Yoksa kendileri kaybederler ve iş disiplininden uzaklaşırlar. ANTRENÖRLER... Şimdiki antrenörler genelde okuldan mezun olup geliyorlar. Biz çekirdekten yetişmeyiz. Gördüğüm en büyük hataları, kulaktan dolma laflarla işlerini yürütüp çok fazla ilaç kullanmaları. Zaten büyük ahırların bir çoğunda da bizim eski antrenörler var. Yeni antrenör kardeşlerimin kendilerini daha çok yetiştirip, ustalarına daha çok kulak vermesi gerekiyor. Ben ilaçlara son derece karşı bir insanım. Önemli olan atlarımızın yedikleri ve içtiklerine dikkat etmemiz. Mutlaka her sabah ilgilendiğiniz atı, ahırından çıkmadan gidip kontrollerini yapmanız gerekiyor. Yemini yedi mi, bir sorunu var mı? diye, kendi gözünüzle görmeniz gerekiyor. Siz sorunu olan veya yemini yememiş bir ata idman verirseniz, işleri içinden çıkılmaz bir hale getirebilirsiniz. En başta ahırcı olmak gerekli. Bunlara dikkat ederlerse başarı kendiliğinden gelecektir. HIÇ BAHIS OYNAMADIM... Ben hayatım boyunca hiç bahis oynamadım. Bunu bütün saha da bilir. Hatta Ganyan Bayim bile oldu, yine de hiç elimi sürmedim. Çünkü bu işi yapıyorsanız, bu tür bahis gibi konulara kafanızı yormayacaksınız. Önceliğiniz her zaman atlarınız olmalı. SON OLARAK... Benim hem meslektaşlarıma, hem de genç kardeşlerime en büyük tavsiyem, sigortalarını mutlaka yaptırsınlar. Biz gençliğimizin verdiği hatalarla pek önemsemedik ama şimdi yaptığımızın ne kadar yanlış olduğunu görüyoruz. Ve mutlaka disiplini elden bırakmasınlar. Disiplinli olan bir kişi muhakkak başarıyı da yakalayacaktır. 57 TJK’NIN SESİ AĞUSTOS 2018
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=