2016_Ocak

51 TJK’NIN SESİ OCAK 2016 Demir yeryüzünde keşfedildiğinde, insanlar onun büyücüler ve kötü ruhlardan korunmak için tanrılar tarafından gönderildiğine inanırlarmış. Yine bu hikayeye göre, Canterbury Kilisesi Başpiskoposu St. Dunstan, din adamı olmadan önce nalbantlık yaparmış. Bir gün şeytan kılık değiştirip dükkanına gelmiş ve toynaklarına nal takılmasını istemiş. St. Dunstan, kötü ruhu hemen tanımış ve duvara zincirleyerek şunları söylemiş, “Bundan böyle kapısının üzerinde nal olan hiçbir yere girmeyeceksin, ancak seni bu şartla bırakırım.” Bu hikaye dilden dile dolaşarak, at nalının şansın sembolü haline gelmesini sağlamış. Binef At Çiftliği’nde, yukarıda anlattığımız hikayeden de anlaşılacağı üzere, insanlara şans getirmesi ümidiyle, el işçiliği ile süslenmiş at nalları yapılıyor. Tabi tek yapılan bu değil, gelin buranın sahibi olan Murat Seyok’un ağzından Binef At Çiftliği’ni tüm ayrıntılarıyla dinleyelim. “At çiftliğimiz 20 dönüm arazi üzerine kurulu. İşyerimizde çeşit çeşit nallar yapıyoruz. Ayrıca binicilik tesisisiyiz. 3 adet binek atımızın yanısıra 5 tane de ponymiz var. Restaurant servisi de veriyoruz ve gelen müşterilerimizi binicilik hizmetimizden de yararlandırıyoruz. Burayı inşa edeli on yıl oldu. Daha önceleri sadece cumartesi ve pazar günleri açıyorduk. Son 5 yıldır haftanın her günü hizmet verir hale geldik. Geçen sene emekli oldum ve özellikle son 1 yıldır tüm vaktimi burada geçiyorum. İşlediğimiz nalların tamamı atların ayaklarından çıkma. Sıfır nal kullanmıyoruz. Tedarikçi nalbantlarımız var, onlardan temin ediyoruz. Bu heves bende, ahırların üstünde gördüğüm dekoratif nallardan dolayı başladı. Sonraları ciddi ciddi kendime meslek edindim. Dekoratif nalları, Türkiye dışında Almaya ve İspanya’ya da yolluyorum. Hatta şimdi yeni bir projem var, biz burada nalları ve malzemelerini hazırlayıp bir kutuda toplayacağım ve sanki maket yapar gibi, alıcının kendisi birleştirecek. Bunun karşı taraf için ilginç bir uğraş olacağını düşünüyorum.” Murat Seyok, şampiyon safkan Pan River’ın sahibi Nevzat Seyok’un da kuzeniymiş. Aynı zamanda Çerkez olan Murat Seyok, restaurantında harika Çerkez yemekleri sunuyor. Ekibimize de ikramda bulundu ve bizi lezzet olarak çok farklı yerlere taşıdı. Biraz da işletmenin yemek tarafını dinlemek istiyoruz, girişimcimiz de anlatıyor, “Burada 12 kişi kadrolu olarak çalışıyor. Haftasonları bu sayı 25’e çıkıyor. Çerkez yemeklerinden tutun da ızgara çeşitlerine ve nefis köy kahvaltılarına kadar çok geniş bir yelpazede hizmet veriyoruz. Buraya gelen müşterilerimiz de diledikleri taktirde atlarımıza binebiliyor veya çocuklarını ponylerimize bindirebiliyorlar. Özellikle yaz aylarında, haftasonu 400 - 500 kişi arası müşteri ağırlıyoruz. Sadece yöre halkı değil, İstanbul ve çevre illerden de tesisimize yoğun ilgi var. Hatta gecelemek isteyen müşterilerimize de, yakınlarda bildiğimiz temiz yerlere, konaklama için yönlendiriyoruz. Bu bölge, yoğun şehir yaşantısından bunalan insanlar için bir terapi özelliği taşıyor.” Binef At Çiftliği, Bolu Düzce Akınlar Köyü’nde güzel zaman geçirip şehrin kalabalığından kurtulmak isteyenler için harika bir tercih. İletişim bilgilerine www.binefatciftligi.com adresinden de ulaşabilirsiniz. Tabi gitmişken birbirinden güzel nalları da hatıra olarak almadan duramayacağınızı şimdiden söylememizde fayda var. Bizleri bu soğuk kış aylarında, sıcak bir şekilde karşılayıp ağırlayan, Binef At Çiftliği sahibi Murat Seyok’a TJK’nın Sesi Dergisi olarak teşekkür ediyoruz.

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=