2016_Ocak

29 TJK’NIN SESİ OCAK 2016 Bu anlamda padokların etrafına yöreye uygun 3500’den fazla ağaç dikip, jüt ve damlama sulama sistemi ile donattık. Bu iş detaylı ve uğraştıran bir iş, sayılar arttıkça meşakkati de bu paralelde artıyor. Biz Topaz Stud olarak kendimizi 7 - 8 kaliteli ve nitelikli kısrakla sınırladık. Bu sayıyı da kısrak başı 20 - 25 dönüm olarak belirledik ki mevcut padok kapasitemiz 150 dönüm. Devraldığımız ve geliştirdiğimiz Topaz Stud, geçtiğimiz 16 yılda Inspector, Hakkar, Kalimdor, Tapit Girl, Nash Bishop, Taliphan gibi birçok şampiyon yarış atı çıkarmış olsa da yurtdışındaki 50 - 100 yıllık yetiştirme çiftliklerine göre henüz daha bu işte kendimizi başlangıç aşamasında görüyoruz. Dolayısıyla devraldığımız bayrağı daha da ileriye götürmeye çalışıyoruz, sorumluluğumuz büyük.” Sorumuzu biraz daha daraltarak soralım. Sizce kısrak yetiştiriciliğinde nasıl bir çizgi izlenmeli? Tay ve kısrak uyumu, hamilelik süreci, doğumu ve sahaya gidiş evreleri nasıl geçilmeli? “Aşımlardan başlarsak analizleri yapılmış aygır kısrak uyumunun sağlanması. Sonrasında, anne karnından itibaren detaylı şekilde gebelik takip edilmeli. Kısrak mümkün olduğunca sakin ve uygun hijyenik ortamlarda doğuma hazırlanmalı. Anne ek besinlerle beslenmeli. En önemli konu da, doğum ehli ellerde, veteriner kontrolünde, hijyenik ortamlarda gerçekleştirilmeli. Biliyorsunuz, ülkemizde doğumu da kapsayan 3 ay içinde tay kayıpları, yurtdışı ortalamalarının çok üzerinde seyrediyor. Tayların doğduktan sonra yine veteriner kontrolünde rutin sağlık taramaları yapılmalı. Konfirmasyonları paralelinde nallarının ve ayak bakımlarının yapılması önemli noktalardan birini oluşturuyor. Ayrıca yavruların sütten sonra kuru yeme geçişteki rasyonlarının oluşturulması, yani beslenme programlarının düzenlenmesi gerekiyor. Bir yaşından itibaren periyodik olarak röntgen ve sağlık kontrollerinin yapılarak tayların sahaya intikali sağlanmalı. Doğru yem rasyonu, nalbant, veteriner ve uygun antrenman programı ile sahaya intikalini sağlayana kadar tüm taylara özenle dikkat edilmesi gerekiyor. Bizler de elimizden geldiğince bu ortamı atlarımıza sağlamaya çalışıyoruz. Esas gayemiz şans faktörünü en aza indirebilmek.” Türkiye’deki aygırları yeterli buluyor musunuz? Yurtdışından ithal edilen aygırlar sizce talebi karşılamaya yetiyor mu? “Son dönemde TJK’nın yanı sıra özel girişimlerle de iyi aygırlar ülkemize kazandırıldı ve kazandırılmaya devam ediyor. Burada dikkat edilmesi gereken konu, aygırların uzun yıllar Türk atçılığına hizmet edebilecek üretken hat ve nesillerden seçilmiş olması. Yurtdışında bildiğiniz üzere yetiştiricilerin ve at sahiplerinin, ellerinin altındaki aygır sayısı ülkemizdekilere kıyasla çok daha fazla. Aygır stoğumuz ise henüz yeterli durumda değil. İnanıyorum ki yurtdışından gelen kaliteli kanların ve aygır stoğunun da artması ile her geçen gün daha da güzel yerlere geleceğiz. Son yıllarda gerek Türkiye Jokey Kulübü, gerekse özel müteşebbislerin girişimleri ile kaliteli aygırlar Türkiye’ye geldi. Bu büyüklükteki bir sektör için bu sayı daha da artmalı. Önümüzdeki dönemde kulübümüzün ve özel teşebbüslerin geniş aygır stoğu oluşturma konusunda daha başarılı olacaklarına inanıyorum.” Tuğban İzzet Aksoy’a , atçılığımız ve yetiştiriciliğimiz hakkındaki görüşlerini bizlerle paylaştığı için teşekkür ediyor, çıktığı bu yolda emeklerinin karşılık bulmasını temenni ediyoruz.

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=