2016_Eylul
9 TJK’NIN SESİ EYLÜL 2016 içinde başka aksiyonları da içeriyor. Şimdi bir terslik olmazsa strateji planımızın hedefide belirlendi. Hedefimiz, on yıl sonra Türkiye’yi, dünyadaki Grup 1 ülkeleri seviyesine getirebilmek. Bunun için neler yapılması gerektiği konusunda aksiyon planları çalışmalarını da yapacağız. Hedef olarakta kendimize altı aylık süre teklif ettik. Bu süre eğer uygun görülürse, starteji planımızı belirleyip atçılığın geleceğinin nasıl olacağını, 10 yıllık projesini bu şekilde belirliyeceğiz. Bu hedefe varmak için ne gibi teşvikler almamız gerekiyor? Çünkü, neticede bizim at yetiştiricimizin ve at yarışçımızın safkanlarının dünya standartına getirilebilmesi çok önemli. Bu da zaten hem Türk atçılığını bir seviyeye getirecek, hem de atlarımızın mamullerini ihraç edilebilecek bir pozisyona getirecektir. Netice olarak programımızın ikinci aksiyon planının sonuna yaklaşmış vaziyetteyiz. Tüm atçı paydaşlarımız çok güzel sunumlar yaptılar. Hepsine çok teşekkür ediyorum ve yeni fikirler, çok güzel projeksiyonlar ve değişmesi gereken konularda %99’a varan birliktelik sağlanmış olması son derece memnun edici bir netice. İnşallah camiamız için de hayırlı olur. Çok kısa zamanda da sonuç alınır diye umut ediyorum. Siz özllikle Doping / Yasaklı Madde üzerinde durdunuz, Müsteşarımız Nusret Yazıcı’da İthal Şartnamesi’nin çok önem arz ettiği konusuna değindi. Bu iki konuda beklentileriniz karşılandı mı? Yasaklı Madde konusundaki yönetmeliğin değişmesinde prensip olarak hemfikir kalındı. Ancak, bu konda yönetmelik değişikliğini yapabilmek için 6132 sayılı kanunda değişiklikler yapılması gerekiyor. Bu değişiklik yapılması gereken metni, biz bundan bir buçuk iki ay evvel hazırlayıp Tarım Bakanlığı’na ilettik. Bakanlığımızın, bir torba yasa içinde bu değişikliği yapacağını düşünüyoruz. Zaten daha evvel de bu konu gündeme geldi, biz Sayın Müsteşar’ın talimatıyla 6132 sayılı kanunda değişikliği gerçekleştirdik. Bu konu aynı zamanda atçıya af da getirecek. Çünkü kanunda olmayan birşeyi atçıya yansıtamıyorsunuz, dolayısıyla 6132 sayılı kanundaki değişikliğin akabinde yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliğinde hemfikir kaldık. İthal Şartnamesi konusunda da fikir birliğine vardık. YKK ile yapacağımız toplantıda da bu konu gündeme gelecek, yönetmelik değişikliğinde her hangi bir hukuki engel olmaz ise geçmiş dönemde, yani 2014 içinde yapılan İthal Şartnamesi değişikliği dolayısıyla mağdur olan atçılarımızın mağduriyetlerini de giderecek bir geriye dönük düzenleme konusunda da mutabık kaldık. Atçılık Çalıştayı’nda üzerinde durulan hususlardan bir diğeri de atçıya ve yetiştiriciye destek konusuydu. Neler söyleyeceksiniz? Bu konu çok önemli bir husus. Şimdiye kadar gündeme gelmiş bir konu da değil. Bizler bu hususta devlet desteği istiyoruz. Atçılığın gelişmesiyle ilgili Tarım Bakanlığı’na bizim sunduğumuz ve onların onayladığı Teşvik Şartnamesi’ni, prensip olarak değiştireceğiz çünkü rasyonel kullanılmadığını görüyoruz. Onun için de rasyonel kullanılacak bir teşvik şartnamesi için revize istiyoruz. Orada da bir takım konuşmalar yaptık, güzel teklifler de geldi. Kendi içimizde atçılığa nasıl teşvik yapacağımız konusunda çalışmalarımız da başladı. Çok kısa süre içinde neticeye gider. Zannediyorum yapacağımız YKK toplantısında bu konuyla ilgili atılacak adımlar da şekillenmiş olur. Ama devlet desteği konusunda Strateji Belgesi’ni hazırlarken, desteği hangi konularda alacağımızı belirlemeliyiz. Tabii bu konu çok bürokratik bir iş, Bakanlığın bu işi sahiplenip yapıyor olması gerekiyor. Bizler, diğer hayvancılıkta yapılan destekler gibi burada da ne şartlarda yetiştiriciliğimiz desteklenebilir, hangi şartlardaki haralara destek verilebilir, bunların stratejik planlarını, aksiyon planları içinde değerlendireceğiz. Ama en azından bunların konuşulabilmeye başlanmış olması çok önemli ve eğer bir tersilik olmazsa, altı ay içindeki bir sürede Strateji Belgemiz’in altını doldurabilirsek, bitirmeyi hedefliyoruz. Biliyorsunuz şuan borçları yapılandırma içindeyiz. Cari hesabı olan kişi sayısı 5900’lere gelmiş durumda. Fakat bunların faal olanları 1850 kişi civarı ve diğerleri sektörün içinde zarar ettiği için kaybolmuşlar. Dolayısıyla bu sektörün yürümesine sebep olan ama tek mağdur olan kişi at sahibi. Atçıların bu mağduriyetini ortadan kaldırmak lazım. En azından girdisiyle çıktısını eşitlememiz gerekiyor. Hatta ve hatta kar etmesi lazım. Çünkü atçı kar edecek ki bu işi yapsın. Ama bu işi yapanların çoğu gönülden yaptığı için, bir çoğu cebinden para vererek atçılığını sürdürebiliyor. Kimi atçımızın, hesapları tutmadığından zor duruma düşüyor. Zor duruma düşen atçı sayısı çok fazla, dolayısıyla hem onları geriye döndürülebilmenin yolunu bulmak lazım, hem de sektörün kendi içinde yönetilebilir ve artı değer yaratabilen bir hal almasını yaratmak lazım. Son olarak camiamıza vermek istediğiniz bir mesajınız var mı? Bütün paydaşlara yönelik hedeflerimiz çok temel ve büyük. Şahsi mücadeleleri göz ardı edip, sektörün menfaati yönünde hareket edilmesi ve destek verilmesini bekliyorum. Neticede insanlar geçicidir. Bu sektörün sorunlarını çözme konusunda kişiselleştirmeden, sektöre ciddi destek vermek lazım. Hem algımızı değiştirmemiz lazım, hem de hedef olarak aynı hedeflere kilitlenmemiz lazım. Bu konuda hep beraber olabilirsek, bu yollar daha çabuk aşılır, daha çabuk netice alınır ve varılacak neticeler hepimizin menfaatine olur. Verdiği bilgilerden dolayı başkanımıza teşekkür ederiz. SÖYLESİ MEHMET BİLBAŞAR
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=