2016_Eylul

62 TJK’NIN SESİ EYLÜL 2016 GECMİSTEN GÜNÜMÜZE 20’nci yüzyıl dünyada büyük teknolojik devrimlerin yaşandığı yüzyıldır. Özellikle yüzyılın başından itibaren Batı, askeri teknolojiye büyük önem vermiş ve büyük atılımlar gerçekleştirmiştir. Askeri alanda gerçekleştirilen en önemli devrim, uçak sanayinin gelişmesi ve uçakların savaşlarda kullanılmaya başlanmasıdır. Evet, bu yüzyılda uçaklar insanları bombalamaya başlamıştır. İlk hangi millet bombalanmıştır gibi kolay bir soru sorsam herhalde cevap vermek zor olmayacaktır. Kim olacak Türkler? Kim tarafından? Bundan 105 yıl önce 1911 yılında Trablusgarp Savaşı’nda İtalyanlar tarafından… Bu asil millet o yıllarda ekonomik olarak dışa bağımlı olmamıza rağmen yapmış olduğu bağışlarla bu teknolojik gelişmenin gerisinde kalmamış, tayyare satın alarak ordusuna yardım etmiştir. Tabii burada “Tayyare İanesi” kampanyasını başlatan ve 30 altın vererek halkı teşvik eden Mahmut Şevket Paşa’yı söylemeden geçemeyiz. Bunun dışında Sultan Reşat 1000 lira bağışta bulunmuş, Serasker Rıza Paşa da orduya kendi parasıyla aldığı ismini “Vatan” koyduğu uçağı hediye etmiştir. Mısırlı Prens Celâlettin ise Depardussin tipi bir uçak alarak uçağa “Prens Celâlettin” adı verilmiştir, diğer yardım paralarıyla alınan ilk uçaklara da “Meşrutiyet” ve “Ordu” adları konmuştur. 1913 yılının Temmuz ayında halkın bağışlarıyla Bleriot X tipi uçak alınarak bu uçağa, “Muavenet-i Millîye” adı verilmiştir. Kampanyaya ülkenin çeşitli illerinden katılım olmuştur. Örneğin Edirne Tayyare Cemiyeti, Tayyare ianesi için Edirne’de oynanan tiyatro oyunundan elde edilen geliri Donanma-yı Osmanî Cemiyeti’ne bağışlamıştır. Erzurum Polis Mektebi’nde okuyan 1. ve 2. sınıf öğrencilerinin ve öğretmenlerin kendi aralarında topladığı 800 kuruş, Tayyare ianesi için 17 Nisan 1912 (4 Nisan 1328) tarihinde, Emniyet-i Umumîye Müdüriyeti’ne teslim edilmiştir. 30 Mayıs 1914 tarihine gelindiğinde bu sefer sahnede atlarımız vardı. Savaş meydanlarından sahaya çıkan atlarımız bugün vatanı için koşup ordusuna tayyare alacaktı. Orduya tayyare satın almak için düzenlenen at yarışında, birinci olan Tarsuslu İsmail Efendi’ye mecidi ve adamı Hüseyin’e de liyakat madalyası verilmiştir. Hem ordusuna tayyare hem de binicisine madalya kazandıran atlarımız vatani görevini layıkıyla yerine getirmiştir. KAYNAK: Başbakanlık Osmanlı Arşivi http://www.tibbiyelihikmet.com/2015/04/12/osmanlidan- cumhuriyete-turk-havacilik-mucizesi/ Yazılı tarihin yanında bireylerin görsel tarihinin en önemli belgelerinden birisi de hiç şüphesiz fotograflardır. 1952 yılı Hipodrom adlı mecmuadan derlediğimiz fotograflar adeta maziyi gözümüzde canlandırıyor. Bir yarışsever olarak hergün duyduğumuz “atlar starttaki yerini aldı start verildi ve koşu başladı” spiker sözü nerde ne zaman başladı acaba… Evet 1952 yılında Hayal ve Gerçek başlıklarıyla manşetten çıkan bu fotograf, start makinasının hayalinin kurulduğunu gösteriyor. Bu hayal on yıl sonra, 1962 yılında Türkiye Jokey Kulübü yetkilileri tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu yıldan itibaren start hakemi eşliğinde yarışlar düzenli bir şekilde başlamıştır. VATAN İÇİN KOŞAN ATLAR... NOSTALJİ... NOSTALJİ... İzmir pisti 1600 metre virajı arka planda “Smyrna Racin Club” tribünü görülüyor... Atların Zeytinburnu İskelesi’nden arabalı vapurla Veliefendi’den Ankara’ya uğurlanışını gösteren fotograflar… HAYAL... ...VE GERÇEK...

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=