2016_Ekim
42 TJK’NIN SESİ EKİM 2016 FOTOGRAF : KADİR ÇİVİCİ Geçen aydan itibaren, siz değerli okurlarımızın kalbinde yer etmiş jokeylerimizi tanıtmaya başladık. Gökhan Kocakaya’dan sonra bu ay bir diğer değerli jokeyimiz, Özcan Yıldırım ile keyifli bir sohbet yaptık... Kimdir? Buralara nasıl geldi? Başarısının sırrı neler? Gibi sorular sorduk ve kendisi de bize tüm içtenliğiyle yaşamını ve kariyerindeki yükselişin nedenlerini anlattı. İlk olarak kendisine, atları nasıl keşfettiğini ve bu sevginin nasıl başladığını sorduk? “Ben Siirt doğumluyum. Bizim coğrafyada kışın, Botan Nehiri’nin seviyesi düşer yabani atlar sürü halinde gelirlerdi. Biz de küçüklüğümüzde onları yakalamaya ve eğitmeye çalışırdık. Dokuz yaşıma kadar bu kovalamacamız devam etti. Daha sonra, Adana’ya okumaya gittim ve Yeşiloba Hipodromu’nda, kondisyonerlik yapan eniştemin de yardımıyla 3 ay kadar bültencilik yaptım. Ahırların arasında bülten satarak dolaşırken, Antrenör Orhan Bekmezci ile tanıştım ve yedekçilik yapmaya başladım. Yaklaşık iki sene de böyle geçti. Bu süre sonunda attan düşüp ayağımı kırdım ve o günden sonra eğitim alıp jokey olmaya karar verdim. İyileşir iyileşmez de, Apranti Okulu’na giderek eğitime başladım. Kariyerimin başlangıcında özellikle Orhan Bekmezci, Süleyman Akdı, Cemal Kurt ve Fuat Çakar’ın üzerimde çok büyük emekleri oldu.” Türkiye’de veya yurtdışında örnek aldığınız jokeyler var mı? Bir de İrlanda’da aldığın eğitim var. Neler yaşadınız? Oradaki eğitiminiz size neler sağladı? “O dönem özellikle Halis Karataş, Süleyman Akdı, Fuat Çakar gibi dönemin iyi jokeylerini örnek alıyordum. Altı aylık eğitim almak için gittiğim İrlanda’da özellikle Michael Kinane ve Frankie Dettori’nin yarışlarını izlemeye çalışıyordum. İki şampiyon, Galileo ve Fantastic Light’ın büyük kapışmasını da bu vesileyle izlemiş oldum. Bu iki büyük jokeyi canlı olarak izlediğimde net olarak, Frankie Dettori’nin binişini örnek almam gerektiğini anladım ve daha sonra da binişimi onun üzerinden geliştirme çabasında oldum. Aslında ben Avrupa stili olan Michael Kinane gibi bir binişi kendime stil olarak edinmek istiyordum, fakat İrlanda’daki hocam bunun kısa sürede zor olduğunu ve Amerikan biniş stilinin bana daha uygun olacağını söyledi ve beni bu şekilde yönlendirdi. İrlanda’da kendimizi geliştirmek için mekanik atlara biniyorduk. Çok fazla efor istiyen bir çalışmaydı. Dört dakika boyunca simülasyonda atı iterek gitmemiz gerekiyordu ve ben bu çalışmada rekor kırıyordum. Oradaki öğrenciler arasında en iyilerinden biriydim. İki hocamız vardı, biri Japon, biri de İrlandalı’ydı. İlk ay çok zorlandım çünkü dillerini hiç bilmiyordum. İleriki dönemlerde istirahatli olduğumuz Cumartesi ve Pazar günleri dahil çalışırdım ve kendimi geliştirmek için elimden geleni yapardım.” Tipik bir günün nasıl geçiyor? Ve bir beslenme programınız var mı? Formunuzu nasıl koruyorsunuz? “Biz jokeyler bilindiği üzere çok yoğun çalışıyoruz. Kendimize zaman ayırdığımız gün, yarış olmayan bir gün olması gerekiyor. Son 4 – 5 yıldır, bunu yakalamak benim için neredeyse imkansız. ÖZCAN ÖZCAN YILDIRIM Doğum Yılı : 1 Temmuz 1985 Doğum Yeri : Siirt Medeni Hali : Bekar Jokey Olduğu Tarih : 2005 Kardeş Sayısı : 14 kardeş Tuttuğu Takım : Fenerbahçe Hobileri : Kitap okumak, balık tutmak, seyahat etmek, sinemaya gitmek
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=