2015_Ekim
Türkiye Jokey Kulübü yıllar önce tam anlamıyla modern görüşlere sahip, babadan atçı olan Sayın Sait Akson’un düşlerinden ve giderek güçlenen fikirlerinden doğmuştur. Böyle bir kulüp kurulması halinde Atçılık ve Yetiştiriciliğimizin gelişip genişleyeceği fikri o günlerde çevresindekiler tarafından artan bir ilgi ile karşılanıyordu. 1900’lü yılların tam ortasıydı. Kendisine en yakın bulduğu arkadaşı Özdemir Atman’la birlikte hergün oturup bu olgu üzerinde uzun uzun konuşarak çeşitli planlar yapıyorlardı. 1950 yılında Demokrat Parti iktidara gelince düşüncelerini 7 maddelik bir tasarıda toplamışlar ve bir yolunu bulup zamanın Başbakanı Adnan Menderes’e iletmeyi başarmışlardı. İlk adım böyle atılmıştı. Sonra arkası geldi. Başbakan’ın işi ciddiye alması, Ankara Palas’ta zamanın ileri gelen atçılarının toplanıp Jokey Kulübü kurmaları ve Meclis’ten bir “Yarışçılık Kanunu” çıkması, rüyanın bir anda gerçekleşmesini sağlamış oldu. Jokey Kulüp doğmuştu ve gelişmeler devam ediyordu. Kulübümüz tarafından ilk yarış organizasyonu 3 Ekim 1953’de Ankara Sonbahar At Yarışları ile başladı. O günlerde ciro günlük ortalama 80.000 TL olarak gerçekleşmekteydi. Kulübün çalışanları ise parmakla sayılabilecek kadar azdı. Durum hiç de iç açıcı değildi, çok çalışmak gerekiyordu. O günden bugüne hepimiz çok çalıştık… Zaman göz açıp kapayıncaya kadar çabuk geçti. Şimdi 21’inci asrın başlarındayız. Türkiye Jokey Kulübü üzerine aldığı görevi hiç aksatmadan, hergün artan bir ivmeyle yapmış ve bu gün 9 hipodromu, 2 pansiyon harası, sayısız tesisleri ve 2146 çalışanı ile büyük bir kurum olmuş ve yılda yaklaşık 4 milyar TL cirosu ile dev bir sektör yaratmıştır. Yeterli midir? Tek cevabı var HAYIR. Türkiye Jokey Kulübü ve at yarışlarının algısı, oyun olarak kamuoyu bakışını etkilemiş dolayısıyla sektörün sorunlarına kalıcı çözümler getirilememiştir. Sektörün bugün etkilediği istihdamın yaklaşık 200 bin kişi olduğu düşünülürse, sorunlara doğru çözümler yapılırsa, yakın gelecekte istihdamın 1 milyon kişiye ulaşması mümkündür. Bugün yıllık ciro 4 milyar TL iken ciroyu 10 milyarlara çıkarmak hiç de zor değildir. Hipodrom sayımız arttırılabilir. Koşan at sayımız 5500’lerden 7500’lere çıkabilir. Sosyal Sorumluluk olarak tüm şehirlerimizde, ■ Vatandaşlarımızın spor yapabilecekleri, ■ Kültürel faaliyetleri yaşayabilecekleri, ■ Haftasonu aileleri ile birlikte piknik yapabilecekleri, ■ Cirit yarışmalarının yapılabileceği, ■ At binme kurslarına katılabilecekleri, ■ Tedaviye ihtiyacı olan çocuklarımızın “At”la tedavi olabilecekleri, yani betonlaşan şehirlerimizde vatandaşlarımızın nefes alabilecekleri alanları HİPODOMLARIMIZLA yaratmak bir hayal değildir. Bize güvenin yapalım. 2 TJK’NIN SESİ EKİM 2015 65.YILIMIZI BASKANIMIZDAN MESAJ VAR
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=