2012_Temmuz
Veliefendi May›s’›n son günüydü, tribünle pist aras›nda kalan alanda yürüyordum. Birden de¤iflikli¤in fark›na vard›m, yerler tümüyle asfaltla kaplanm›flt›. Daha sonra hipodromun di¤er k›s›mlar›n›n da ayn› flekilde bir operasyon geçirmekte oldu¤unu ö¤rendim. Demem flu ki, bir zamanlar yar›fl yerimiz kendi do¤al halindeydi ama gereksinimler artt›kça laz›m gelen düzenlemelerin de yap›lma zorunlulu¤u do¤uyor haliyle. Eski günleri düflünüyorum. fiimdi üzerinde dolaflt›¤›m bu yerler o zamanlar do¤al çimenlerle kapl›yd›, k›fllar› da bol çamurlu olurdu. Bu k›s›mda, hakem kulesinin yan›nda at sat›fllar› bile yapm›flt›k. Eski küçük tribünle parmakl›klar aras›nda, sat›fltaki atlar›n çimenlerin üzerindeki dolaflmalar› halen gözümün önündedir... Hemen piste yap›fl›k olan hakem kulesi, o zamanlar pek çok ifle yarard›. Kulenin ön taraf›nda zaman›n önemli atç›lar› ve yöneticileri oturup sohbet ederler, devlet adamlar›, hat›rl› misafirler hep bu mahalde a¤›rlan›rd›. Hakem kulesinin biraz ilerisinde, günümüzün modern hipodromlar›nda “Club House” ad› verilen yerlerin bir benzeri, iki katl› bir kulüp binas› bulunmaktayd›. Atlar piste bu yap›n›n önünden geçerek ç›karlard›. Yar›fl günlerinde bu tribünde yer alabilmek hem çok önemli hem de çok zordu. Çünkü pek küçük bir mahaldi ve sadece özel kifliler içeri al›n›rd›. Alt katta lezzetli yemekler sunan bir de restoran› bulunurdu. Bu binan›n biraz ilerisinde bir çay oca¤› vard›. Sabahlar› at sahipleri, anrenörler, jokeyler a¤açlar›n alt›nda bu köflede taburelerin üzerinde oturur, aralar›nda sohbet ederlerdi. Börekçi Haflim, bisiklet tekerlekleri takt›rd›¤› küçük camekanl› tezgah›n› getirir, müdavimlere po¤aça servisi yapard›. Daha sonra sigara börekleri piflirir, s›ca¤› s›ca¤›na çay ilavesiyle sabah›n bu erken saatlerinde yemesi bir baflka güzel olurdu... Börekçi Haflim gibi pek çok özel insan sabah›n erkeninde hipodroma gelirdi ve bu insanlar›n pek ço¤unun lakaplar› vard›. Baz›lar› hala hat›r›mdad›r, Arap Saffet, Külbast› Raif, Cambaz ‹brahim, Pancar fiakir, Kel Sabri, Muhac›r Ahmet, fiah ‹smail, Süleyman Pehlivan, Balon Emin gibi hepsi de renkli kiflilikli kimselerdi... Yaz›ma devam etmeden burada bir parantez açay›m: Gerilere do¤ru flöyle bir bakt›¤›m›zda 1911 y›l›nda Enver Pafla’n›n Veliefendi Çay›r›’n› at yar›fllar›na tahsis etti¤inden bu yana, Akson’lar, Esenbel’ler, Hac› Bekir Efendi’ler, Prens Halim Sait’ler, Dr. Seferof’lar, Karaosmano¤ullar›, Evliyazade’ler, Simsaro¤lu, Yüzatl›, Atman, Giraud Aileleri ve de son dönemdeki büyüklerimizin yar›flç›l›k tarihimizi flekillendirdiklerini ve bugünlere getirdiklerini görüyor ve hat›rl›yoruz. Tekrar eskiye dönecek olursak yar›fl günleri, hiçbir lüksü olmayan Veliefendi yar›fl yeri, kalabal›k bir merakl› toplulu¤unca adeta istila edilirdi. O zamanlar en önemli nakil vas›tas›, Sümerbank Fabrikas›’n›n bulundu¤u k›s›mda bir süre durup yolcular›n› indiren Sirkeci - Florya aras›nda iflleyen banliyo treniydi. Sadece Pazar günleri yar›fl oldu¤undan o gün demiryollar› idaresi ö¤len seferlerini s›klaflt›rarak yolcular›na bir nevi kolayl›k sa¤lard›. Merakl›lar trenden indikten sonra do¤ruca sahaya yürümeye bafllard›. Yol boyu çeflitli seyyar sat›c›lar, m›s›rc›lar, köfte ekmekçiler s›ralan›rd›. Bugükü koca ç›narlar o günlerde de ayn› yerde durmaktayd›lar ve insanlar› güneflin s›ca¤›ndan korurlard›. Yar›fllar, kumla kar›flm›fl toprak pistte yap›l›rd›. Uzun mesafeli koflularda atlar tribünlerin önünden geçti¤inde halk yerden kalkan toz bulutunda güzel bir banyo yapard›. Herfleye ra¤men günün befl koflusu da zevkle ve heyecanla seyredilir, akflam üzeri evli evine, köylü köyüne dönmek üzere yola düflerdi... Günümüzün ça¤dafl koflullar›nda yar›fllar› izlemek pek do¤ald›r ki konfor yönünden o günlere göre çok daha genifl olanaklar sunmaktad›r bizlere. Ama o günkü hava bambaflkayd›. Bu anlat›lacak bir fley de¤ildi, ancak yaflamak gerekir. Amatör ruhlu yar›fl merakl›lar› ve flimdiki atlar›m›z›n atalar› olan Tarzan, Tufan, Alnasip, Yunt, Maflallah, Karatepe, Adal›, Karanfil, Romans ve niceleri bizleri bugünlere getirmeyi baflard›lar... Bizden sonraki zamanlarda da yeni yar›fl merakl›lar›, yeni atlar, b›rakt›¤›m›z yerden devam edeceklerdir kuflkusuz. Biz, bizden öncekilerine ne kadar çok teflekkür etsek az olacakt›r. Belki bizden sonrakiler de bugünkü bizleri hat›rlayacaklard›r, kimbilir... * Bu yaz›m› her f›rsatta “Ben bu sahaya hepinizden daha önce k›sa pantolonlu bir çocukken geldimdi” diye övünen, flimdilerde ise tekrar eski sa¤l›¤›na kavuflmak için hastanede tedavi görmekte olan sevgili dostum, arkadafl›m Orijin Osman Atakol’a arma¤an ediyorum... S.B‹LBAfiAR B‹R ZAMANLAR Veliefendi Çay›r›, bundan 101 y›l önce ülke yar›flç›l›¤›n›n hizmetine tahsis edilmiflti. O günden bu yana da atç›l›¤›m›z›n kalbi hep burada att›. Bizler gibi, bizden öncekiler de hep burada yaflad›. Burada sevindik, burada üzüldük. Veliefendi mabedimiz oldu... Bu yaz›m›zda sizleri y›llar öncesindeki günlerde flöyle bir dolaflt›rmay› düflündük. Hepsi hepsi birkaç dakikan›z› alaca¤›z... 18 TJK’NIN SES‹ TEMMUZ 2012
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=