2012_Mart

Bugün, ülkemizin en büyük yar›fl yeri olarak hizmet veren Veliefendi Hipodromu, Osmanl› ‹mparatorlu¤u zaman›nda 1911 y›l›nda, Enver Pafla’n›n emriyle at yar›fllar›na tahsis edilmifl tarihi bir aland›r. Günümüzde binlerce merakl›n›n gelip heyecanla yar›fl seyretti¤i, aç›k havada a¤açlar›n alt›nda piknik yap›p, e¤lendikleri, içinde tribünlerin, cafe ve restoranlar›n bulundu¤u Veliefendi Hipodromu’nun hangi evrelerden geçip bugünlere geldi¤ini araflt›rd›k. Osmanl› ‹mparatorlu¤u’nun 26’nc› Padiflah› III Mustafa’n›n, fieyhülislam› Hattat Veliyüddin Efendi’ye, Ç›rp›c› Çay›r› ismiyle an›lan mesire yerinin sahile yak›n k›sm›n›n hediye edilmesiyle bafllayan süreç, bugünkü Veliefendi Hipodromu’nun yar›flç›l›k dünyas›nda bir marka de¤eri kazanmas›yla mutlu sona ulaflm›flt›r. Geçmifle dönersek, hikaye flöyle devam etmektedir. Ç›rp›c› Çay›r›, Osmanl› döneminde ‹stanbul’un en gözde mesire yeriydi. O zamanlar ‹stanbul’lular için Bo¤az fazla bir anlam tafl›m›yordu. Genellikle çay›rlar ve dere kenarlar› dolup, taflard›. Veliefendi Çay›r›’n›n kenar›nda ba¤lar, bostanlar bulunurdu. Çay›r›n orta yerinden bir de dere geçerdi. Ayr›ca araziyi mesire yeri olarak vakfeden fieyhülislam Veliyüddin Efendi’nin küçük köflkü de bu alan›n ortas›nda bulunuyordu. Veliyüddin Efendi, kendisine Padiflah taraf›ndan hediye edilmifl olan bu araziyi hem halk›n kullan›m›na açm›fl, hem de buran›n bak›m›n› üstlenmiflti. Bu meydanda çeflmeler yapt›rm›fl, ölümünden sonra da bu hizmetlerin devam etmesi için evler, dükkanlar vakfetmiflti. Biraz daha geriye gitmemizde fayda var. Bir zamanlar Do¤u Roma ‹mparatorlu¤u’nun merkezi, Bizans ve Osmanl› ‹mparatorlu¤u’nun bafl flehri olarak ‹stanbul, as›rlar boyunca dünyaya nam salm›fl, fakat bütün zenginlikleri ve harika eserleri bar›nd›rmas› bir yana bir türlü bir yar›fl yerine sahip olamam›flt›. Eskiden burada “fiar” yar›fllar› yap›l›rm›fl, bunlar için Sultanahmet’te küçük bir alan varm›fl. Buna karfl›l›k Osmanl› Padiflahlar› mesire yerlerinde at yar›fllar› tertip ettirirlermifl. Fakat hiç bir zaman bir yar›fl yeri yapt›rmay› düflünmemifller. ‹stanbul o zamanlar da büyük bir flehir, büyük bir ülkenin baflkenti, sonsuz güzellikleriyle göz kamaflt›ran bir görünümde, özellikle buraya gelen yabanc›lar› büyüleyen bir flehirdi. Daha sonralar› bir süre ‹stanbul’da yaflam›fl olan Lamartine, “‹nsanlar ve tabiat güçlerini birlefltirmifller ve dünyan›n en büyük eserini birlikte yaratm›fllar...” demekle, insanlar› güzelli¤iyle sihirleyen bu müstesna flehrin sundu¤u çekicili¤i ifade etmeye çal›flm›flt›. O zamanlar ‹stanbul’un etraf›nda bir çok güzel mesire yeri vard›. Veliefendi, Ç›rp›c›, Beykoz, Küçüksu, Göksu, Sultan Suyu, Ka¤›thane gibi. Bu mahaller eski zamanlarda parlak devirler yaflam›fl, manzaralar› ve dinlendirici havas› ile saray mensuplar›n› ve etraf›ndakileri çekmifl, kibar VEL‹EFEND‹ GERCEG‹ Arazi büyüklü¤ü: 596 dönüm * Ah›r adedi: 1375 + 29 boks Pistler: Çim pist: 2020m * Sentetik pist: 1870m * Kum pist: 1720m 2 adet tribünde oturma kapasitesi: 6840 kifli * Restaurant / Cafe: 10 adet * Çal›flanlar say›s›: 540 kifli * Ayr›ca 2 adet sosyal tesis 1 adet kapal› at sat›fl salonu * Apranti yetifltirme kurs binas› Genel Müdürlük, Hipodrom Müdürlü¤ü, Yar›flç›l›k Müdürlü¤ü binalar› * 1 adet dört üniteli jeneratör grubu ve ›fl›kland›rma tesisi At hastanesi * Sulama havuzlar› * Mescit RAKAMLARLA VEL‹EFEND‹ 44 TJK’NIN SES‹ MART 2012

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=