Birçok konuda olduğu gibi, at yarışlarının da yazılı olmayan ama uluslararası alanda kabul görmüş, yerleşik bazı kuralları vardır. Bunlardan biri, hatta hepimizin sıkça kullandığı ve “gerçek” anlamı en az bilineni “Klasik Koşu” deyimidir. Klasik Koşu; -bazı ayrıcalıklar dışında- 3 yaşlı İngiliz (thoroughbred) taylarının katılabileceği 5 yarışın, genel adıdır. Bunlar İngiltere çıkışlı oldukları için; 1000 ve 2000 Guineas (Dişi Tay ve Erkek Tay ya da Tay Deneme Koşuları), Oaks (Kısrak Koşusu), Derby (Gazi Koşusu) ve St. Leger (Ankara Koşusu) adlarıyla bilinirler. Bu beş yarışın dışında, Klasik Koşu yoktur. Bu yarışların mesafe ve şartları, ülkelere göre bazı farlılıklar gösterebilir. Temel kural; her safkanın yalnızca bir defa ve genellikle 3 yaşlı döneminde katılma şansının olmasıdır. Kazandın, kazandın. Kazanamadın, tekrarı yok bunun… Genellikle “3 yaşlılar” dememizin nedeni, Irish St. Leger’in, 3 ve yukarı yaşlılara açık bir koşu olmasıdır. Yeri gelmişken şunu da ekleyelim… Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Jokey Kulübü, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve uzun yıllardır düzenlenen diğer bazı koşularımıza, farklılığını ve önemini vurgulamak için olsa gerek, “Klasik Koşu” diyoruz ki bu yanlış… Örneğin; Derby bizde Gazi Koşusu, Fransa’da Jokey Kulüp Koşusu (Prix du Jockey Club) adıyla koşulur. Fransızlar böyle isimlendirdi diye, Jokey Kulüp Koşusu Fransa dışındaki ülkelerde bir Klasik olmaz… Gazi Koşusu 1927, Ankara Koşusu 1950, Erkek ve Dişi Tay Deneme Koşuları ile Kısrak Koşusu da 1956’dan bu yana düzenleniyor. “Triple Crown” (Üçlü Taç) deyimi, 1956’da tamamlanan Klasik koşular serisi ile bizim yarışçılığımıza girdi. Üçlü Taç için, Derby ve St. Leger’in yanı sıra tay deneme koşularından da en az birini kazanmak gerek. Bunu başaranlar, ayrıcalıklıdır. Her zaman söylediğimiz gibi: “Şampiyon olmak başka, ama Triple Crown kazanmak bambaşka bir şeydir…” MİNİMO BUNUN TEK ÖRNEĞİ Klasik koşular serisini tamamladığımızdan bu yana geçen 71 yıllık süreçte, 8 safkanımız Triple Crown zaferi ile anılıyor ve aralarında sadece tek bir dişi tay var; diğer yedisi erkek. O dişi tay da, şimdi sizlere öyküsünü anlatacağımız Minimo’dan bir başkası değil. Örneğin bunu, at yarışlarının beşiği kabul edilen İngiltere’de başarabilen dişi tay yok. 1882 yılında Shotover 2000 Guineas ve Derby galibiyetiyle Triple Crown yolunda “ciddi” bir adım atıyor… St.Leger’i ise bir başka dişi tay Duch Owen kazanırken, Shotower üçüncülükte kalıyor. Buna “imece usulu” Triple Crown diyebilir miyiz? İngiltere’deki dişi taylar, sadece 1882’de Triple Crown’a bu kadar yaklaşabilmişler, başka örneği ise bulunmuyor. Minimo’nun başarısı bu kadarla da sınırlı değil. Triple Crown için gerekli 3 Klasik koşunun yanı sıra, dördüncüyü, Kısrak Koşusu’nu da kazandı. Hani Erkek Tay Deneme Koşusu’na da katılmasına izni verseler; inanın onu da kazanır, beşte beş yapardı… Minimo’yu yücelten; erkek, dişi ve birlikte koştuğu her yaştaki rakibini geride bırakmasıydı. Performansına bakınca, sanırım sizler de bana hak vereceksiniz. 1971 yılı Gazi Koşusu'nun ilk turu. Minimo ikinci durumda. 20 • www.tjk.org • O BİR EFSANE •
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=