19 Türkiye Jokey Kulübü • • İNCELEME • 2025'te başlayan ortaklıkta önce bir üçüncülük... Ardından iki galibiyet... Bir ikincilik... 2026'nın başında bir beşincilik... Ve sonrasında gelen büyük çıkış... Türkiye Büyük Millet Meclisi, İstiklal Savaşı, Niğbolu, Anadolu Tarım İşletmesi, Veliefendi... 5 büyük galibiyetin arka arkaya geldiği bu dönem, Özmen Bey'in yarış karakterinin artık başka bir seviyeye taşındığını düşündürüyor. Ve son halka olan Veliefendi'de, 2.800 metrelik G1'de Selim Kaya ile gelen zafer, bu değişimin en güçlü göstergesi oldu. Kum, çim, sentetik... Mesafe fark etmiyor… Belki de Özmen Bey'i diğerlerinden ayıran en önemli nokta burada. Bir atın 1600 metrede hızlı olması başka bir şeydir. Bir başka at 2400 metrede dayanıklılığıyla öne çıkabilir. Bazı safkanlar çimde parlar, bazıları sentetikte daha iyi performans gösterir. Özmen Bey'in hikayesinde ise farklı parçalar bir araya geliyor. Çim pistte kendisini kanıtladı. Sentetikte Grup 2 kazandı. Uzun mesafelerde etkili oldu. Ve 2800 metrelik Veliefendi koşusunu kazanarak Triple Crown'ın en uzun ayağını da geçti. Selim Kaya'nın dile getirdiği "her pistte, her mesafede gidebilecek özel bir at" değerlendirmesini anlamlı kılıyor. Bunu elbette matematiksel bir garanti olarak değil, yarış kariyerinin ortaya koyduğu çok yönlülük olarak okumak gerekiyor. Çünkü Özmen Bey'in bugün geldiği noktada artık onu yalnızca "hızlı bir at" diye tanımlamak eksik kalıyor. O, hızını mesafeye taşıyabilen bir at. Turbo’dan gelen hız, anne Ahsen Hanım üzerinden Özgünhan’a uzanan dayanıklılık… Bu çok yönlülüğün altında pedigriyi de unutmamak gerekiyor. [Turbo - Ahsen Hanım / Özgünhan]. Özmen Bey'in babası Turbo, annesi Ahsen Hanım, kısrak babası ise Özgünhan. Turbo ismi zaten Türk Arap atçılığında başlı başına bir marka. Özmen Bey'in yarış karakterinde de baba hattından gelen sürat duygusunu görmek mümkün ancak Özmen Bey'i özel yapan, bu süratin uzun mesafelerde de kaybolaması. 2400, 2800... Mesafe uzadıkça yarışın dışında kalmak yerine son bölümde yeniden güçlenen bir safkan, bu nedenle Özmen Bey'in orijinini pisteki karakteriyle birlikte düşündüğümüzde, ortaya güzel bir tablo çıkıyor: Turbo'nun hız potansiyeli, Ahsen Hanım - Özgünhan hattının dayanıklılık izlenimi. Ve Selim Kaya'nın bu iki özelliği yarışın doğru anında kullanması... Ve sonunda gelen Triple Crown. Bütün bu gelişimin zirvesi ise 20 Eylül 2026'da geldi. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Niğbolu ve Veliefendi... 3 farklı mesafe, 3 farklı sınav, 3 Grup 1 zaferi... Ve üçünün üzerinde de aynı isim: Selim Kaya, . Altıncı kez üst üste kazanan bir jokey olarak. Ve 17 yıllık bir hikayenin sonunda. Resmi Triple Crown'ın sahibi olarak. Bir tarafta Turbo’nun hızını taşıdığı düşünülen güçlü baba hattı diğer tarafta uzun mesafelerde kendisine kanıtlayan dayanıklılık ve bütün bunları doğru zamanda doğru yere Taşıyan Selim Kaya. İşte Özmen Bey'in hikayesi yalnızca bir şampiyonluk hikayesi olmaktan çıkaran da bu. Bu, gelişen bir atın hikayesi. Kendini yeniden bulan bir jokeyin hikayesi. Ve 17 yıl önce Kafkaslı ile yaşanan hikayenin ardından, bu kez Özmen Bey ile resmi tacı başına geçiren jokey. Belki yıllar sonra bu günleri anlatırken başka isimler de gelecek. Belki başka şampiyonlar yetişecek. Belki başka Triple Crown'lar kazanılacak. Ama 20 Eylül 2026'nın yeri ayrı kalacak. Çünkü o gün Veliefendi’nin çiminde yalnızca bir at potoyu önde geçmedi. Bir tarih tamamlandı ve o tarihin sayfasına Selim Kaya Özmen Bey ile ismini altın harflerle yazdırdı.
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=