MUHTEŞEM BIR FINAL VE SONRASI Devir’in en parlak performansını 1992 yılında gösterdiğini söylersek yanlış olmaz. Az ama öz koştu… Mayıs - Ekim ayları arası 7 kez start alıp, bu koşulardan 6’sını kazandı. Kazandığı yarışlar arasında; G1 Fatih Sultan Mehmet, G1 Başbakanlık, G1 Türkiye Jokey Kulübü ve G1 Cumhurbaşkanlığı Koşuları’nın olduğunu da anımsatalım. İzleyenler bilir, öylesine göz alıcı yarışlar yapıyordu ki…İkinci kaldığı Uluslararası Topkapı Koşusu’nda da Şeyh Mohammed’in Past Master’ına geçilmiş, Audio’yu geride bırakmıştı. İki yıl önce yaşanan olayda “okların” Zekeriya Aydın’a yöneltilmesi belli ki onu çok yıpratmıştı; “Davide Franco’nun koşu ahırlarının yanı sıra harasını da ben idare ediyordum. Koşu ahırları için Tünkut Aksungur’u tavsiye edip, hara ile ilgilenmeye devam ettim.” 1992 yılının Devir için “final” olduğunu biz söylüyoruz ama “aslı” böyle değil. 1993 Ekim ayında 2 kez, 1994 Ekim ayında da 1 kez koşabildi. Belli ki bunlar zorlama yarışlar, “beyhude çabalardı”... “Harada sorunlarından kurtuldu, 1991’deki gibi bir geri dönüş yapabilir” diye düşünülmüş olabilir. Bizler, şampiyonların zirvedeyken pistlerden ayrılmasını isteriz… Fakat kararı verecek olanlar, sahipleri ve ilgilileridir. 28 YIL KIRILAMAYAN REKOR Devir; Çaldıran, Ankara, Türkiye Jokey Kulübü Koşularının yanı sıra, ikişer kez Fatih Sultan Mehmet, Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı olmak üzere 9 G1 koşu kazanmayı başaran bir isim… 4 Ekim 1992 tarihindeki Cumhurbaşkanlığı Koşusu’ndaki birinciliği ile en çok G1 koşu kazanan safkan İngiliz atımız oldu. Long Runner’ı bu tarihten 28 yıl sonra -27.12.2020- 10., yaklaşık 4 ay sonra da 11. G1 galibiyetleri ile yeni rekortmen olarak alkışladık. G1 koşu sayılarının her geçen yıl arttığını düşünerek, Devir’in bu başarısının büyüklüğünü anlayabiliriz “Devir iyi attı ama o jenerasyonda bir boşluk yaşandı, şampiyonluğu tartışılır” diyenler hata yaparlar… Çünkü 1987 yılı Gazi Koşusu birincisi Mehter, 1988 Top Image, 1989 Golden Prince, 1990 Gazi Koşusu üçüncüsü Cartekitt, 1991 Gazi Koşusu birincisi Abbas ve ikincisi Native Procida, 1992 Gazi Koşusu birincisi Prestige her mesafede çoğu kez geçtiği rakipleriydi. Bu nedenle, “Devir gibi bir at uzun yıllar gelmedi” demek daha doğru olacak… Mümin Çılgın da farklı düşünmüyor; “Devir’e taylığında ben biniyordum. Kraliçe’yi kaybettik ama Çaldıran’ı kazandık. Çok iyi bir attı. Üç ve dört yaşlarında binemedim. Beş ve altı yaşlarında yine ben binmeye başladım. En beğendiğim şampiyon atlardan birisiydi. Devir sadece jenerasyonunun boşluğunu değerlendirerek sivrilmedi, uzun yıllar koştu. Gelmiş geçmiş büyük atlardan birisi…” HEM SAHADA, HEM HARADA Devir’in 1993 ve 1994 yıllarındaki sahaya dönüşleri kadar aynı yıllarda harada da aşım yapması eleştirildi. 1993 yılında aşım yaptığı bir kısrağın, 1994 yılında da aşım yaptığı dört kısrağın yavrularını izledik. Bir safkan, aynı anda hem yarışmacı, hem de damızlık olmamalı… Gerçi bunun tek örneği Devir değil. Başka atlarımız da bunları yaşayıp, yavrularıyla aynı yarışlarda bile koştular. Neyse ki; yönetmeliklerde yapılan değişikliklerle bunun önüne geçildi. Devir; kendisini anımsatacak yavrular veremedi ama başardıklarıyla unutulmayacaklar arasına girdi… “Devir daha fazlasını yapabilir miydi” derseniz, o başka… Daha doğrusu, bu sorunun yanıtını Zekeriya Aydın versin. Düşündüklerini öylesine yalın biçimde söylüyor ki: “İşte Devir’in hikâyesi böyle. Size samimi bir itirafta bulunayım. Hem benim yaşadıklarım, hem de Devir’in performansı, büyük haksızlıklar içinde geçti. Konuşamıyor fakat bana anlatabiliyordu. Hala üzüntüm geçmiyor, katlanıyor aklıma geldikçe. Sözün kısası ben; Devir’e hak ettiği ihtimamı gösteremedim. Daha fazla muvaffak olabilirdi…” 47 Türkiye Jokey Kulübü • • O BİR EFSANE •
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=