2025_Mayıs

Bir ay sonra “alternatifsiz” favori olarak girdiği Erkek Tay Deneme Koşusu’nda ise büyük bir şok yaşandı. Devir, starttan hiç çıkmadığı gibi, koşuyu da tamamlamadı. Bu olay aslında, onun peşine takılan “talihsizlikler zincirinin” ilk halkasıydı diyebiliriz… Yaşananlar; at yarışlarındaki olağan şanssızlıklardan birisiydi. Herkesin sonucu kabullenmesi gerekirdi ama öyle olmadı. Tribünün önünde toplanan yarışseverler sonucu protesto etmeye başladılar, engelleyen olmayınca da piste girdiler. Benzer durumları çok görmüştük ama inanın böylesine hiç rastlamamıştık… Eylemin haklı bir gerekçeye dayanmadığının sanırız piste girenler de farkındaydı. Piknik alanından çoluğunu, çocuğunu, “ekmek arası köftesini” kapanlar da protestocuların arasına katılınca, ortaya şöyle bir manzara çıktı: Kendini çim piste atanların bir bölümü yerlerde yuvarlanıyor, bir bölümü çocuklarıyla oynayıp, arkadaşlarıyla şakalaşıyor… Bazıları üçer beşer kişilik gruplar halinde oturmuş sohbet ediyorlar. Ayakkabıları elinde çime basmanın tadını çıkaranlar mı, kendi aralarında sprint koşuları düzenleyenler mi ararsınız, hepsi var… Neyse ki; o yıllarda “mangal” bu kadar moda değildi… Sonuçta koşular biraz gecikti, olaylar da büyümeden tatlıya bağlandı. Devir’in bir sonraki durağı 63’üncü Gazi Koşusu’ydu… Koşuyu izleyenlerin son 300’e kadar kazanacak gözüyle baktığı Devir, Golden Prince’in ataklarına direnemeyince ikincilikle yetindi. Kazanabilir miydi? Evet… Fransız veterinerin söylediği gibi, atı koşunun başında yormayan, daha sabırlı bir taktikle koşsa, kazanabilirdi. Gazi Koşusu sonrası katıldığı 4 G1 koşudan, 2400 metre mesafeli Cumhurbaşkanlığı, 2800’de Ankara ve 2000 metre mesafeli Başbakanlık Koşusu birincilikleriyle sezonu kapattı. 2400 metre mesafeli G1 Türkiye Jokey Kulübü Koşusu’nu Bankocu, 2:26.52 ile bu koşunun günümüze kadar kırılamayan rekor derecesiyle kazanırken, Devir’in gerçekleştirdiği 2:26.85’i Türkiye Jokey Kulübü Koşusu’nda yapan bir başka safkan çıkmadı. Sezon sonunda Gazi Koşusu ikinciliği atın ilgililerine “yazılarak”, Devir’in şampiyonluğu onaylandı… EYVAH… YARIŞ HAYATI BITTI (MI)? 1990 yılına geldik… Şampiyon, sezona üç birincilik, iki ikincilik gibi iyi bir performansla başlamıştı. Sonrasını Zekeriya Aydın’dan öğreniyoruz: “Şerafettin Gedik, Fransa’dan tanıdığı veteriner Mösyö Pitavy’yi buradaki atlara bakması için Türkiye’ye getiriyordu. Davide Franco’da da yabancı hayranlığı var, Pitavy bizim eküriye de bakmaya başladı. Evet… Tecrübeli bir veteriner hekimdi. O sırada Rhinopneumonitis denilen bulaşıcı üst solunum yolları hastalığı bizim ekürideki atlara da bulaştı. Devir rahatsızlandı. Tedavilerini Dr. Pitavy yapıyor… Devir’i tam iyileşmeden, Davide’in isteği ile Başbakanlık Koşusu’na yazdık. Pitavy’nin tavsiyesine göre yapılan tedavi devam ederken, “yarış koşabilir” denilince Devir’i koştuk. Daha bu koşunun doping kontrolü neticesi ilan olmadan bir yarış daha (Fevzi Çakmak Koşusu) koştuk. Ata aynı ilaçlar yine verildi, ikisinden de aynı madde çıktı. Demek ki laboratuar hata yapmıyordu… Devir’e hasedinden çatlayanlar bayram yapmaya başladılar. At haraya alındı.” Bu olay “bomba” etkisi yaratmıştı… Söylentiler, suçlamalar ve yorumları bir yana bırakacak olursak, yalın gerçek: İki kez yasaklı madde saptanan Devir’in bir daha hiç koşamayacak olmasıydı… Sistem; atın seyisi, antrenör olarak sorumluluğu üstlenen kişiyi ve atı cezalandırıyor, gerçek kusurluları araştırmıyordu… Bu yarışlarına kadar defalarca yasaklı madde testine giren Devir, sorun yaşamamıştı. Zekeriya Aydın anlatıyor: “Komiserler Kurulu, ifademi almak için beni de çağırdı. 1992 yılı Türkiye Jokey Kulübü Koşusu. 42 • www.tjk.org • O BİR EFSANE •

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=