78 • www.tjk.org Selman Taşbek [Türkiye Jokey Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi] “Değerli dostlarım, sayın Hipodrom.com yöneticileri, Türkiye Jokey Kulübü’ndeki değerli çalışma arkadaşlarım, öncelikle bir teşekkürle başlamak istiyorum. At yarışları benim var olma sebebim, bilinme sebebim, burada olma sebebim. At yarışlarının en güzel taraflarından biri de hiç unutmuyorum bir hatıramla başlamak istiyorum. Benim unutamadığım 2 olay var hayatımda. Birincisi Gazi Koşusu’nda tayımın potoyu ilk sırada geçişi, ikincisi de çocukluğumda bir atın üzerindeydim ve o atın adı da Atalay idi. Gayet de sert bir atmış, ben de o günlerde 4 yaşındaydım. Her adımda kafasını çevirip bana bakardı, üzerinde durup durmadığıma. Çok özel varlıklar bunlar, o kadar özel ki. Onun için atlarla doğduğum için, onlarla yaşadığım için, onların hayatımın önemli bir parçası olduğu için çok mutluyum. Hipodrom.com ile birlikte Türkiye Jokey Kulübü’nün sosyal sorumluluk projelerinde yer alan yedi tane terapi merkezindeki arkadaşlarımızın ne denli özveriyle, nasıl çalıştıklarını gayet iyi biliyorum. Onlara çok teşekkür ediyorum ve kendileri için bir alkış rica ediyorum. Hipoterapinin ne demek olduğunu kıymetli Genel Müdürümüz gayet güzel izah etti. Orta Çağ’dan beri insanlar ata binerek onlarla gayet güzel uyum halinde olduklarını görmüşler. 1950’lerde paralize bir sporcu atla beraber çalıştığında, paralize durumun yan etkilerinden kurtulabildiğini görmüş, sonrasında da özellikle İngiltere, Amerika, Norveç, İsviçre gibi ülkelerden başlayan hipoterapi ardından tüm dünyaya yayılmaya başlamış. At’la Terapi atlarla hareketlerin ve insanla kurduğu duygusal bağın faydaları ile birlikte fiziksel ve psikolojik olarak desteklendiği bir tedavi sistemidir. Özellikle fiziksel engelli çocuklar ve gelişimsel gerilik yaşayan bireyler, otizm, spektrum bozukluğu, serebral palsi, Down sendromu gibi durumlarda olan çocuklarda kesinlikle fayda sağladığı ıspatlanmıştır. Peki bu işler neden atlarla yapılıyor? Çünkü at doğası gereği duyarlı, sabırlı, güçlü bir hayvandır, insan dostudur. Üzerine binilmesine müsaade edecek kadar insana güvenen, ateşe sürdüğünüzde, savaşa gittiğinizde sizi dinleyen, ölüme kadar gidebilen kutsal ve yüce bir varlıktır. Atın yürüyüşü dikkat ederseniz insanın yürüyüşüne çok benzer, aynı ritimdir, ata binen bir birey yürümese dahi yürüyor gibi hisseder. Bu da kasların ve sinir sisteminin uyarılmasını sağlar. Özellikle fizik tedaviye dirençli bireylerde bu yöntem büyük fayda göstermektedir. Tedavi seanslarımız, uzman fizyoterapist, psikolog ve özel eğitimli uzmanlarla gerçekleştiriliyor. Seans sırasında çocuk ya da yetişkin atın üzerinde dengede durmaya çalışıyor, vücut kaslarını aktif olarak kullanıyor, bazen elindeki bir nesne ile odaklanma çalışması yapıyor, bazen basit talimatlara uyması isteniyor, terapi her bireyin ihtiyacına göre özel olarak planlanıyor. Şunu özellikle vurgulamak istiyorum ki bu seanslar çocuklar için sadece bir terapi değil aynı zamanda, eğlenceli, özgürleştirici birer çalışmadır. Sessiz çocukların ata sarıldığında konuşmaya başladığını, hatta fiziksel engelli çocukların ilk defa dik bir şekilde oturabildiklerine tanık olduk. Ailelerin, ‘benim çocuğum ilk defa göz teması kurdu’ veya ‘adını ilk defa burada söyledi’ dediklerine şahit olduk. Bu küçük gibi gözüken gelişmeler aslında aileler için ne büyük umutlar haline geliyor. Terapi gören çocuklarımızın yanındaki ailelerinin gözlerinin içlerinin parladıklarını görebilmek bizleri çok mutlu ediyor. 10 yıldır 100 bine yakın çocuğumuza hipoterapi hizmeti sunduk. At’la Terapi Merkezlerimiz, Hipodrom.com’un da bundan sonraki katkılarıyla daha da güzelleşerek, daha da gelişerek hizmetlerine devam edecek. Bunlar bizlerin vazifesi. Hepinize geldiğiniz için çok teşekkür ediyorum.” Emre Kokkaya / Tuncel Aydın / Hakan Cantınaz / Selman Taşbek / Ersin Erdem • SPONSORLUK ANLAŞMASI •
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=