Ekim_2025

65 Türkiye Jokey Kulübü • Bu küçük bir şey değil. Katılıyorum. Örneğin Anna Gibson diye bir öğrencim vardı. Yaklaşık 120 yarışa çıktı, 9 galibiyeti oldu. Zorlandığı anlarda bırakmayı düşündü ama konuştuk ve devam etmeye ikna ettik. Profesyonel jokey olamadı belki ama çok şey öğrendi. Küçük gibi görünen bu başarılar aslında çok değerli. Yüzlerce gence biraz daha fit olmaları, düşündüklerinden daha iyi olmaları için katkı sağladıysam, bu da büyük bir kazanımdır. Türkiye Jokey Kulübü ile British Racing School arasındaki iş birliğini nasıl değerlendiriyorsunuz? Gelecekte neler olabilir? Devam etmesini ve güçlenmesini umuyorum. Düzenli olarak gelip buradaki eğitmenlerle birlikte çalışmak, yeni yöntemler paylaşmak, gençlerle bağ kurmak isterim. Genç binicilerin İngiltere'ye gelmeye devam etmesinin ve Türkiye dışında deneyim kazanmalarının önemli olduğunu, bunun gençleri potansiyel olarak daha iyi jokeyler haline getirdiğini düşünüyorum. Bilmiyorum, belki ileride bazı değişim programlarımız olabilir; sadece buradan İngiltere’ye değil, bizden de bazı aprantileri Türkiye’ye göndererek birkaç hafta yarış pistinde binmelerini sağlayabiliriz. Fakat bence olabilecek en iyi senaryo, Türk aprantilerin İngiltere'ye gelip birkaç yarışa katılması olurdu. İşte bunu gerçekleştirebilirsek cidden pastanın üzerindeki çilek olur. Nasıl bir eğitmensiniz? Öğrencilerinize en çok hangi dersi vermeyi seviyorsunuz? En güçlü yanımın hevesim ve iletişimim olduğunu söyleyebilirim sizlere. Simülatörlerde ya da spor salonunda yaptığımız fiziksel çalışmaları çok seviyorum çünkü gelişimi hemen görebiliyorsunuz. Tecrübelerimi paylaşmayı da seviyorum; yarış sonrası jokeylerin nasıl düşündüğünü, nasıl iletişim kurduğunu anlatmak keyifli oluyor. Ama en çok simülatör derslerinden keyif alıyorum sanırım. Gerçek atlarla da eğitim veriyor musunuz? Tabii, çoğu zaman onlarla birlikte at biniyorum. Özellikle zorlandıkları bir husus varsa at üstünde birebir göstererek öğretiyorum. Bu zaten eğitmenliğin olmazsa olmazıdır. Boş zamanlarınızda ne yapmayı seviyorsunuz? Bisiklet yarışları! Hevesli bir amatör bisikletçiyim. Yarışlara katılıyorum, ama oldukça düşük seviyede. Yine de çok keyif alıyorum. Birkaç yıl önce, eski jokeylerden Ray Cochrane ile karşılaştık. Ray müthiş biriydi; derbi kazanmıştı ve benden on yaş büyüktü. Yıllarca aynı ortamda bulunduk ama jokeyken yakın arkadaş değildik. Beş yıl kadar önce British Racing School’a geldiğinde sohbet etmeye başladık. Yanımda bisikletimi görünce “Bisiklet sürmeyi seviyorsan mutlaka cyclocross denemelisin” dedi. Cyclocross, kalın lastikli bisikletlerle çamurda, yokuşta, engellerin üzerinden atlayarak yapılan bir spor. Hatta bazen bisikleti omzunuza alıp koşmanız bile gerekebiliyor ve çok eğlenceli. Ray ve ben kışları bunu yapıyoruz. Yazın ise yol yarışlarına dönüyoruz, o da ayrı bir keyif. Aslında bu spor, bana at yarışında binmeye en yakın hissettiren durum. Çünkü yolda 40 bisiklet yan yana, saatte 50 kilometre hızla gidiyorsunuz; sağınızda, solunuzda, önünüzde bisikletler oluyor. Hem ürkütücü hem de inanılmaz eğlenceli. Kulağa harika geliyor. Atletik görünümünüze de uyduğunu düşünüyorum. Evet. Yaş aldıkça daha çok fark ediyorum; fit kalmak, formu korumak çok önemli. Yaşınızı sorabilir miyim? 57. Yaşlılık psikolojisine girmek için çok erken. Biliyorum ama etrafınız 16 yaşındaki gençlerle dolu olunca bu his kaçınılmaz oluyor! Çok teşekkür ederim Richard, tanışmaktan büyük memnuniyet duydum. Benim için de öyle Hakan. Davet edildiğim ve deneyimlerimi paylaştığım için çok mutluyum. Umarım bu iş birliği devam eder, çünkü jokeylerde bir zihniyet değişimi sağlayabileceğimize inanıyorum; kendilerini sadece binici değil, birer atlet olarak görmeliler. Son 10 yılda Britanya’da bu değişimi net bir şekilde gözlemliyorum. Aynısını burada da görmeyi çok isterim. • AKTÜEL • Hakan Geçici / Richard Perham

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=