Çevresel veya fiziksel stres de ülser olasılığını artırır. Benzer şekilde uzun süren karayolu yolculukları, sık sık yaşadığı çevrenin değişmesi, antrenman ve yarışlar da stres ve sonra ülser nedenidir. Ağır antrenman yapılması, midenin boşalmasını hızlandırır ve mideye gelen kan akımı azalır. Bu da sorunu tetikler. Koşu sırasında midenin baskı altında kalması, midedeki asidin baskıyla korunmasız olan midenin üst kısmını zedelemesi ülserin meydana gelmesine neden olur. Ülserlerin daha çok midenin üst tarafında görülmesinin nedeni buranın savunma mekanizmasının daha zayıf olmasındandır. Mide ülserinden korunma ve sağıtımda, hazırlayıcı ve yapıcı etkenlerin olabildiğince ortadan kaldırılması ve atın midesindeki asit salgısının azaltılması amaçlanır. Bir araştırmaya göre, başlangıçta sağlıklı mideye sahip atlarda, yoğun antrenman temposuna girdikten sadece bir hafta sonra bile mide ülserlerinin şekillendiği ortaya çıkarılmıştır. Önerilen bazı basit önlemler ile atlardaki ülser riski azaltılabilir. Yoğun antrenman yapan atların ara sıra serbestçe otlamalarına izin verilmelidir. Bu belki kısa süreli hara molaları ile yapılabilir. Atların doğal yapıları gereği kendi başlarına otlamaya gereksinimleri vardır. Çünkü sindirim organları bütün gün otlamaya ve azar azar sindirmeye uygun yaratılmıştır. Her ne kadar ahırda tek başına kalıyorsa da arada bir diğer atlar ile birlikte olmalarına ve onlar ile iletişim kurmalarına fırsat vermenin streslerini azaltıcı etki yaptığı bildirilmiştir. Ahır içine plastik top, balon ve benzeri onları eğlendirecek, aynı zamanda dikkatini çekecek zararsız eşyalar bırakılabilir. Özellikle yarış zamanı atların diğer hemcinslerinden çok daha fazla enerjiye gereksinimleri vardır. Bunun yalnız kuru veya taze ot gibi kaba yemlerden karşılanamayacağını herkes bilir. Enerji açığı yulaf, arpa ve mısır gibi taneli yemler ile kapatılırken midede hasar oluşturmamak esas alınmalıdır. Önemli olan bu türden konsantre yemlerin kolay sindirilebilir olmasıdır. Uçucu yağ asitlerinin oluşumuna neden olan tahılların atın gereksinimi göz önüne alınarak azaltılması yerinde olacaktır. Bu dengeyi sağlamak kolay değildir. Midede ülsere neden olmadan bitkisel yağlar gibi farklı enerji kaynaklarından yararlanılabilir. Antrenman ve yarış döneminde sık sık ve küçük porsiyonlar ile beslenmeleri, midedeki aside tampon görevi yapacak ve asidin olumsuz etkisini azaltarak mide dokusunu koruyacaktır. Rasyonu oluşturan yem türleri, günlük öğün sayısı, tüketilen ot miktarı gibi etkenler mide asiditesini dengeleyen tükürük salgılanması üzerine etkili olur. Atların tükürüğü bazik özelliktedir ve pH’ı 7.49 - 9.1 arasındadır. Bikarbonat içerdiği için bu özelliği gösterir. Atlar yemleri çiğnerken tükürük üretirler. Yemler ile yutulan tükürük salgısı mide asidini nötralize eder. Merada otlayan atlar, bu süre içinde sürekli tükürük üretirler. Ot gibi kaba yem tüketimi sırasında, tahıllara oranla iki kat daha fazla tükürük üretildiği saptanmıştır. Bununla birlikte tahıl ve diğer konsantre yemler, sindirim sırasında hızla aside fermente olurlar. Bu yüzden kaba yem ile besleme, mide asidini azaltıcı özellik gösterir ve ani asit artışlarını engeller. Mide ülserli atlarda klinik belirtiler çok farklıdır. Bazen ileri derecede ülser saptanan atlarda çok az belirti vardır veya hiç belirti yoktur. Ülserin şiddeti ile klinik belirtiler arasında bir ilişki bulunamamıştır. Ülserli atlar ağır antrenmandan sonra sancı belirtileri gösterebilirler. Aynı belirtiler tahıl ağırlıklı beslenme sonrasında da ortaya çıkabilir. Atların yavaş ve seçici yemesi, kilo kaybı, kıl yapısının bozulması ve matlaşması, sinirlilik durumları gözden kaçabilen belirtilerdir ve ülseri akla getirmeyebilir. Sağıtımda pek çok ilaç kullanılsa da ülser oluşumuna neden olan faktörler ortadan kalkmadıkça, ilacın bırakılmasından bir süre sonra mide ülseri tekrar meydana gelecektir. Bu nedenle beslenme yönetimi değişiklikleri çok önemlidir. Tahıl ile beslenmeyi günde en az üç öğüne çıkarmak, otları yavaş ve gün içine yayarak yemesini sağlamak, midede daha düşük düzeyde asit salgılatan yoncaya ağırlık vermek, tahıl vermeden önce her seferinde mide asidini tamponlamak için ot vermek ve daha yavaş yemesi için otları file içinde ahıra asmak yararlı olabilir. At nakillerinden ve atın çevresinde stres oluşturabilecek her türlü etkenden olabildiğince kaçınmak gerekir. Mide ülserinin en az görüldüğü veya hiç görülmediği yarış atları harada meraya çıkanlar arasında bulunmuştur. İnsanlarda mide ülserinin başlıca nedenlerinden biri olan Helicobacter Pylori adlı bakterinin atlarda da mide ülserine neden olabilme olasılığı düşüktür. Midedeki asit üretimini azaltıcı sağıtım yöntemleri vardır. Fakat genellikle atın klinik belirtiler gösterdiği zaman bu yöntemlere baş vurulmaktadır. Stres azaltıcı uygulamalar ise, ülser ortaya çıkmadan etkili olur. Sağıtımın uzun sürmesi, ilaçların kesildikten sonra ülserin tekrar görülmesi ve bu zaman içinde atın yarış koşamaması gibi dezavantajlar dikkate alınırsa, ülsere yol açan etkenlerden korunmak, gereken önlemleri almak daha ekonomik ve kolaydır. Stres koşullarının azaltılması, sık sık besleme ve serbestçe otlayabilmesi yapılması gereken uygulamalardır. Dostluk, iyilikten beslenir. Gertrude Stein 75 Türkiye Jokey Kulübü • • AT SAĞLIĞI •
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=