2024_TEMMUZ

ENGIN BEKIROĞULLARI Mustafa Kemal Atatürk adına koşulan, Türk yarışçılığının en prestijli mücadelesi olan Gazi Koşusu’nu kazandığımız için çok mutluyum. Ben de bu zaferin ardından kariyerimdeki en önemli eksiği kapamış oldum. Daha önce 9 kez bu koşuya tay getirdim. 6’sında tabela yapmayı başardım ancak bir türlü kazanamamıştım. Tayımıza en başından beri inanıyordum, sağlığı sıhhati yerinde olduğu sürece bu tip başarıların peşimizden geleceğini biliyordum. Nitekim çok şükür, her şey arzu ettiğimiz, planladığımız şekilde ilerledi ve bugün bu şerefi yaşayan insanlar arasına adımızı yazdırabildik. “BIZIM UNUTULMAMIZ LAZIMDI” Gazi Koşusu’na gelene kadarki süreçte kendimizi unutturmamız gerektiğini tüm ekibimizle paylaştım. Bildiğiniz üzere Gazi Koşusu çok anlamlı, her atçının hayali olan bir yarış. Dolayısıyla insanın üzerinde ister istemez bir enerji oluşuyor. Geçmiş tecrübelerimden yola çıkarak, ekibimizin üzerinde böyle bir enerjinin oluşmasını engellemek adına farklı bir yol haritası çizmemiz gerektiği kanaatine vardım. Gözlerden ırak olmamız gerekiyordu. Kimse bizi görmeyecek, konuşmayacağız. Evet, biz Gazi’yi koşacaktık ancak kimse bunu dile getirmeyecekti. Ekibi; “Biz işimize bakalım, kim şanslı kim değil bunları düşünmeyelim” şeklinde uyardım. Tüm bunların sonucunda her şey istediğimiz gibi oldu, kimse de bizi konuşmadı. Erkek Tay Deneme’nin ardından Sait Akson’u koşmamaya karar verdik. Kimileri tarafından risk olarak görülen bu durumun bizim lehimize bir vaziyet yaratacağını ön görüyordum. Erkek Tay Deneme ile Gazi Koşusu arasındaki zorlu yarışların bazı tayları yıprattığını ve performanslarını etkilediğini görmüştüm. Dragon Flame’in arzu ettiğimiz noktaya gelmesini çok istiyordum. Onu koruyabilmek adına 40 günden fazla bir süre ara vermesinde fayda olacağını düşündük. “EN BÜYÜK PIŞMANLIĞIM...” Geçmiş dönemde Dragon Flame’e benzer bir tayı daha çalıştırıyordum. Karakter ve maharet olarak birbirlerine çok benziyorlardı. Yine Erkek Tay Deneme Koşusu’nun ardından Gazi’ye kadar bekleme kararı almıştım ancak o dönemki jokeyimiz sevgili Halis Karataş, Sait Akson’u koşmak istemişti. Ben de böylesine tecrübeli bir ismin söylediğine karşı gelemedim ve bu koşuya katılmıştık. Ne yazık ki bu koşunun ardından Gazi Koşusu’ndaki performansımız büyük ölçüde olumsuz etkilenmişti. Bugüne kadarki kariyerimde en büyük pişmanlığım o gün inisiyatif almayıp Sait Akson’a katılmış olmamdı. Tabi ki bu ata bağlı olarak verilecek bir karar. Kimi at arada bir yarış daha koşup o şekilde Gazi’ye gelme ihtiyacı duyar. Ancak Dragon Flame gibi tayların kondisyon ve karakter bakımından çok sık yarış koşmaya ihtiyaçları olmaz. Ben de geçmişten almış olduğum bu ders neticesinde Dragon için böylesine bir karar almayı uygun gördüm. Türkiye Jokey Kulübü’nün Kurucu Üyeleri’nden merhum Sait Akson’un anısına koşulan yarış elbette çok önemli. Ancak buradaki amacımız, tayın kilo alma gibi bir problemi yoksa ya da puan anlamında bir ihtiyacı yoksa Gazi öncesinde olabildiğince az yorulmasıdır. Yıpranmadan Gazi koşan tayların daha başarılı olma ihtimali çok yüksek oluyor. “YARIŞ 2800 METRE BILE OLSAYDI DRAGON FLAME BAŞARILI OLURDU” Gazi öncesinde çoğu insan Dragon’un mesafe konusunda yapabilirliğini tartışıyordu. Daha önce koştuğu en uzun pist 1600 metrelik Erkek Tay Deneme Koşusu idi. Ancak biz tayımızı çok iyi tanıyorduk. Torok yavrusu olduğu için mesafe konusunda bir sıkıntı yaşamayacağına olan inancımız tamdı. Nitekim Gazi’de 2400 metreyi zorlanmadan koştu. Hatta iddia ediyorum, yarış 2800 olsaydı bile zorlanmadan rakipleriyle mücadele edebilirdi. 36 • www.tjk.org • 98. GAZİ KOŞUSU •

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=