61 Türkiye Jokey Kulübü • • RÖPORTAJ • 2002 yılında Fırat Üniversitesi, Bingöl Meslek Yüksekokulu’na kurucu hoca olarak gittim. Burada bir Resim - Grafik Bölümü açmayı planlarken iki yıl boyunca Tekstil - Hazır Giyim Programı’nın Bölüm Başkanlığı’nı yaptım. Maalesef yaşadığımız deprem felaketi sonrasında bölümümüze öğrenci gelemedi. Biz de birkaç akademisyen arkadaşım ile birlikte Fırat Üniversitesi, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Resim İş Öğretmenliği Programı’nı kurduk. Burada atölyem de olduğu için sanatım ile daha çok ilgilenme fırsatı buldum. Hem bir akademisyen hem de bir sanatçı olduğum için üç defa yüksek lisans tez konusu oldum. Benimle ilgili çok sayıda ulusal ve uluslararası makaleler yazıldı ve ödüller aldım. Üç yüzün üzerinde eser yaptım. Şimdi hayalim, farklı temalardaki tüm bu eserlerimi, dünyada eşi benzeri olmayan; sadece atık malzemeler kullanılarak yapılmış eserlerin sergilendiği bir müzede sergileyebilmek. At sevgisi adeta Türk Milleti’nin genlerine işlenmiştir. Ben de 30 yılı aşkın bir süredir at yarışlarını büyük bir heyecanla takip ediyorum. İki canlının bir araya gelerek icra ettikleri bu spor dalı çoğu zaman bana ilham kaynağı da olmuştur. Atların kum pistte hızla koşarken toynaklarından sıçrayan kum taneleri beni her zaman çok etkilemiştir. Elazığ Hipodrom Müdürü Sayın Muhammet Demirçelik insanlara at sevgisini sanat aracılığı ile nasıl aktarabileceğini düşünmüş ve bu düşüncesini Üniversitemizin Rektörü ile paylaşmış. Rektörümüzün konuyu bize iletmesi ve at sevgim vesilesiyle Muhammet Demirçelik ile tanıştık. Elazığ Hipodromu’nun daha da güzel hale gelebilmesi için neler yapabileceğimizi planladıktan sonra çalışmalarımıza başladık. Sanata ve sanatçıya her daim destek olmuş bir dernek olan Türkiye Jokey Kulübü bizim öğrencilerimizin de elinden tuttu ve onlara sağladığı imkanlar ile neler yapabileceklerini gösterme şansı verdi. Düzenlediği sergiler ve yarışmalar ile sanatçıların desteklenmesi konusunda çok önemli bulduğum projelere imza atan Türkiye Jokey Kulübü’nün yeni sanatçıların doğmasına vesile olduğu bu çalışmalarımız bana gurur kaynağı oldu. Üstelik hipodromdaki tüm eserler neredeyse sıfır maliyet ile hayata geçirildi. Türkiye Jokey Kulübü bizim boya, fırça gibi malzemelerimizi temin etti, hipodroma olan ulaşım konusunda öğrencilerimize yardımcı oldu. Öğrencilerimiz ile birlikte hem iki hem de üç boyutlu eserlerimizi her gün yüzlerce kişi tarafından ziyaret edilen, halka açık bir alan olan Elazığ Hipodromu’nda sergileme fırsatı bulduk. Bu hem benim hem de öğrencilerim için gurur verici. Elazığ Hipodromu Atla Terapi Merkezi ve Empati Parkuru aracılığı ile topluma faydalı olurken biz de sanatımız ile bu çabaya katkı sunuyoruz. Üstelik eserlerimizde kullandığımız malzemelerin neredeyse tamamının geri dönüşüm materyalleri olmasının bu çabamızı daha da anlamlı kıldığını düşünüyorum." Fırat Üniversitesi Güzel Sanatlar Öğretim Görevlisi ve sanatçı Rüçhan Keçeci’ye, hipodroma katkılarından dolayı Elazığ Valisi Dr. Ömer Toraman ve Yönetim Kurulu Üyemiz Kerem Alkan tarafından plaket takdim edildi.
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=