Bölgede her daim saygı duyulan atların tahtadan oyularak yapımı çok eskilere dayanan bir gelenek. Dala Atı olarak bilinen eserin ise ne zaman ortaya çıkarıldığı netlik kazanmış olmasa da bu özel el işçiliğinin 1623’ten bu yana Dalarna bölgesindeki Vattnas, Risa ve Nusnas köylerinde icra edildiği bilinmektedir. Günümüzde bölgenin bu konuda önde gelen aileleri nesiller boyunca edindikleri bilgileri aktararak kadim geleneği sürdürmektedir. Bu sanatı icra eden her sanatçının kendisine özgü dokunuşları vardır ve bunlar Dala Atlarının kimin tarafından yapıldığının ve ait oldukları bölgenin imzası niteliğinde oluyor. Süreç içerisinde el işçiliğiyle oyulmuş bu atlar farklı sembolik anlamları da beraberlerinde getirmiş. Dala Atları, şans ve koruma tılsımının yanı sıra, İsveç kırsal yaşamının dayanıklılığını da temsil eden bir simge haline gelmiş durumda. Basit tahta oyuncaklardan dekoratif ve sanatsal eserlere dönüşen her biri biricik olan bu eşsiz figürler bugün bildiğimiz stilize çiçekler ve yapraklarla bezenmiş görüntüsünü İsveç halk sanatının Kurbits olarak adlandırılan tarzından almış bulunuyor. Bu boyama sanatı, çiçekler, yapraklar ve sarmaşıklardan esinlenilerek büyük ve renkli desenler ortaya çıkarılmasıyla ayırt ediliyor. 20. yüzyılın başlarına dek yerel bir unsur olarak kalan Dala Atı’nın kaderi 1939 New York Dünya Fuarı’nda değişmiş. O dönem fuara katılan sanatçılar, İsveç’in kültürünü dünyaya en iyi yansıtacak şeyin Dala Atları olacağına kanaat getirip yaptıkları eserleri ABD’ye beraberlerinde götürmüştü. Fuarda oldukça ilgi gören tahta atlar, tahmin edilenin çok ötesinde talebe maruz kalınca İsveç’in bu köklü geleneği bir anda uluslararası üne kavuşmuş oldu. Günümüzde İsveç’in yanı sıra ABD’de bulunan Chicago, California, Minnesota, Kuzey Dakota ve Kansas da bu sanatın icra edildiği bölgeler arasında yer almaktadır. 26 • www.tjk.org • ARAŞTIRMA •
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=