2021_Ocak

Koşunun yorumunu yapanlar Kalamış’ın geçirdiği rahatsızlıktan etkilenmesine rağmen çok iyi koştuğunu, kazanan Emiroğlu’nun ise bu mesafeyi çok sevdiğini ve eksiksiz koştuğunu dile getirmişlerdi. Foçalı’nın başlarda kötü yerde kaldığını ama kendisinden beklenen güçlü atakları çok iyi yaptığını, Beyaz Martı’nın ise kuru zeminden bir hayli etkilendiğini yazmışlardı. Koşudan sonra Foçalı’nın jokeyi Süleyman Akdı’nın, fotoğrafçı Yurdakul Kayacan’a “Senin yüzünden kaybettik” diyerek çıkışması uzun bir süre konuşulmuştu. Bu ikili uzun süre dargın kaldı ama ikisi de mükemmel insanlardı. Sonunda barışmayı da bildiler. Emiroğlu, 8 Nisan 1985 tarihinde Çifteler Harası’nda dünyaya gözlerini açtı. Babası Taşkent, anası ise ünlü Doruhan’ın kızı Kemiyetülırak 31 idi. 1986 yılında deforme taylar listesinde 1 yaşlı tay olarak Mahmudiye’de satışa çıkarıldı. O zaman imkansızlıklar gereği tay katalogları da yoktu. Bu sebeple hipodromlara liste gönderilirdi. Listeye birlikte bakan çok değerli Ercan Emre - Özden Odacıoğlu ikilisi 2 tay üzerinde yoğunlaştılar. Ercan Emre, Aknasip’in annesi Mesrure 29’un Taşkent’ten olma tayını, Odacıoğlu ise Özüşan’ın bir tayını beğenmişlerdi. Satış gününde de bu taylar için Mahmudiye’ye gittiler. Satış öncesi bokslar dolaşılırken Ercan Emre’nin dikkatini Kemiyetülırak 31’in tayı çekti. O sırada yanlarında olan haranın başçavuşlarından Hüseyin Bey, “Ben bu tayı çok beğeniyorum” deyince Ercan Emre fikrini değiştirdi ve durumu Özden Odacıoğlu ile paylaştı. O zamanlar mevcut olan bir teamül vardı. Her gün birbirlerinin yüzüne bakan iyi arkadaşlar aynı tay üzerine bedel önermezdi. O dönemlerde Süleyman Ağabey (rahmetli Sırrı Turhan) satışların en aktif ismi olurdu. Aknasip’in kardeşi tay satışa sunulduğunda da çok istemesine rağmen Süleyman Sırrı Turhan bir müddet Ercan Emre’yi bekledi. Bu sırada yanında olan Özden Odacıoğlu, “Süleyman Ağabey devam et. Ercan başka taya göz dikti” deyince de arttırmaya başladı. Diğer yandan satışı takip eden Ercan Emre aynı tay için fiyat verince herkes bir an için şaşkına dönmüştü. Süleyman Ağabey bu durum karşısında anlık bir kızgınlık yaşamıştı, Ercan Emre ise durumun henüz farkında değildi. Neyse ki Özden Odacıoğlu, süratle Ercan Bey’in yanına gitti. Onu ciddi bir şekilde sarsarak “Ne yapıyorsun. Bu tayı istemediğini Süleyman Ağabeye ben söyledim” dedi ve bu sayede muhtemel bir tatsızlık önlendi. O tayı Süleyman Sırrı Turhan aldı. Adını Gizbatur koydu ve sahalarımızda sayısız başarılar elde etti. Sonrasında Özden Odacıoğlu, Özüşan’ın tayını aldı. Adını da Namdar koydu. O tay da çok güzel koşular kazandı. Ercan Emre ise Taşkent – Kemiyetülırak 31 orijinli tayı pek de zorlanmadan aldı. Adını da Emiroğlu koydu. Bu ismi tercih etmesindeki nedeni ise çok dikkat çekiciydi. Adıyaman’ın en ünlü ailelerinden biri olan Emiroğulları, soyadı kanunu çıkınca Emiroğlu soyadını alamamış, bunun yerine Emre soyadını kullanmak zorunda kalmışlardı. Ercan Bey de olayın mensubu olduğu bu ailenin başından geçen olayın anısına yeni tayına bu ismi uygun görmüştü. Mahmudiye’den Çatalca’daki Atçı Harası’na getirilen Emiroğlu, 1987 sonunda sahaya getirildiğinde bir anda tüm dikkatleri üzerine çekmişti. Çok huysuz bir karaktere sahip olan al safkan, üzerine kimseyi bindirmiyordu. Çok sabırlı olan ‘Boksör’ lakaplı aprantisinin yoğun uğraşları sonucunda bir nebze düzelme gösterse de ilk koşusunu ancak 28 Mayıs 1988 tarihinde yapabildi. Bu özel safkanın ilk 17 koşusundaki jokeyi ise efsane isim Ekrem Kurt’tan başkası değildi. Emiroğlu usta jokeyi ile birlikte çok iyi bir 3’lülük dönemi geçirdi ve bu dönemde start aldığı 9 koşunun 6’sından birincilikle ayrıldı. Kazandığı koşulardan biri de Haralar Koşusu’ydu. Hatay Koşusu’nda da iyi bir performans sergilemesine rağmen üçüncü sırada kalmıştı. Dört yaşlılığı döneminde ise kendisinden beklenen performansı ortaya koyamadı ve koşu kazanma başarısı gösteremedi. 1990 senesinde Emiroğlu mükemmel yarışlar koştu ve içlerinde Malazgirt Koşusu’nun da yer aldığı 5 koşudan zaferle ayrılmasını bildi. 1991 yılına yani 6 yaşlılığına İzmir’de 3’üncü sırada tamamladığı Hasan Tahsin Koşusu ile başladı ve sonrasında İstanbul’a geldi. Veliefendi Hipodromu’ndaki ilk startı olan Yunus Emre Koşusu’nda ikinci oldu. Bu mükemmel safkan için sıra TBMM Koşusu’na gelmişti. Harika bir performans sonrasında zaferle noktaladığı bu mücadele, Emiroğlu’nun son birinciliği olarak kayıtlara geçti. O günden sonra 24 Nisan 1993’e kadar 15 kere daha koştu ama sadece dört kez kendisine tabela içinde yer bulabildi. Ercan Emre daha sonra bu performans düşüklüğünün, atın ayağında oluşan bir problemden kaynaklandığını ve bu sorunun atın aygırlığını da negatif etkilediğini söylemişti. Yarış hayatı boyunca start aldığı 46 koşuda 12 birincilik, 4 ikincilik, 7 üçüncülük ve 1 de dördüncülük elde eden al safkan, parlak geçen kariyerini noktalamış oldu. Emiroğlu’nu sonraki süreçte Tarım Bakanlığı satın aldı ve Askeri Hara’ya gönderdi. İki sene sonra ise Türkiye Jokey Kulübü’nün aygırı olarak hizmet vermeye başladı. Dönem içinde 100 tanesi koşu kazanmış 141 tayı sahalarımızda koştu. 431 birincilik 404 ikincilik, 354 üçüncülük ve 375 dördüncülük elde eden bu tayların içinden en dikkat çekeni ise Anka oldu. Emiroğlu, kısrak babası olarak da başarılı istatistiklerin altına imza atmayı başardı. 2020 sonuna doğru 169 torunu koştu. Bu torunlar ise 412 birincilik elde etti. Emiroğlu’nun jokey Ahmet Atçı’nın ilk otomobilini almasına vesile olduğunu da yazarak bu yazıyı bitirelim. 2021 yılında tüm okurlarıma mutlu ve sağlıklı günler diliyorum. Unutmayın at koşar, baht kazanır... 5 MAYIS 1991 GÜNÜ KOŞULAN YARIŞ SONRASINDA ERCAN EMRE’YE MECLIS KUPASI’NI TBMM BAŞKAN VEKILI HALIM ARAS TAKDIM ETTI... 19 TJK’NIN SESİ OCAK 2021

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=