2021_Nisan

roteinler, amino asit adı verilen küçük moleküllerin uzun zincirler şeklinde bir araya gelmesiyle oluşan organik bileşiklerdir. Yapılarında karbon, hidrojen, oksijen, azot ve kükürt atomları bulunur. Klasik bir benzetmeyle, amino asitler alfabenin harfleri, proteinler ise harflerin oluşturdukları sözcüklerdir. Harfleri değişik şekillerde dizerek sözcükleri oluşturabildiğimiz gibi, amino asitler de farklı dizilişleriyle proteinleri meydana getirirler. Atlar yiyeceklerin içindeki protein moleküllerini sindirim kanalında amino asitlere parçalayarak emilimlerini kolaylaştırırlar. Kan dolaşımına karışan amino asitler çeşitli organ ve dokularda tekrar birleştirilerek yeni proteinleri oluştururlar. Tüm canlılar gibi atlar da her gün yemler ile birlikte protein tüketmek zorundadırlar. Fakat bütün proteinler aynı değildir. Proteinlerin bir kısmı bitkisel, diğer bir kısmı da hayvansal kökenlidir. Esas besin maddeleri olarak proteinlerden söz edilirse de, gerçekte atların amino asitlere gereksinimleri vardır, denmesi daha doğru olur. Beden içindeki doku ve organlar, yapılarında bol miktarda protein içerirler. Bilinen bir ifadeyle proteinler organizmanın yapı taşlarıdır. Sadece kas, kemik, tendon ve eklemlerin yapısına girmekle kalmaz. Deri, tırnak, saç, bağ ve destek dokunun yanı sıra pek çok organda bulunurlar. Enzimler, hormonlar ve kanın bileşenleri gibi maddelerin de önemli bir kısmı proteindir. Tayların sağlıklı büyüyebilmeleri, yarış atlarının kaslarının gelişmesi, koşabilmeleri ve performanslarını ortaya koyabilmeleri, üreme fonksiyonlarını gerçekleştirebilmeleri ve bütün yaşamsal olaylar için diğer besin maddeleri ile birlikte proteinler de gereklidir. Amino asitler birleşerek çok sayıda protein kombinasyonu meydana getirirler. Amino asitlerin bazıları atın bedeninde kimyasal olaylar ile üretilebilir ki, bunlara esansiyel olmayan amino asitler denir. Diğerleri ise, dışarıdan yemler ile alınması zorunlu olan ve bedende üretilemeyen amino asitlerdir. Bunlara da esansiyel amino asitler adı verilir. Amino asit sentezinin aksayabileceği hastalık durumlarında veya büyüyen tayların yemlerine esansiyel amino asitlerin ilave edilmesi gerekebilir. Yemlerdeki proteinin nitelik ve niceliği önemlidir. Atlar rasyondaki tüm proteini sindiremeyebilir ve dolayısıyla hepsini bedenlerine alamayabilirler. Yemlerin içerdiği proteinin yüzdesinden daha önemli olan konu, atların bu rasyondan günde kaç gram protein kazanabildikleridir. Özellikle hazır ticari yemlerde protein miktarı yüzde olarak verilir. Örneğin %15 protein içeren yemden 2 kilo tüketen bir at 300 gram, %20 proteinli yemden 1.5 kilo yiyen de 300 gram protein kazanır. Yemdeki proteinin kaynağı, yapısı ve büyük çoğunluğunun sindirilebilir olması önem taşır. Ayrıca atın tükettiği toplam protein miktarı ile birlikte içindeki esansiyel amino asit miktarı da önemlidir. Yemdeki protein ne kadar çok esansiyel amino asit taşırsa, o kadar değerlidir. Atların kalın bağırsaklarındaki yararlı bakteriler tarafından bir miktar protein üretilip bağırsaklardan emilse bile, bu miktar günlük gereksinimi karşılamaktan çok uzaktır. Esas olarak protein veya amino asit gereksinimi yemlerdeki kaynaklardan karşılanır. Atın yaşamsal fonksiyonlarını devam ettirebilmesi için en önemli üç amino asit lizin, metiyonin ve treonindir. En çok da bunların eksikliği görülür. Pek çok hazır ticari yeme katkı olarak eklenirler. Ayrıca toz, şurup veya enjektabl şekilde farklı karışımlar halinde hazırlanmış olarak da P AT SAĞLIĞI VET. HEKİM REHA GÜLTEPE PROTEİN METABOLİZMASI ve ÖNEMİ 60 TJK’NIN SESİ NİSAN 2021

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=