2021_Mart

ise atları, bildiğim kadarıyla Akademiya’da göreceğiz. ‘Hayvan Çalışmaları’ disiplini, bu hayvanların edebiyatta, sinemada ve pop kültürde nasıl temsil edildiğinin irdelenmesi ve okumasını derinlikli bir şekilde yapıyor artık. Ülkemizde de bu konuda çalışmalar var, akademisyen Sayın Sinan Akıllı, özellikle bu konuda kayda değer çalışmalar içinde. Kıyamet sonrası kurgular ise bir nevi endüstri sonrası Samuray / Kovboy öyküleri aslında. Dolayısıyla böyle neo - feodal bir estetikte mutlaka varlar ve olacaklar. Mad Max 3’te Mel Gibson’ın karakteri, Avustralya’nın radyoaktif çöllerinde develerin çektiği bir benzini tükenmiş cip ‘sürüyordu’. Bu kadar gerçeküstü bir coğrafya - hayvan - obje kombinasyonunu ancak post- apokaliptik öykülerde bulabiliriz. Güzellikleri de budur zaten. Motorsikletli punk’ların barbar yağmacılar olarak tasvir edildiği bir radyoaktif bozkırda, elbette atlar da gerçek tarihte olduğu gibi, yağmalara, step savaşlarına katılacaktır bu hikayelerde. Yalnız yine kahramanımızın olağanüstü yoldaşı olarak. - Kaynakları incelediğimizde, tarihte ilk defa bir atın savaşçıya değil de toplumsal mülkiyete sahip olması gerektiği görüşüne İskitler’in sahip olduğunu görüyoruz. Sizin de tarihteki ilk eyeri, başlığı ve deri malzemeyle halka şeklinde yapılmış ilk üzengiyi kullanan İskitler’i konu alan bir romanınız bulunuyor. Yayımlandığı 2015 yılı ve sonrasında birçok defa çok satanlar listesinde yer alan bu roman, GİO “En İyi Roman” Ödülü’ne de layık görüldü. Atların İskitler için önemi hakkında ne düşünüyorsunuz? Tüm bozkır halklarında olduğu gibi İskitler için de hayati bir öneme sahipti atlar, estetik ilham kaynakları olmaları bir yana, muazzam mesafeli uçsuz bucaksız düzlüklerde, en yakın besin kaynağına ulaşmak için elzem bir önem taşıyorlardı. Hız, hareketlilik, baskın ve kaçma taktikleri için vazgeçilmez idi bu coğrafyada. Buna da mecburlardı, insanların karnını doyurma zorunluluğu kadar bu hayvanların besini olan otların bulunduğu çayırları elde etmek için de mecburi idi bu baskın ve yağmalar. Nitekim Moğollar, Avrupa’da ormanlık arazide, at hareketliliğinin kısıtlanması ve yeterli çayır ve düzlük bulamadıkları için Krakow civarlarından sonra, Asya steplerine geri dönmek zorunda kalmışlardır. Avrupa’nın büyük ve derin ormanları, at ve atlı savaşları için müsait değildir. Has atlar, has kahramanların yoldaşı olmaya layık bulunmuş seçkin varlıklardır. Olağandışı kişilerin, olağandışı binekleri olur... Bu röportaj, COVID - 19 pandemisi önlemleri kapsamında video konferans uygulaması kullanılarak gerçekleştirilmiştir. 1975 Ankara doğumlu olan Murat Başekim, Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olmuştur. Yazarlık, çevirmenlik ve çizgi roman senaristliği yapan yazarın gotik öykü türündeki İlk kitabı DG, 2012’de çıkmıştır. 2011 ve 2012’de peş peşe TBD Bilimkurgu Öykü Yarışması birincilikleri kazanmıştır. 2014’te İskit ve Hayal Et Hikayeleri adlı kitapları çıkan yazar, 2013’te DG ile, 2014’te Hayal Et Hikayeleri ile GİO, “En İyi Hikaye Kitabı” finalistleri arasına girmiş, 2015 yılında Demir Dövme Öyküleri adlı kitabı çıkmıştır; 2015 yılında İskit ile GIO, “En İyi Roman Ödülü”nü kazanmıştır. 2016’da Karanlık Çağ romanı yayımlanmıştır. 2017’de ise Sefer isimli romanı çıkmıştır. Kimdir? İtalyan ressam Domenichino Zampieri’nin 1605 yılında bitirdiği, günümüzde Roma’da sergilenmeye devam eden “Virgin and Unicorn” tablosu... 27 TJK’NIN SESİ MART 2021

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=