2021_Mart
15 TJK’NIN SESİ MART 2021 kamçılar da mevcut, belki burada da bu çeşit aksesuarları deneyebiliriz. Bu kamçıların özellikle taylar üzerinde etkili sonuçlar verebileceğini düşünüyorum. m Eski usul biniş stilini kullanmaya devam eden ve bu tarz ile başarılar kazanan jokeyler arasında yer alıyorsun. Sence bir jokey stilini neye göre şekillendirmeli? Jokeylikte stil çok önemlidir. Benim benimsemiş olduğum tarz biraz daha eski Türk stiline yakın diyebilirim. Arap atlarına bindiğim vakit özellikle bu stili kullanıyorum, daha öncesinde Avrupa tarzını da denedim. Bu şekilde İngilizler’de de başarılar elde ettim. Ata bağlı olarak hangi stili tercih edeceğime karar veriyorum. Yanlış tercihler yarış esnasında atı da bozar, sizi birincilik hedefinizden de uzaklaştırır. Bu nedenle doğru tercih yapılması gerekiyor. Her stilin kendince artıları ve eksileri bulunuyor. Burada sizi başarıya taşıyacak kilit husus; atınızın neye gereksinim duyduğunu anlayabilmenizde yatıyor. Avrupa’da gördüğümüz üzere; doğru biniş tercihleri ile kadın jokeyler önemli yarışlarda erkek meslektaşlarını geride bırakıp birinci olabiliyorlar. Bizim işimiz tamamıyla güce bağlı değil, atınızın ihtiyaçlarını ve hangi koşullarda size uyumluluk göstereceğini saptayıp yarış esnasında bu doğrultuda mücadele vermeniz gerekir. Bunları doğru yaptığınız vakit ister uzun olun ister kısa, güçlü veya güçsüz olun başarıya er ya da geç ulaşırsınız. m Kazandığında en mutlu olduğun koşu hangisiydi? Kazandığım her yarışın ardından inanılmaz mutlu oluyorum. Ancak bunların arasında 2002 yılında Yavuzca ile kazandığım 23 Nisan ve yine aynı yıl Yaşarcık ile galip geldiğimiz Haralar Koşuları’nı unutamıyorum. O dönem yaşım da çok gençti. Böylesine önemli başarıları genç yaşımda elde etmiş olmak bana büyük keyif vermişti. m Bugüne kadar 20 binin üzerinde katıldığın yarışla bu alanda Halis Karataş’ın ardından en yüksek sayıya ulaşmış ikinci jokey olarak listelerde yer alıyorsun. Birçok meslektaşına oranla daha sık at biniyorsun, bu durum performansına nasıl etki ediyor? Çok sık at binmek bir jokey için her zaman faydalı olmuştur. Kısa aralıklarla yarışlarda mücadele vermek sizi fazlasıyla zinde tutar. Bizim mesleği icra edenlerin olmazsa olmazı devamlı at biniyor olmasıdır. Ne kadar at binerseniz, o kadar formda kalırsınız. Bu yolla atları da daha iyi tanımış oluyorsunuz. Ben mesleğini aşk ile yapan birisiyim. Bu nedenle ata binerken büyük bir zevk alıyorum, onların üzerindeyken herhangi bir yorgunluk hissetmiyorum. Kaç tane ata bindiğimin bir önemi de kalmıyor böylece. Koşacak atın bir sağlık problemi yoksa ben de at seçmem, memnuniyetle piste çıkarım. m Geçen yıl Klasik bir yarış olan Ankara Koşusu’nda Uğurbey ile birinci olarak sezonun en önemli galibiyetlerinden birinin altına imza atmıştın. Nasıl bir mücadele oldu senin için? Call To Victory’nin kazanması halinde Triple Crown yapacağı koşuda elbet biz favori değildik. O gün Uğurbey’e ilk kez binecektim. Ancak ben tayımın gücünü, yarış içinde ne vereceğini öncesinde yapmış olduğun çalışmalar sayesinde biliyordum. Aynı şekilde Call To Victory’nin de neler yapabileceğini biliyordum ve ona büyük bir saygı duyuyordum. Zaten tüm bunlar olmasa başarılı olmamın da imkanı yoktu. Yarış öncesinde atın sahibi Atilla Seriner ve antrenörü Tevfik Bardakçı ile koşu esnasında izleyeceğimiz yol hakkında kısa bir toplantı yapmıştık. Rakiplerimizin tümünü çok iyi analiz ettik, starttan finişe kadar tüm hamlelerimizi planladık. Tayımızın mesafeci oluşuna ve mücadele azmine olan inancım sonsuzdu. Bu yarışta birinci olabilmemiz için 2800 metreyi ancak 2800 metre gibi koşmamız gerekiyordu, öyle de yaptık. Yarış başladığında Gökhan Kocakaya’nın bindiği Lord Of Game ve Hışman Çizik’in idaresindeki Kingsman’in startta kaldığını fark etmemiştim. Favori Call To Victory de arkamda kalınca kafamdaki tüm planı yansıtmaya başladım, son düzlükte de yapmış olduğumuz sprintle zafere uzandık. Uğurbey o gün gerçekten harika bir performans sergiledi. Ankara Koşusu’nda elde ettiğimiz başarıyı kimileri tarafından bizden daha şanslı olarak görülen rakiplerimizin yarışta saf dışı kalmasına bağladı ancak bu kesinlikle doğru değil. Yarış öncesinde ve esnasında ortaya koyduğumuz azim ve efor bize galibiyeti getirdi. Başa baş mücadele etseydik bile rakiplerimizi geçecek güce sahipti Uğurbey. Bundan sonraki dönemde de ne kadar kaliteli bir at olduğunu herkese gösterecektir, buna yürekten inanıyorum. Bir jokey için en etkin form tutma yolunun sıkça at binmekten geçtiğini düşünüyorum. Mesleğimi tutkuyla yapıyorum, bu sebeple ne kadar fazla ata binersem kendimi o kadar formda hissediyorum.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=