2021_Kasim

72 TJK’NIN SESİ KASIM 2021 ÇALDIRAN KOŞUSU RÖPORTAJLARI... ONUR DİLBAZ [SIGOŞ’UN YETİŞTİRİCİSİ VE SAHİBİ] Aynı zamanda “Sezonun Finali” de diyebileceğimiz, iki yaşlı taylar için en büyük sınav niteliğindeki çok önemli bir yarışı; kazanan tayların ilerleyen zamanlarda jenerasyonlarında söz sahibi olduğu, hatta çoğu zaman da baş at oldukları Çaldıran Koşusu’nu birinci olarak bitirmeyi başardık. Bu koşuya gelene kadar Ankara 75. Yıl Hipodromu’nda katıldığımız Açık ve Grup düzeyli yarışlarda bir 2’ncilik serisi yakalamıştık. Evet, belki bu yarışlarda kaybediyorduk ama tayımızın çok başarılı rakiplere karşı gayet güzel performanslar gösteriyor oluşu bize ümit veriyordu. Açıkçası, benim hayalim de sezon finalini güzel yapmaktı. Sigoş, son düzlükte çok başarılı olabilen bir tay. Ankara Hipodromu’na oranla daha uzun bir son düzlüğe sahip olan Veliefendi Hipodromu’nda, üstelik ilk defa bu kadar uzun bir mesafeli bir yarış için piste çıkacaktık. Sigoş, Veliefendi Hipodromu’na ilk defa geliyor olmasına rağmen hem eyerleme mahallinde hem de padokta kendinden o kadar emindi ki, bize adeta “Ben bugün iyi bir yarış çıkaracağım” diyordu. Sigoş’un orijininin ağır pistlerde iyi koşabilme potansiyeli taşıdığını da biliyordum. Pedigrisine baktığımızda, hem baba hem de anne hattında Avrupa’nın yumuşak - ağır çim pistlerinde mücadele eden çok başarılı yavrular ile karşılaşıyoruz. Atçılıkta birçok şeyi öngörmeye çalışıyorsunuz ama büyük bir çoğunluğunu da deneme - yanılma yoluyla öğreniyorsunuz. Sigoş’un pedigrisi bu konuda bize bir avantaj sağlamış olabilir. Fakat bugün yağmur yağmasaydı ve pist ölçümleri normal çıkmış olsaydı, tayımız yine de kazanabilirdi. Çaldıran, Sigoş için sezonun son yarışıydı. Tayımız şimdi bir süre idmandan çekilecek ve istirahat edecek. Başta Engin Bekiroğulları olmak üzere antrenör ekibimiz çok bilgili, tecrübeli ve gerçekten işinin ehliler. Her atçının olduğu gibi bizim hayalimiz de Gazi Koşusu’na kadar gelebilmek ve orada koşup bir derece alabilmek. Aynı zamanda yetiştiricilik de yaptığım için bir tayın bu noktalara gelene kadar ne gibi süreçlerden geçtiğini çok iyi biliyorum. Bu nedenle bizim için her şeyin başı “sağlık”. Allah sağlık sıhhat verir, kazasız - belasız bir kış geçirebilirsek, bu hayalimizi gerçekleştirmek için ekibimiz ile birlikte Sigoş için bir yol haritası belirleyeceğiz. Sigoş’u yarışlara hazırlayan seyisine, nalbantına, idman jokeyine, antrenörüne kısaca üzerinde emeği olan görünen veya görünmeyen “tüm kahramanlara” ayrı ayrı teşekkür ediyorum. BİZE, “BUGÜN İYİ BİR YARIŞ ÇIKARACAĞIM!” DİYORDU... İBRAHİM BEKİROĞULLARI [SİGOŞ’UN ANTRENÖRÜ] İbrahim Bekiroğulları’nın kendisi gibi antrenör olan oğlu Engin Bekiroğulları ile yarış sonrası yaptığımız söyleşide, “Hazırlıkları ile bizzat yakından ilgilendiğim bir tay ile Çaldıran Koşusu’na ilk defa katılıyorum ve yarışı kazandığımız için de mutluyum. Sigoş, zaten çok başarılı bir tay idi, bu başarısını da katıldığımız Açık ve Grup düzeyli yarışların tümünde söz sahibi olarak göstermişti. Çaldıran Koşusu’nu kazanabileceğimize gerçekten çok inanıyorduk. Mesafe lehimizeydi, yarış günü yağmur yağması da şansımızı arttırdı. Gökhan Kocakaya ile yarış öncesinde yaptığımız konuşmada, start ile ön grubun hemen arkasındaki yerimizi alıp, düzlük yarışı yapma konusunda hemfikir olduk. Start sonrasında istediğimiz pozisyonu kolayca aldık, yarışın temposu beklediğimiz gibi gitti, düzlükte de rakiplerinin dışına çıkan tayımız da ondan beklediğimiz performansı gösterince, galibiyet de geldi. İki yaşlı İngiliz taylarının Derbi’si olan Çaldıran Koşusu’nu kazanabildiğimiz için mutluyuz. Sigoş’a inanıyor ve ona güveniyoruz. Kısmet olursa, tayımızı önümüzdeki sezonda hep birlikte izleyeceğiz. Şimdi istirahate çekilecek. Birkaç ay sonra Adana Yeşiloba Hipodromu’nda yapılmasını planladığımız idmanların ardından, sezona Ankara 75. Yıl Hipodromu’nda başlamayı düşünüyoruz” dedi. SİGOŞ’A İNANIYORUZ VE ONA GÜVENİYORUZ... GÖKHAN KOCAKAYA [SİGOŞ’UN JOKEYİ] Sigoş ile ilk yarışımıza geçtiğimiz Haziran ayında, Ankara 75. Yıl Hipodromu’nda koşulan Şartlı 4 bir mücadelede katılmıştık. 2’nci olduğumuz o koşudan sonra Sigoş’u çok beğendiğimi, tıpkı babası Toruk Macto gibi yaş aldıkça daha başarılı olacağını ve sahip olduğu fiziksel özellikleri nedeniyle kısa mesafeli koşularda başarılı olması için biraz daha zaman geçmesi gerektiğini söylemiştim. O zaman da çok atletik bir taydı ama fiziksel potansiyelinin artması için biraz daha zaman gerekiyordu. Onun ileride iyi bir tay olacağına, bahsettiğimiz bu potansiyeline inandığım için takibimde olan bir taydı. Sigoş’un pedigrisi de yumuşak pistte iyi koşabileceğini gösteriyordu. Çaldıran Koşusu’nda tayımın gücünü orantılı kullanmam, Sigoş’un yarışta istediğim yerde istediğim şekilde hızlanması ve pist değerlerinin 5.2 çok ağır olması birleşince yarışı da kazanmayı başardık. Sigoş’un Ankara’dan İstanbul’a gelişinin de performansını olumlu yönde etkilediğini düşünüyorum. Sigoş’un başarıları daim olsun. Umuyorum ki, Sigoş gelişimini en güzel şekilde tamamlar, birlikteliğimiz sürer ve birlikte Çaldıran Koşusu gibi daha nice anlamlı yarışlar kazanabiliriz. Seyisinden çalıştırıcısına, antrenöründen at sahibine, Sigoş’un üstünde emeği olan herkesi tek tek kutluyorum. SİGOŞ, TAKİBİMDE OLAN BİR TAYDI... HASAN ALİ SAY

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=