2021_Kasim
aş’ın hikayesini anlatmaya, Yavuzhan’ın hikayesini anlattığım yazının girişinden alıntılar yaparak başlamamın doğru olacağını düşündüm. 1990’lı senelerin başlarıydı, farklı sektörlerde yatırımları bulunan Eskişehir Sivrihisar’lı İş İnsanı merhum Yavuz Gülerce’nin, (kendisini saygı ve rahmetle anıyorum), İzmir’de bir oteli vardı. İzmir’e göreve giden Türkiye Jokey Kulübü personeli de bu otelde kalıyordu. Tabii bu durumda da otelde at ve atyarışı sohbeti de tabiki eksik olmuyordu. Otelin Müdürü Mehmet Çay da atlar ve yarışlarla ilgilenmeyi çok seviyordu. O kadar çok seviyordu ki 1997 – 1998’lerde lisans alıp antrenörlük yapmaya bile başlamıştı. Otelin sahibi Yavuz Gülerce Beyefendi de bu sohbetlere sıkça katılıyordu. Kafkasya’da atçılık yapan akrabaları da vardı. Atçılık yapmaya karar veren Yavuz Gülerce, Çifteler ve Karacabey Satışları’ndan bir dizi tay satın aldı. Yavuz Gülerce’nin atçılığa başlama kararına eşi Nurbiye Hanımefendi ile kızları Gülnur ve Selma Gülerce Kardeşler’den de büyük destek gelmişti. Hatta bu destek İzmir Yeni Foça’da bir hara kurulması kararını da beraberinde getirmişti. 1993 yılında pistlere çıkan Hilalüzzaman yavrusu Bamka ile Mertol yavrusu Bamka 1’in yarışları Gülerce’lerin şevkini daha da arttırmışlardı. Ardından da efsanenin zamanı geldi. Gülnur Gülerce Hanım’ın ismini koyduğu Yavuzhan ardı ardına çok büyük başarılar kazanmaya başladı. Caş’ın hikayesi de Yavuzhan’ın 20’nci koşusunun ardından başladı. Yavuzhan ilk 20 yarışının 14’ünü kazanmış, diğer altısında da ikinci ve üçüncü kalmıştı. 1995 yılı angajmanlı tay satış listesi çıktığında da Yavuz Bey ve ekibinin hedef tayı seçmesi zor olmadı. Yavuzhan’ın babadan kardeşi Mahsuse 42’nin büyük şampiyon Albatur’dan olma tayı hedef taydı. Bu tay annesinin sahalara gelen ilk tayıydı da üstelik. Mahsuse 42 kendisinden çok büyük işler beklenen bir kısraktı aynı zamanda. Bu hedef tay o günün parası ile tam tamına 750 milyon Lira’ya Yavuz Gülerce tarafından satın alındı. Her zaman güler yüzlü, arkadaş canlısı, hoş sohbet ve yardımsever bir kişiliği olan Yavuz Bey, bu tayın Yavuzhan’ın en yakın rakibi olacağına çok inanıyordu. 8 Mayıs 1996’da İstanbul’da 900 metrelik çim pist Maiden Yarış ile ilk defa gördük bu tayı yarış pistlerimizde. İsmi Caş idi ve taya Ertul Cankılıç biniyordu. Caş, ilk koşusunu kazandı. “İkinci bir Yavuzhan” beklentisi de ortaya çıkmıştı. Caş 18 gün sonra koştuğu G3 Sultansuyu Tarım İşletmesi Koşusu’nda dördüncü kaldı, iyi koşamamıştı. Ancak 16 Haziran’daki G2 Aziziye Koşusu’nda çok iyi koştu. Kendinden çok daha deneyimli olan Yıldızağa’ ya geçildi ama çok beğenilmişti. İlk üç yarışını Ertul ile koşan Caş, ardından Halis Karataş’a teslim edildi. Halis ile ilk yarışı, G2 Satvet Koşusu C CAŞ O ÇOK DEĞERLI BIR ARAP ATI IDI... PIST PERFORMANSI DA, HARA PERFORMANSI DA MUHTEŞEMDI… HASAN SAYDAM UNUTAMADIKLARIM 1996 YILI ÇANAKKALE ZAFERI KOŞUSU’NU CAŞ, HALIS KARATAŞ ILE KAZANIYOR... 1998 YILI CUMHURIYET KOŞUSU KUPA TÖRENI... 1998 YILI TBMM KOŞUSU KUPA TÖRENI... 56 TJK’NIN SESİ KASIM 2021
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=