2021_Kasim
27 TJK’NIN SESİ KASIM 2021 m Basketbol ve voleybol gibi salon sporlarında ülkece istikrar sağladık. Sizce bu branşlarda neleri doğru yaptık? Özellikle kadın voleybolunda önemli turnuvalarda boy gösteriyoruz ve iyi takımlarla başa baş mücadele verebiliyoruz. Bunun sebebi ise çok iyi bir organizasyona sahip olmamız. Milli Takım’da çok iyi bir antrenör ve etrafına kurulan tecrübeli bir ekip ile birlikte uzun yıllardır çalışıyoruz. Alt yapılarda da hakkaniyetli seçimler yapılarak yeni yetenekler Türk voleyboluna istikrarlı bir biçimde kazandırılıyor. Ancak basketbol için aynı şeyleri söylemek zor. Alt yapılarımızda doğru seçimler yapılmadığı için yeni oyuncu yetiştirmekte zorlanıyoruz. Avrupa’da forma giyen oyuncu sayımıza baktığımız zaman bu tablo net bir şekilde ortaya çıkıyor. Bizden çok daha az nüfuslu Sırbistan ya da Karadağ gibi ülkelerin oyuncuları Avrupa’nın farklı takımlarında forma giyiyor. Basketbolda da voleybolda yaptığımız doğruları uygulamamız gerekiyor. m Profesyonel sporculuk döneminizde dünya basketbolunun zirvesi NBA’de sayısız yıldız top koşturuyordu. Siz hangileriyle aynı takımda oynamak isterdiniz? Birçok isimle beraber forma giymek isterdim elbette ancak benim için Michael Jordan ve Magic Johnson’ın yerleri farklıdır. Jordan’ın skorer kimliği ve Johnson’ın tedbir alınamaz stiline hayrandım. Bu yıldızlarla aynı takımda boy göstermek benim için büyük bir keyif olurdu. m Oğlunuz Alp Oktay da sizin gibi basketbolcu olmayı seçti. Onu tribünden izlemek nasıl bir duygu? Oğlum henüz 20 yaşında ve kariyerinin çok başında. Onun için basketbolcu oldu diyemem. Çok yetenekli bir oyuncu ve ilerleyen yıllarda önemli takımlarda boy gösterecektir. Ancak ben onu tribünden bugüne kadar hiç izlemedim. Çünkü salonda olduğum zaman içimde ona müdahale etme isteği oluşuyor ancak bunu yapmamam gerektiğinin de farkındayım. Sürekli gelişen ve farklı stillerin ortaya çıktığı basketbol şu anda benim zamanımdan çok farklı bir hal aldı. Bazen Alp’e tavsiyelerde bulunuyorum fakat bana kendi yolunda gitmek istediğini söylüyor ve aramızda tatlı atışmalar yaşanıyor. Zaten şu anda onun kariyerini yönlendiren bir ekip var. Son derece profesyonel yürüyor işler artık. Gelecekte onu iyi yerlerde görmek beni son derece gururlandırır. m Ferhat Oktay’ın bir günü nasıl geçiyor? Kendime son derece sade bir hayat tarzı seçtim. Basit yaşamayı seviyorum. Hayatım boyunca da böyle yaşadım zaten. Artık neredeyse 60 yaşıma geldim ve bu saatten sonra da bunu değiştirmeye niyetim yok. Uzun yürüyüşler yapmayı çok seviyorum. Çarşı ve pazarlarda alışveriş yapmayı, insanların arasında dolaşmayı seviyorum. Türkiye’de sıradan bir emekli nasıl yaşıyorsa ben de öyle yaşıyorum diyebilirim. m Diğer spor branşlarını izliyor musunuz? Futbol maçlarını izlemiyorum çünkü Fenerbahçe’nin maçlarında çok heyecanlanıyorum. Özellikle kaybedilen maçlardan sonra büyük üzüntü duyuyorum ve günlük hayatım etkileniyor. Bu nedenle futboldan uzak durmaya çalışıyorum. Ancak her basketbol maçını izlerim. Yerli ve yabancı tüm maçları takip ediyorum ve değişen basketbol hakkında fikir sahibi olmaya çalışıyorum. Aynı şekilde kadın voleybolundan da büyük keyif alıyorum. Milli Takımımız ve kulüp takımlarımız önemli başarılara imza atıyorlar, bu da bana büyük gurur veriyor. FERHAT OKTAY’IN OĞLU ALP OKTAY İTÜ BASKET FORMASIYLA...
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=