2021_Kasim
18 TJK’NIN SESİ KASIM 2021 Mart ayında gerçekleştirilen Genel Kurul’da, Türkiye Jokey Kulübü Başkanlığına 4. kez seçilen Sayın Serdal Adalı ile 71. yılında TJK’nın Türk atçılığındaki önemini, başkanlığı süresince yaptıklarını ve gelecek planlarını konuştuk. m Atçılık maceranız nasıl başladı? 1980 senesinin başlarında Burçak isimli atımızla başladı. m Sizi en çok etkileyen atınız hangisiydi? Beni en çok etkileyen atımız Annosh oldu. m At yarışlarıyla alakalı birçok anınız vardır ama hiç unutamayacağınız birini paylaşır mısınız? Hem iyi hem de kötü anlamda unutamayacağım anım, Annosh ile koşup burun farkı ile kaybettiğimiz 2006 yılı Gazi Koşusu’dur. m Baba’nız camianın çok sevilen ve saygı duyulan isimlerindendi. Atçılığı da o’nun mirası olarak görüyor musunuz? Tabii ki öyle görüyorum. Bana babamın da annemin de mirası, aile mirasımız atçılık. m 71 yıllık Türkiye Jokey Kulübü tarihinde en uzun süre görev yapan başkan oldunuz. Bu kulübün sizin için önemi nedir? Kulübümüz 71 yıllık bir çınar. Ülkemizin en köklü, en güzide kuruluşlarından birisi. Atçılığın lokomotifi. Türkiye’miz için de her bakımdan büyük bir değer. Benim için ise ailemden farksız. Belirttiğim gibi zaten bu camianın içine doğdum. Şimdi ise Başkanlığını yapmak, hem de en uzun süre yapmak nasip oldu. Şükürler olsun, benim için büyük bir onur ve gurur kaynağı. m İlk başkanlığınızdan bu yana, en önem verdiğiniz proje hangisiydi? Gerçekleştirebildiniz mi? Benim için her projenin yeri ve önemi farklı. İçerisinde bulunduğunuz ve zamanla değişebilen şartlar öncelikleri de değiştirebiliyor. Pandemi bize bunu bir kez daha gösterdi. Sektöre yetişmiş, kalifiye insan kaynağı sağlamak için eğitim, yetiştiriciliğin ve buna bağlı olarak yarışçılığın ilerlemesi için yeni ve kaliteli kan hatlarıyla desteklenmesi, atçılığın yayılması ve gelişimi için yeni yatırımlar, tesisler, destekler, yapısal değişiklikler, hepsi ayrı ayrı önemli. Sektörün geleceğine yönelik lisans hakkı süreci. Atçılığın algısının iyileştirilmesine yönelik çalışmalar... Belirleyip ilan ettiğimiz projelerimizin birçoğunu gerçekleştirdik, bazıları gerçekleşme aşamasında, bazılarını ise önümüzdeki günlerde gündeme alacağız. m Lisans haklarının Türkiye Varlık Fonu’na devri, atçılığımıza nasıl yansıdı? Belirsizlik ve değişim başta doğal olarak endişe yaratır fakat zamanla herkes gördü ki, konunun tüm tarafları hem ülkemiz hem de atçılık için en faydalı modelin belirlenmesi noktasında hemfikir. Sürecin bu kadar uzun sürmesi de bu hassasiyeti gösteriyor aslında. Biz de sürecin başından beri Türkiye Varlık Fonu ile çok yakın temas halindeyiz. Kendilerine hem sektörümüzün farklılığını hem de 71 yıldır bu görevi başarıyla yürüten Kulübümüzü en iyi şekilde tanıttığımızı düşünüyor ve atçılığı olumsuz etkileyebilecek herhangi bir yapısal değişikliğe yönelmeyeceklerine yürekten inanıyorum. m Dernek olarak uzun bir dönem enerjinizi lisans hakkı konusuna harcadınız. Hangi gelişmeler sonrası tekrar geleceğe yönelik yatırımlara başladınız? Atçılık bacasız dev bir sanayi. Diğer şans oyunlarıyla mukayese kabul etmez. 200.000’den fazla kişi ekmeğini bu sektörden kazanıyor. Tarım, hayvancılık, daha birçok yan sanayiyi de içerisinde barındırıyor. Uzun vadeli, emek yoğun, çok riskli bir sektör. Atçı, yetiştirici bugünden 3 sene sonrasına canlı hayvan yatırımı yapıyor, haliyle önünü görmek istiyor. Bu gibi tüm detaylarıyla sektörümüzü ve Kulübümüzü en iyi şekilde tanıtmak için çok çalışıp, uzun temaslarda bulunduk. Varlık Fonu da bu anlamda gerçekten büyük ilgi ve hassasiyet gösterdi. Fakat tabii ki bir yandan da yapılması gereken işler, yatırımlar, 7/24 yaşayan sektörün beklentileri, ihtiyaçları devam ediyor. Biz de bir süre sonra bu doğrultuda, her iki süreci birlikte yürütmeye ve projelerimizi hayata geçirmeye başladık. m Nitelikli aygırların alımı, at sahibi primi eklenmesi ve 5.’ye ikramiye gibi çok ciddi giderler sonrası bütçeyi dengelemek zor olmadı mı? Pandemi döneminde yarışlara ara verilen 2,5 ay camiamız için zor bir dönemdi. Biz bu zor dönemde atçılarımızın yükünü hafifletmek için elimizden gelen her şeyi yapmaya, katkı sağlamaya çalıştık. Tabii ki kolay değildi. Ancak iyi bir planlama ve disiplinli uygulamalarla altından kalkmayı başardık. m Pandemi süresince özellikle ilk yıl, yarış dünyasında ikramiyeler azalırken, Türkiye’de artış oldu. Bu kararla risk aldığınızı düşündünüz mü? OCAK AYINDA ANTALYA YARIŞLARINI BAŞLATMAYI HEDEFLİYORUZ... YÖNETİM KURULU BAŞKANIMIZ SERDAL ADALI BOSPHORSE DERGISI’NE KONUŞTU: Bosphorse Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Yusuf Marangoz’la bir söyleşi gerçekleştiren Kulübümüz Yönetim Kurulu Başkanı Serdal Adalı; aygır alımları, Antalya Hipodromu, çalıştırıcı - seyis projesi ve Kulübümüzün gelecek planlarına dair pek çok soruya cevap verdi...
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=