2021_Haziran

49 TJK’NIN SESİ HAZİRAN 2021 Koşusu’nu Kavranhan ile kazandık. Ona olan güvenimi boşa çıkarmadığı için çok sevinçliydim. 2002 Gazi Koşusu’nda ise bu defa Fernando isimli safkanla zafer kazandım. Gazi Koşusu’na katılabilmek için gerekli handikap puanını toplamamız gerekiyordu. Bu doğrultuda şehir ayırt etmeksizin çeşitli koşulara katıldık ve elde ettiğimiz başarılı neticelerle Gazi’ye katılma hakkını elde ettik. Yarış öncesinde tayımız favori olarak gösterilmiyordu ancak benim inancım tamdı. Ona olan güvenim en üst seviyedeydi. Yarış başladığında önemli olan doğru bir konum almamızdı ve Fernando bunu başarmıştı. Sonrasında önde kaçanları iyi takip ettik ve son düzlükteki sprintimizle birlikte de rakiplerimizi geride bırakıp zafere uzandık. m Bir jokey için Gazi Koşusu ne anlam ifade ediyor? Bu mesleği seçen her bir bireyin rüyasında Gazi Koşusu’nu kazanmak yer alır. Geçmişte de günümüzde de birçok başarı elde etmiş, sezonu en çok yarış kazanan jokey olarak tamamlamış ancak Gazi’de başarılı olamamış jokey arkadaşlarımız oldu. Onlara soracak olursanız size Gazi kazanmadan elde edilen diğer başarıların pek de bir anlamının olmadığını söyleyeceklerdir. Gerçekten de Gazi Koşusu’nu kazanmak kariyer anlamında eksik parçaları tamamlar niteliktedir. Bu sebeple jokeyler olarak bizlerin olmazsa olmazıdır Gazi. Orada birinci olmadan bir yanımız hep yarım kalır. m Kazanamadığınız için en çok üzüldüğünüz Gazi Koşusu hangisi oldu? 2003 yılı Gazi Koşusu’nda gerçekten çok üzülmüştüm. O yarışta İhsan Sultan isimli dişi bir tayla yarışacaktım. Ona öylesine güveniyordum ki koşudan önce herkese ne kadar iddialı olduğumuzu, başka hiç kimsenin şansının olmadığını söylüyordum. Starttan da çok iyi çıkmıştık. Kalabalık grup içindeki yerimiz de son derece iyiydi. İşler son 800 metreye kadar tam da istediğimiz gibi gidiyordu. Önüm de açıktı. Atım bana adeta “Bırak da gideyim, kopalım şu gruptan.” diyordu. Ancak ben bunun için daha erken olduğunu düşünmüştüm, belki de işi garantiye almak istedim. Tam kapasiteyle sprinte kalkmak için son virajın dönülmesini beklemek istedim. Virajı geçtikten kısa bir süre sonra atım arızalandı. Geride kalmaya başladık. Tüm aksaklıklara rağmen o gün o yarışı 5. olarak tamamlamayı başardık. O Gazi’de acele etmeyerek belki de doğrusunu yapmıştım. Fakat orada beklememiş olsam, atıma sprinte kalkması için izin versem o arızayı yaşamayabilirdi. Büyük bir talihsizlik olmuştu herkes açısından. Yarış sonrasında duyduğum üzüntüyü de unutamıyorum. m Kazandığınız yarışlarda potoyu geçerken atınızı öpüyorsunuz. Bu sevincinizin anlamı nedir? İstediğiniz kadar yetenekli bir jokey olun, atlar olmadan hiçbir şey ifade etmiyorsunuz. Atı öpme hareketim bir anlamda onlara duyduğum saygıyı ve minneti ifade ediyor. Her türlü egodan uzak bir iş birliği içindeyiz onlarla. Atın üzerinde emeği olan herkesi bu hareketimle bir nebze de olsa tebrik ettiğimi düşünüyorum. m Yarışlarda önde kaçarak tempo kuran atlarla daha başarılı olduğunuz söylenir. Bu konu hakkında neler söylemek istersiniz? Atımın temposunu yakalayabildiğim her yarışta kendime avantaj sağlıyorum. Rakiplerim de atla olan ritmimi bozmak için yarış içinde bana erken pres uyguluyorlardı. Bazen at binmediğim vakitlerde televizyonda yarışları izlerken keşke ben olsaydım orada dediğim anlar oluyor. Ön tarafta tempoyu eline geçirmek için fırsatı yakalayan ancak bunu kullanmayan genç arkadaşları görüyorum. Tam o esnada orada ben olmalıydım, çok rahat kazanırdım diyorum kendime. Tabi ki bunlar bir yandan işin şaka içeren keyifli yanları. Herkesin bir stil tercihi var, benim de tempo ile ilgili daha baskın bir biniş tarzım mevcuttu. Jokeyler olarak bizlerin olmazsa olmazıdır Gazi Koşusu. Orada birinci olmadan bir yanımız hep yarım kalır... Çakar Ailesi, kızlarının 5. yaş gününü kutluyor...

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=