Eylul_2021

m Spor ve eğitim kariyerinizi paralel olarak nasıl başarıyla sürdürdünüz? Benim için oldukça zordu ancak azmetmek çok önemli. İlkokulu bitirmemin ardından babam beni yatılı okula göndermişti. Orada elde ettiğim disiplin, hayatımın geri kalanında beni başarılı kıldı diyebilirim. İlkokulda çok da başarılı bir öğrenci değildim. Üçüncü sınıfa geldiğimde halen okumayı sökemediğim için annem bir sene daha tekrar etmemi istemişti öğretmenlerimden. İlkokulu toplamda 6 senede bitirdim. Bu sürecin ardından, dönemin en büyük okullarından bir tanesi olan Haydarpaşa Lisesi’ne yatılı olarak gönderildim. “HAYATIMIN AKIŞI YATILI OKULA YAZILMAM ILE DEĞIŞTI” Orada hayata karşı bakışım, yaşam tarzım tamamen değişti. Ufacık bir çocuk olarak öylesine bir ortamda tek başıma yaşamak beni olgunlaştırdı. Kendi başıma yetmeyi öğrendim. Hafta sonları evci çıkardım, Pazar akşamları bir sonraki gün okula geri döneceğim için ağlardım. Hayatı tam anlamıyla yatılı okulda öğrendim. Ortaokulu ve liseyi nispeten başarıyla bitirdikten sonra babamın üniversiteyi kazanacağıma dair pek bir umudu yoktu. Futbol ile uğraştığım için derslere yeteri kadar ilgi göstermediğim kanaatindeydi. Fakat beklenilenin aksine üniversite imtihanında başarı gösterdim ve Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü’nü kazandım ve mezun oldum. Babam çok şaşırmış ve sevinmişti aynı zamanda. Ailenin haşarı çocuğu olarak görüldüğüm için babamı her daim olumlu yönde şaşırtmayı başarmışımdır. Hatta bir gün anneme benim için, “Bundan hiç bir şey olmaz diyordum ancak çok farklı çıktı” ifadelerini kullanmış rahmetli babam. Futbolculuk kariyerimde önemli kulüplerde forma giyemedim. Bunun en büyük sebeplerinden biri babamın beni İstanbul dışına yollamak istememesiydi. Hatta o dönem Trabzonspor’dan bir teklif gelmişti. Ancak babamın bu hassasiyetinden ötürü transferim gerçekleşememişti. m Görev yaptığınız takımları küme düşmekten kurtarmanız ile tanınıyorsunuz. Bunun bir sırrı var mıdır? Sevgili meslektaşım Yılmaz Vural ile bu konuya dair sürekli şakalaşıyoruz. Kendisi de kariyeri boyunca benim gibi zor durumdaki takımlarda görev yapıp küme düşmekten kurtarmıştır. Geçen sezon İstanbul Sancaktepespor’dan teklif almıştım. O dönem bitime 7 - 8 hafta kalmıştı ve küme düşmek üzereydiler. Kulübün başkanı beni arayıp, “Hocam bizi kurtaracak biri varsa o da ancak sen olursun” demişti. Ben de teklifi kabul ettim ve bunun üzerine Yılmaz Vural beni aradı. Hayırlı olsun dileklerini ilettikten sonra da “Yine bir takımı kurtarmaya gittin” diyerek gülüştük. Ben göreve başladıktan 1 ay sonra ise bu sefer Yılmaz Hoca küme düşme hattındaki Erzurumspor ile anlaştı. Bu sefer ben kendisini aradım ve uzun süren keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Teknik direktörlüğe alaylı olarak geçiş yapmamın avantajlarını görüyorum. Futbolculuğun ne olduğunu çok iyi bildiğim için onların ruh halini de çok iyi anlıyorum. Onlarla olan diyaloglarımı psikolojilerine göre şekillendiriyorum. Belki de kötü durumdaki takımlarda forma giyen oyuncuları motive edip başarılar kazanmanın sebebi de budur. m “İmparator” lakabınızın arka planında ne var? Fatih Karagümrük’te yıllarca top oynayıp, takım kaptanlığı yaptıktan sonra teknik direktör olarak da görev yaptım. Teknik direktörlük yaptığım sene şampiyon olup bir üst lige çıktık. Karagümrük taraftarları da elde ettiğimiz bu başarılar neticesinde bana “İmparator” lakabını uygun gördüler, sağ olsunlar. Karagümrük’te son derece sevilen bir futbolcuydum. Futbolu hayatımı da orada noktaladım, m Bunca yıllık tecrübelerinize rağmen neden Süper Lig seviyesinde bir takımı henüz çalıştırma fırsatınız olmadı? Ülkemizde maalesef nitelikten ziyade ikili ilişkiler sizi bir yerlere getiriyor. Ben önemli ERBATUR’UN KAZANDIĞI VE ALBATUR’UN IKINCI OLDUĞU 1985 YILI TBMM KOŞUSU KUPA TÖRENINIDE, SÜLEYMAN SIRRI TURHAN KUPASI İLE... BIR SÜLEYMAN SIRRI TURHAN KOŞUSU ÖNCESINDE ARMAĞAN TURHAN ANNESI NEVZAT TURHAN ILE... 26 TJK’NIN SESİ EYLÜL 2021

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=