2021_Aralik

BİR AT İLE İLK KEZ YANYANA GELDİĞİMDE, YÜKSEKLİĞİNDEN DOLAYI ÇOK KORKMUŞTUM 17 Aralık 1985, İstanbul doğumluyum. Doğumum anında uygulanan yanlış bir müdahale sebebiyle serebral palsi* hastası olarak dünyaya geldim. %99 oranında fiziksel engelliyim. Lise mezunuyum, liseyi bitirdikten sonra da ticaretle uğraşmaya başladım. Bu sırada yumurtalık kanseri hastalığına yakalandım ve tedavi sürecim 1 yıl sürdü. Atlar ile tanışmam, kanser hastalığını yendikten sonra ve tesadüfen oldu. At sahibi bir dostum, bir hafta sonu etkinliği için beni çiftliğine davet etmişti. Daha sonra beni çiftlikteki bir ata bindirdi. Ben tüm hayvanları çok seviyordum ama o zamana kadar bırakın binmeyi, bir at ile yan yana bile gelmemiştim. O gün ilk kez ata bindiğimde daha önce hiç tatmadığım duygular yaşadım. Daha önce köpek beslemiş bir adamdım fakat şimdi karşımda bambaşka bir canlı vardı. At ile yan yana geldiğimizde hiç yalan da yok, önce çok korktum. Sırtına bindiğimde bu korkum daha da arttı çünkü burnundan nefes alıp veren hareketli bir canlının üstünde ve yerden çok yüksekteydim. O gün beni 2, bindiğim atı ise 3 kişi tuttu. Dedim ki, ‘Aman bırakmayın, gider falan bir şey olur.’ Atın sırtında bir iki tur attıktan sonra ritme de alışınca, bizi tutanlardan bırakmalarını istedim. Bizi bıraktılar ve bu şekilde de biraz gezdikten sonra ata binmenin bana ne kadar huzur verdiğini fark ettim. Bir sonraki gün aynı çiftliğe giderek tekrar ata bindim. İkinci binişimde daha da rahatlamıştım çünkü artık kendime daha çok güveniyordum. Ondan sonra ise at binmeyi bir süreklilik haline getirdim. Artık, eve bile gidemez olmuştum. Hatta, 6 ay boyunca o çiftlikte kaldım. Çiftlik çok hareketli bir yerdi, insanlar sürekli farklı atlarla yarışlara hazırlanıyorlardı. PARADRESAJ BRANŞI AÇILMASI İÇİN SAYFALARCA DÖKÜMAN OKUDUM, SUNUM HAZIRLADIM Bu sırada ben de engelli bireyler için böyle bir branş olup olmadığını araştırmaya başladım. İlk incelemelerime göre paradresaj, yani paralimpik at terbiyesi diye bir branşın dünyada birçok ülkede var olduğunu ve bu branşa ilgi duyan, icra eden yüzlerce sporcu olduğunu öğrendim. Daha sonra Türkiye’de bu spor yapılıyor mu, nasıl ve nerede yapılır gibi konular ile ilgili Türkiye Binicilik Federasyonu ile görüşmeler yaptım. Bizim ülkemizde bu branş daha önce hiç açılmamıştı. Bu sebeple branş hakkında detaylı hiçbir bilgi yoktu. Bu branşın açılması için pek çok kişiyle yaptığım görüşmeler neticesinde hep olumsuz sonuçlar aldım. Ya uğraşmak istemediler ya da farklı nedenleri vardı, bunu bilemiyorum. Dünyanın pek çok ülkesinde var olan bu branşın bizim ülkemizde de var olabilmesi için bir çalışmalara başladım. Önce bu branş hakkında çok iyi araştırma yapmam ve bir yol haritası çizmem gerekiyordu. Yabancı kaynakları taradım, birçok video izledim, ülkelerin kendi kurallarını okudum. Dünya genelinde bu branş ile ilgilenen kim varsa iletişime geçip, onlardan bilgiler aldım. Ulaşabildiğim tüm yazılı dokümanları inceledim ve sonunda bir sunum dosyası hazırlayıp, Türkiye Binicilik Federasyonu eski Başkanı Atıf Bülent Bora’ya sundum. Kendisi bu konuya sıcak baktı ve sonrasında bu spor branşının resmi olarak açılması için yardımcı oldu. YARIM SAAT İDMAN İÇİN GÜNDE 5 SAATİM YOLDA GEÇİYORDU Paradresaj idmanları yaptığım ilk binicilik kulübü Gebze, Cumaköy’de bulunuyordu. Bu kulübe gidebilmek için Pendik’ten sabah 06.00’da yola çıkıyor ve ancak 2 buçuk saatte orada olabiliyordum. Yarım saat antrenman yaptıktan sonra da bu yolu geri dönüyordum. 1 yıl boyunca, kendi imkanlarımla ve bu şartlarda idmanlarıma devam ettim. Bu sporun atı var, eğitmeni var, eğitimi var. Bunun için belirli bir bütçemin olması gerekiyordu fakat benim böyle bir bütçem yoktu. Bunun için sesimi daha fazla duyurabilmek adına yaşadıklarımı anlattığım bir video çektim. Bu videomda da atçılık, yetiştiricilik ve binicilik ile ilgilenen tüm iş adamları ve devlet adamlarımıza seslendim. Daha sonra bu videoyu sosyal medya hesaplarımdan da paylaşarak etkileşim almasını sağladım. Medya kuruluşları da bu videoya ilgi duyunca televizyon, gazete ve radyolara röportajlar vererek, sesimi Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’na duyurabildim. Dönemin Binicilik Federasyonu Başkanı ve o zaman eğitim aldığım kulübün başkanı ile bakanlığa giderek hazırladığım dosyaları kendilerine sunma fırsatım oldu. Bakan bey de bu spor dalının açılmasına sıcak baktı ve verdiği talimat üzerine Binicilik Federasyonu tarafından kısa sürede At Terbiyesi branşının bir dalı olan “Para At Terbiyesi” branşının Türkiye’de açılmasına vesile oldum. Bu binicilik dalının Türkiye’de açılması benim bir hayalimdi. Olimpiyatlarda ülkemizi temsil edebilmek ise hedefim. 2016 yılında bu sporu yapmaya başladım. 1 aylık sporcu iken verdiğim bir röportajda, ‘Bir gün bu ülkede bu branş açılırsa, ben bu branşta ülkemizi olimpiyatlarda temsil etmek 6 TJK’NIN SESİ ARALIK 2021 ALPEREN ALPER, MÜSABAKA SIRASINDA CAMARON ISIMLI ATLA...

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=