2021_Aralik

m Ürünlerinizi renklendirirken nelere dikkat ediyorsunuz? Aykırı renkler nasıl bir etki yaratıyor? Ürünlerimizi koyacağınız yerin konsepti ve renkleri ile ürünlerin rengi uyumlu olmalı. Biz tasarımımızın konulacağı alana göre renkler belirliyoruz. Eğer tasarımımızın mekanın ilgi odağı olması planlanıyorsa; ateş kırmızısı gibi çarpıcı bir renk, eğer mekanın “ağır” bir ortamı var ise dekoruna göre altın yada bakır, mekanda fazla dikkat çekmeden görünmesi isteniyorsa, ortamın genel renkleri ile aynı; uyumlu renkleri kullanıyoruz. Tabii ki bana göre en asil renk olan siyah, her modelimizde muhakkak kullandığımız tek renk. Ortaya çıkan ürün büyük bir emeğin sonucu ve renk de onu gösteren en önemli faktör. Mekana uygun olmayan, yanlış seçilmiş bir renk; tüm bu emeğin boşa gitmesine neden olabilir. Bunun olmaması için tasarımlarımızı alan insanlar bir renk belirlemiş olsalar bile yine de neden bu rengi seçtiklerini kendilerine soruyorum ve yanlış seçim olduğunu düşündüğüm durumlarda onlara tavsiyelerde bulunuyorum. Daha şık daha güzel durabileceğini düşündüğüm renk ya da renkler konusunda da onları yönlendiriyorum. m Çalışmalarınızdaki at figürleri özellikle göze çarpıyor. Atlar sizin için ne ifade ediyor? Atların gücün ve asaletin sembolleri olduğunu düşünüyorum; fakat mütevazı bir güç ve asalet. Bu kavramların bendeki etkisiyle atölyede tasarladığım ilk üç model çalışmamdan birisi de “at figürü” olmuştur. Kuruluş yılımız olan 2016’da tasarladığım at figürü modelleri de o günden beri herkesin beğenisini kazanıyor ve gerçekten çok ilgi görüyor. Atlar, figür olarak o kadar güçlü ve uyumlu modeller ki; insanlar üzerinde yarattıkları olumlu etkilerden dolayı bulundukları ortamın konsepti ne olursa olsun kendilerine bir yer bulup, bulundukları mekana değer katmayı başarıyorlar. Bizim çalışmalarımızda bu mekan, bir ofisin girişi de oldu, bir evin yatak odası da bir restoranın masasının arkası da. Hatta İskoçya’da Truva konseptine sahip bir restoranın giriş kapısına bile bir çalışma yaptık. Atlar ile hayatları boyunca hiçbir etkileşimi olmayan insanlar bile model olarak atların kendileri üzerinde bırakmış olduğu etkileri kendi mekanlarında da görmek istiyorlar ve bu nedenle at figürü her mekanda kendine bir yer bulabiliyor. SANAT, ÇOK YAKIN BIR GELECEKTE BILIMSEL HESAPLAMALAR ILE INSAN DUYGULARINA YÖN VEREN, YAPAY ZEKAYA SAHIP “DIJITAL” SANATÇILARIN ELLERINDE “ HAYAT ” BULMAYA BAŞLAYACAK... m Son olarak, sanatın teknoloji ile olan ilişkisini ve bu ilişkinin sanata olan etkileri hakkında neler söylersiniz? Günümüze kadarki süreçte sanat hep insan elinden çıkmış ve nesnelken, günümüzde bu nesnellikten uzaklaşarak dijitale doğru ilerleyen bir olgu haline gelmiştir. Buna paralel olarak, gelişen teknoloji ile insan üstü yapay zekalar geliştirilmiş; günümüz insan doğasının ve zekasının algılanması sağlanarak, duygusal algılarıyla oynanmaya başlanmıştır. Ve bence günümüze ait dijitalleşen sanat ile çok yakın gelecekte ortaya çıkacak yapay zekaya sahip “dijital sanatçı” kavramları bir araya gelecek ve şimdiye kadar insanların elinden çıkan sanat, çok yakın bir gelecekte bilimsel hesaplamalar ile insan duygularına yön veren, yapay zekaya sahip “dijital” sanatçıların ellerinde hayat (!) bulmaya başlayacak. 18 TJK’NIN SESİ ARALIK 2021

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=