2020_Ocak
33 TJK’NIN SESİ OCAK 2020 ilattan önce 545 - 333 yılları arasında Pers hakimiyeti altına giren Bursa ve çevresi, M. Ö. 333 yılından sonra Persleri yenerek Anadolu’yu ele geçiren III. Alexander (Büyük İskender) hakimiyetine geçmiştir. Büyük İskender’in ölümü sonrasında ortaya çıkan Hellenistik Dönem Kralları’ndan biri olan I. Nikomedes (M. Ö. 279 - 250) zamanında, yeniden Bithynia Krallığına bağlanmıştır. Bugünkü Bursa şehrinin temelini oluşturan antik Prusia Kenti ise, Bithynia krallarından I. Prusias (M. Ö.228 - 185) tarafından kurulmuş, adını da bu kraldan almıştır. Tarihte, “Prusia Ad Olympum” olarak anılan şehrin, “Prusia” isminin zamanla değişime uğrayarak “Bursa”ya dönüştüğü sanılmaktadır. Bursa İli ve çevresinde ortaya çıkartılan ve 8500 yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen buluntular, bu bölgenin Orta Avrupa ve Balkan kültürünü oluşturan ilk tarım topluluklarının yerleşik düzene geçmesinde etkili olduğunu işaret etmektedir. Günümüzde 30’u tespit edilebilmiş olan Prehistorik döneme ait olan höyükler, Kuzeybatı Anadolu’nun tarih öncesi geçmişine ışık tutmaktadırlar. Türkler, Bursa bölgesine ilk olarak 1080 yılında gelmişlerdir. 1087 - 1097 yılları arasında Selçuklular tarafından ele geçirilen İznik, bu yıllar arasında Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkenti olmuştur. 8 Temmuz 1920 tarihinde, Yunanlılar tarafından işgal edilen Bursa, iki yıl kadar Yunanlıların işgalinde kalmıştır. Bursa’nın işgali, tüm ülke çapında büyük bir üzüntü yaratmış, TBMM’ndeki kürsünün üzerine de Bursa’nın düşman işgalinden kurtuluşuna kadar orada kalacak olan bir siyah örtü örtülmüştür. Büyük mücadeleler sonucunda, 11 Eylül 1922 tarihinde işgalden kurtarılan Bursa, bağımsızlığını güvence altına alan Mudanya Mütarekesi’ne de ev sahipliği yapmıştır. M Bursa’nın Merkez İlçesi’nde yer alan Ulu Cami 1396 - 1400 yılları arasında Yıldırım Bayezid tarafından yaptırılmıştır. Tamamıyla kesme taştan yapılan kalın ve yüksek duvarlarla, 12 ağır dört köşeli paye üzerine yirmi kubbeli olarak yapılan Ulu Cami, çok kubbeli camilerin en klasik örneklerinden biridir. Türkiye’deki “Ulu Cami” ismindeki camilerin en büyüğüdür. Ulu Cami’nin iç duvarlarını süsleyen levhaların birçoğunun altında hattatının imzası bulunmaktadır. Yıllar geçtikçe zamana yenik düşen bazı eserlerin eksikleri, Hattat Şefik Bey tarafından düzeltilmiş veya yeniden yazılmıştır. Cami içinde, 41 ayrı hattat tarafından, 13 ayrı yazı karakteri ile duvarlara nakşedilmiş 87 adet, levhalara yazılmış 105 adet olmak üzere, toplamda 192 adet eser mevcuttur. Ayrıca, camide çok değerli saatler, şamdanlar ve Kur’an-ı Kerimler de bulunmaktadır. Ulu Cami
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=