2020_Mart

deriden yapılan aklınıza gelebilecek her şeyi yapabiliyoruz. Bunlara binicilik çizmesi, eyer, eyer çantası gibi atçılıkta kullanılan malzemeler de dahil. Ürünlerimiz sanat camiası, modacılar, moda tasarımcıları veya sadece bu kıyafetleri giymeyi seven kişiler tarafından da tercih ediyor. 70 yaşında olup, tepeden tırnağa kovboy kıyafetleri ile gezen ve kovboy kültürünün adeta “hastası” olan kişiler de sık sık dükkanımızı ziyaret ediyorlar. Binicilik camiasından fazla müşterimiz olduğunu söyleyemem ama binicilik çizmeleri de yaptık ve yapıyoruz. Filmlerde kullanılması için Atatürk çizmesi ve jokey çizmesi de yaptık. İstenildiği taktirde her türlü ürünü tasarlayıp yapabiliyoruz. ■ Tasarlayıp yaptığınız ayakkabılar filmlerde de kullanıldı. Biraz da bu konudan bahsedebilir misiniz? Yahşi Batı Filmi ve Diriliş Dizisi gibi filmler, diziler, tiyatrolar, ve sahne şovları için çizmeler yaptık. Savaş filmleri için mermilikler, kütüklükler, postallar, bıçak kılıfları da yaptık. Ayrıca motosikletler için sele ve çanta da yapıyoruz. Kısacası, yaptık da yaptık. Yaptığımız ürünler de birçok yapımda kullanıldı ve kullanılmaya da devam ediliyor. ■ Eyer ve eyer çantaları da yapıyorsunuz ama teknolojinin gelişmesiyle birlikte, onların yerini sele ve motosiklet çantalarının aldığını söyleyebilir miyiz? Modernleşmeyle birlikte, biz de modern kovboy olduk ve motosikletlere biniyoruz. Eyer yerine de motosiklet selesi ve çantası yapıyoruz. Bu sele ve çantalara da desenler çiziyoruz, resimler yapıyoruz, deri ile kabartmalar işliyoruz, püsküller yapıyoruz. ■ Neden kovboylar? Siz kovboy kültüründen nasıl etkilendiniz? Çocukluğumuzda Teksas Tommiks ve Zagor gibi çizgi romanları okurduk. Ayrıca, eskiden her Pazar sabahı TRT-1’de oynayan kovboy filmlerini de hiç kaçırmazdık. Oradan bu kültüre bir sevgi ve yakınlığımız var. Kendimiz de kovboy çizmesi giymeyi çok seviyoruz. ■ Kökeninin İspanya’ya dayandığı söylenilen kovboy kültürünü, günümüzde Beyoğlu’ndaki dükkanınızda yaşatıyorsunuz. Peki önümüzdeki süreçte bu mesleği nasıl sürdürmeyi planlıyorsunuz? Biz, mesleğimizi kendi çocuklarımıza da öğretmek istedik. Fakat, bu mümkün olmadı. Çünkü, bir sanat dalını öğrenmek öncelikle sabır ister. Yapmayı istemeniz ve işinizi sevmeniz lazım. Biz mesleğimizi başkalarına öğretip, gelecek nesillere aktarmak ve çırak yetiştirmek için her yere ilan verdik. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB)’e bile başvurup öğrenci istedik. Ama çırak bulamıyoruz. Belki de bizden sonra bu sanat da ülkemizde bitmiş olacak. Tüm el sanatları zor ama bizim sanatımız daha da zor. Çocukluğunuzdan itibaren çalışmaya başlamanız lazım. Biz, bu mesleğe 11 yaşımızda başladık. Ben 57 yaşındayım. 2 ay sonra emekli olduğumuzda, elbette ki biz de bir yerlere çekileceğiz. İşin en acı tarafı da bu… 41 TJK’NIN SESİ MART 2020

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=