2020_Aralik

ekolojik nüfusun da değişmesine yol açtı. Hali hazırda coğrafyasına özgü egzotik hayvanları bünyesinde barındıran Namibya, 75 yıl gibi uzun bir süre Güney Afrika’nın himayesi altına gireceği bu çarpışmaların neticesinde, yeni misafirlerine merhaba demek zorunda kaldı. Çatışmalar öncesinde Alman ve Güney Afrika orduları aktif olarak atları sahada kullanmaktaydı. Almanların 300 atlık süvari birliğine karşı 6000 atlık ezici bir sayısal üstünlüğe sahip olan Güney Afrika süvari birlikleri savaş meydanında beklenen büyük farkı yaratamadı. Bunun sebebi ise; nicelik olarak dezavantajlı konumda olan Alman Ordusu’nun, vur - kaç taktiği ile rakip pozisyonları yoğun top ateşine tabi tutması olarak gösteriliyordu. Özellikle, sayılarını en aza indirmek maksadıyla düşmanlarının atlı birliklerinin bulunduğu yerleşkeleri hedef alan Almanların bu bombardımanları neticesinde birçok at korku ve dehşet içerisinde etrafa dağıldı. Oluşan kargaşa ortamında kendileri için çok değerli olan hayvanları zapt etmeye fırsat bulamayan Güney Afrikalılar, çok sayıda atı ellerinden kaçırdı. 1915’te Güney Afrika’nın zaferiyle sona eren savaşın ardından uzun bir süre bu atların akıbetinden kimse haberdar olamadı. Büyük çoğunluk, bölgeye hiç alışkın olmayan bu hayvanların aslan ve sırtlan gibi yırtıcılar tarafından avlandığına ve ortadan kaldırıldığına inanıyordu. Atlar gerçekten de Afrika Platosu’na yabancı canlılardı. Kıta, bu özel hayvanlarla ilk defa 17. Yüzyılda Avrupalı misyonerler aracılığıyla tanışmıştı. Bu tarihten önce Afrika’daki habitat içerisinde herhangi bir at varlığından söz etmek imkansızdı. Tüm bu sebeplerden ötürü, bölgeye dağılan atlardan ümidini kesen yerel halk 5 yıl boyunca hiçbir nal izine rastlamadı. YOLUN SONU 2026 Bölgedeki ilk at hareketliliği 1920 yılında, Garub Havzası’nda not edildi. Ülkenin güneybatısında, nadir sulak alanları bulunduran bu verimli arazide yaklaşık 50 at sürü halinde ortaya çıktı. Zengin elmas rezervlerinin de yer aldığı bölge, madencilik faaliyetlerinden dolayı yırtıcı hayvanların yaşamayı tercih etmediği bir alanın içerisinde yer alıyordu. Bu sayede vahşi hayvan tehdidinden izole olmayı başarabilen kaçak atlar bölgede yaşam olanağı buldu. Evrimsel olarak, çölün tozlu ve kurak arazi yapısına uyumlu olmayan bu hayvanların böylesine bir ortamda nasıl hayatta kaldıkları ise başka bir merak konusu oldu. Dünya genelinde zorlu iklim şartlarına sahip farklı coğrafyalarda varlıklılarını sürdüren atların çöl ikliminde yaşam sürdürmeleri oldukça ender rastlanan bir durumdu. Aradan geçen 90 yıllık süre zarfında, sayıları 50 ile 280 arasında değişiklikler gösteren atlar, günümüzde Namibya için farklı bir anlam ifade ediyor. 2000’li yılların başında devlet destekli girişimlerle kaçak atların yaşadığı bu bölge, milli park haline getirilip turizme açıldı. Her yıl binlerce turistin uğrak noktası haline gelen bu bakir alan, bölge halkı için büyük bir gelir kaynağı haline geldi. Yaklaşık 800 kişinin yaşadığı Garub Bölgesi’ndeki nüfusun neredeyse tamamı bu işten hayatını kazanıyor. Bunca yıldır bölgede türlü zorluklara göğüs germelerine karşın bu canlıların gelecek yıllardaki akıbeti ise hem yerel halkı hem de bilim insanlarını endişeye sevk ediyor. Küresel ısınma sebebiyle, havzada oldukça kısıtlı olan sulak alanların yok olmasının yanı sıra bölgede eskisi gibi yoğun madencilik faaliyetlerinin olmaması, atları yırtıcılara karşı savunmasız bir pozisyonda bırakıyor. Konuyla ilgili endişelerini dile getiren Namibya Vahşi Atlar Vakfı Sözcüsü Christine Swiegers, doğan her 20 yavrudan yalnızca birinin ilk yaşını görebildiğine dikkat çekerken, “Şu anda mevcut popülasyonda, iki jenerasyon arasında 7 yıllık bir boşluk oluştu. Bu şekilde devam ederse, 2026 yılında neslin devamını sağlayacak bir aygır kalmayacak” şeklinde konuştu. Önlerinde uzanan belirsiz ve çetrefil geleceğe rağmen uçsuz bucaksız Namibya ovalarında zorluklarla mücadele eden atlar, uzun zaman önce bir savaş uğruna geldikleri bu coğrafyada şimdilerde kendi hayatta kalma savaşlarını veriyor. Bu özel canlıların ortaya koydukları yaşam azmi ise güçlü ve irade sahibi karakterlerini tüm dünyaya sergiliyor. 29 TJK’NIN SESİ ARALIK 2020

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=