2019_Kasim

u ayki yazıma, 3 Mayıs 1938 tarihli, Ulus Gazetesinin 1’nci sayfasında yer verilen “Binicilerimizin Yeni Ve Parlak Zaferi” başlıklı yazısının bir bölümü ile başlamak istedim. Henüz okurken bile heyecanlandığımız bu haberin detaylarına geçelim. 1936 Berlin Olimpiyatları binicilik branşında ülkemizi temsil eden Cevat Kula, ‘Çapkın’ adlı atıyla katıldığı Bireysel Engel Atlama Şampiyonası’nda, 56 kişi arasında altıncı olma başarısını gösterip, adını spor tarihimize altın harflerle yazdırmıştır. Yüzbaşı Cevat Kula’nın Uluslar Ödülü (Milletler Mükafatı) olarak adlandırılan bu yarışmada aldığı derece, tüm binicilik disiplinlerinde, olimpiyatlara ilk kez dahil olduğumuz 1924 yılından günümüze kadar alınan en iyi olimpiyat derecesi olarak tarihimize geçmiştir. Olimpiyatlar hakkındaki detaylara dergimizin Temmuz ve Ağustos sayılarından ulaşabileceğinizi de hatırlattıktan sonra, 1940 Tokyo Olimpiyatları’na kadar geçen sürede ne gibi gelişmeler yaşandığını yakından inceleyelim. İlklerin ve çok başarılı mücadelelerin başkahramanı olduğumuz Berlin Olimpiyatları, defalarca uluslararası yarışmalara katılmış ve önemli dereceler elde etmiş deneyimli binici ve atlara karşı mücadele edebileceğimizi göstermiş, 4 yıl sonra; 1940 yılında düzenlenecek olan olimpiyatlar için de hedefimizi büyütmemizi sağlamıştır. Olimpiyatlar sonrası ülkemize dönen takımımızın ne kadar büyük bir hırs ve azim ile hazırlandığını da tahmin edebilirsiniz. Nitekim, bu tutkunun güzel sonuçlarını da katıldığımız uluslararası turnuvalarda almaya başladık. 1937 Londra Uluslararası Engel Atlama Yarışmaları’nda, Yzb. Eyüp Öncü’nün Şahin adlı at ile adeta “uçarak” aştığı 2.10 metrelik engel, ülkemizde “Prix de la Coup – Challenge du Roi George V” adlı yüksek atlama yarışmasında ikincilik derecesi elde etmesini sağlamıştır. 1937 yılı ve sonrasına geldiğimizde, Nice (Fransa), Roma (İtalya) ve Varşova (Polonya) Uluslararası Engel Atlama Yarışmaları’na katılan Milli Takımımız, kupaları evlerine götürmek isteyen diğer tüm ulusları geride bırakmış; Uluslar Mussolini Altın Kupası, Polonya Uluslar Ödülü gibi önemli ödülleri ülkemize kazandırmayı başarmışlardır. Bu yarışmalarda, Ütğm. Saim Polatkan’ın “Avar” adlı atıyla da Pierre Gautie Ödülü’nü kazanması ve “Ok” adlı atı ile Açılış Yarışması Ödülü birinciliğinin yanında Nice Büyük Oteller Ödülü 3’üncülüğü elde etmesi, Yzb. Cevat Gürkan’ın Yıldız adlı atı ile aldığı Polonya Süvari Ödülü 2’nciliği ile Belçika Süvari Ödülü 3’üncülüğü, Kral Büyük Ödülü Yarışması’nda ise Yzb. Cevat Kula’nın Güçlü adlı atı ile aldığı 2’nciliğin yanında Yzb. Cevat Gürkan’ın Yıldız adlı atı ile üçüncülüğü kazanması da bu başarılarımızın şans faktörü ile elde edilmediğinin göstergesi olmuşlardır. B 49 TJK’NIN SESİ KASIM 2019 ROMA VE VARŞOVA ULUSLARARASI BİNİCİLİK MÜSABAKALARINA KATILAN TÜRK EKİBİ YURDA DENİZ YOLU ILE DÖNMÜŞLERDİR. GELDİKLERİ GEMİ TOPHANE RIHTIMI’NDA OLDUKÇA KALABALIK BİR HALK KİTLESİ TARAFINDAN KARŞILANMIŞTIR. SİRKECİ’DEN BEŞİKTAŞ’A KADAR UZANAN KALABALIĞA HİTABEN BİR KONUŞMA YAPAN YZB. CEVAT GÜRKAN VE ARKADAŞLARI OMUZLARDA TAŞINMIŞTIR.

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=