2019_Kasim
16 TJK’NIN SESİ KASIM 2019 S.O. : Evet biraz önce de bundan bahsettik. Ben üçüncü anneden bahsetmiştim ama birinci annede de bunu görebiliriz. D.T. : Zaten ben de bunun üzerine, bu kısmı aktarmak istedim. Şu şekilde devam ediyorsun, “Ancak, ülkemizde sık karşılaştığımız bir durum daha var ki, o da eğer annenin yavruları henüz koşma yaşına gelmemiş ise, genelde yetiştiricilerimiz her sene değişik bir aygır deniyor. Avrupa’da bu durum böyle değil. İlk doğurduğu taya bakarak, eğer düzgün, nizami bir tay doğurmuşsa onun üzerinden devam ediyorlar.” diye yazmışsın. S.O. : Biz, bu yöntemi uygulamakta biraz zorluk çekiyoruz. Çünkü sizin çektiğiniz aygır yer değiştirebiliyor. Siz de başka bir aygıra yönelebiliyorsunuz. Eğer ilk doğan tay başarılı olmuşsa, sizin o tayın öz kardeşini sahaya getirmeniz dört – beş senenizi alıyor. Bu sürede de aygır yaşlanabiliyor ve siz yeniden o aygıra çekme fırsatı bulamayabiliyorsunuz. Bu durumdan dolayı, böyle bir sistemi uygulama şansınız olmayabiliyor. Ama mecburuz, bu iş Türkiye’de böyle. D.T. : Demek ki şunu söylemeliyiz, bu işi dünyada profesyonelce yapan, daha doğrusu atçılıkta ileri olan ülkelerde uygulama bu şekilde. Biz de artık atçılıkta zirveye oynayan ülkelerden biri olduğumuz için bizim de aygır ve kısrağın doğru uyum yakalayıp yakalayamadığını doğan yavrular henüz tayken anlayıp, o yolda devam edip etmeyeceğimize karar vermemiz gerekiyor. Yine kitabın başka bir bölümünden devam edelim, aşım sezonu yaklaşırken ilk defa anne olarak denenecek kısraklarda nelere dikkat etmemiz gerektiğini inceleyeceğiz demişsin. “Ülkemizde genelde kısrakların anneliğe ayrılımı, Avrupa’ya oranla daha geç oluyor.” S.O. : Çünkü daha çok yarış koşturuyoruz. Ben her zaman şunu söylerim, yurtdışında atlar yarış hayatı bittikten sonra para ediyorlar. Ülkemizde ise yarış koşarken para ediyorlar. Yarış koştuktan sonra anneliğe ayrıldıklarında, hakikaten çok ucuza gidebiliyorlar. Bir de başka bir şey daha var; bana pedigri konusunda danışanlar, “Sadun Bey, kısrağımı şu aygıra çekeceğim ama bu kısrağımın ilk tayı” diyorlar. İlk tayına da çok pahalı bir aygıra, ya da çok flaş bir isme gitmek istemiyorlar. Bunun nedeni de eski bir inanış olan, ilk tayın iyi olmayacağı inancıdır. Evet, ilk tay ikinci veya üçüncü taya oranla daha küçük doğuyor. Fakat doğan tayın, kilo olarak veya boyut olarak küçük olması kalitesiz olacağı anlamına da gelmez. D.T. : Sadler’s Wells? S.O. : Evet, Sadler’s Wells annesinin ilk tayı. Northern Dancer da öyle. Hani, yaşlı kısrak genç aygıra, genç aygır yaşlı kısrağa gibi inanışlarla olaya körü körüne bağlanırsanız bu tip şeyleri ben çürütebilirim. D.T. : Demek ki bu tip şeylere çok da takılmamak gerekiyor. S.O. : Esasında bu konuları ele alırsak, bizim programımız çok uzun sürer. Önümüzdeki programlarımızda sadece bu konu ile ilgili bir bölüm yapabiliriz. D.T. : Bu anlamda, izleyicilerimizden merak ettikleri konular hakkında sorularını bekliyoruz. Bu programımızda da kısa kısa bilgiler verdik, umarım bu bilgiler hem izleyicilerimize hem de okuyucularımıza faydalı olmuştur. S.O. : Olmuştur… Bundan sonra da faydalı bilgiler vermeye devam edeceğiz. D.T. : Değerli okuyucularımız, bir Atçılık Sohbetleri Programı’nın daha sonuna geldik… Bir sonraki Atçılık Sohbetleri Programı’nda tekrar görüşmek üzere, hoşçakalın! BODEMEISTER AUTHORIZED
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=