2019_Haziran

79 TJK’NIN SESİ HAZİRAN 2019 “Çirkin ördek yavrusu” Seabiscuit’in bundan sonraki başarısı, birbirine inanan ve ata gerçek anlamda değer veren bir ekibin neler yapabileceğini gösterdi. 1937’de girdiği 15 yarıştan 11’ini birincilikle bitiren Seabiscuit’in önlenemez yükselişi başlamıştı. Kaybettiği diğer yarışlar da belki talihsizliğindendi: Jokey Red Poland’ın sağ gözü görmüyor, bundan dolayı sağından atak yapan atı farkedemiyordu. Üstelik Poland bu kusurunu herkesten saklamıştı ama ortaya çıktığında da çok geçti. Çünkü en büyük yarışın arifesindeydiler. Seabiscuit’in başarılarının ardından C. Howard, War Admiral’in sahibi Samuel Riddle’a meydan okudu. Amerikan kamuoyu ve basını da bu lezzetli lokmayı kapmakta hiç tereddüt etmedi. Basın yoluyla süren polemik bir yıl sürdü. Riddle, Howard’ın ısrarlı meydan okumalarına ve yarış tutkunlarının ısrarına daha fazla direnemedi ve bu kaçınılmaz düelloyu kabul etti. Batı Amerika’nın “Sokak Çocuğu” ile Doğu Amerika’nın “Aristokrat Çocuğu” başabaş savaşacaktı. Silahlar çekilmişti artık... 1937 sonbaharında gerçekleşmesi planlanan yarış, olumsuz hava durumu yüzünden iptal edildi. İlk deneme başarısız olmuştu. İkinci randevuyu, Howard reddetti çünkü bu tarih Seabiscuit’e dinlenmesi için yeterli süreyi tanımıyordu. Üçüncü randevu günü de bir kez daha olumsuz hava koşulları yüzünden iptal edildi. Başarısız randevu girişimleri birbirini kovalarken Chicago’daki Arlington Park Hipodromu kendi pistlerinde yarışmaları için iki atsahibine 100’er bin Dolar teklif etti. Ancak, çene çalmakla geçen sürede aylardan Temmuz’a gelinmişti. İki atsahibi de sıcak ve nemli havada taylarını yarıştıramayacaklarını gerekçe göstererek bu teklifi reddettiler. Amerikan kamuoyu iki at sahibi arasındaki polemiği tenis maçı izler gibi takip ediyor, stresten tırnaklarını yiyordu. En sonunda Maryland- Baltimore’daki Pimlico yarış pistinde, 1.500 metre koşusunda karar kılındı. Yarış zamanı için 4.500 lt limonata, 60 bin sosisli sandviç, 2 bin fıçı bira stoklandı. NBC ve radyolar, yarışı canlı yayınlamak üzere hazırlık yaptılar. Tüm işyerlerinde yarış günü için yarım gün tatil ilan edildi. Tüm dünya, asrın yarışına dikkat kesilmişti. Bahislerde ise War Admiral küçük kardeşinden daha fazla ilgi görüyor, yarışın tartışmasız favorisi olarak gösteriliyordu. Aksilik bu ya; Seabiscuit’in jokeyi Red Poland yarıştan bir gün önce başka bir at binerken, atın ürkmesi sonucu ayağı üzengiye takılı halde metrelerce yerde sürüklendi ve sağ bacak kemikleri paramparça oldu. Doktorlar bir daha at binemeyeceği hakkında rapor verdiler. Howard, yarışı iptal etmeyi teklif etti. Dünya bu “sürpriz” gelişmenin şokunu yaşarken, Seabiscuit’e popüler jokeylerden George Woolf’un binmesine karar verildi. Bu yarış, kazanmanın güçlü atlar ve güçlü bacaklarla değil, doğru teknikler ve akıllıca taktikler ile mümkün olabileceğini bir kez daha gösterdi. Tom Smith, Seabiscuit’i start zili ile antrane etti. Bu taktik, ona çıkışta önde olma avantajı sağlayacaktı. Ancak, Poland iyi tanıdığı tayın yarış boyunca önde olmasını istemiyordu. Woolf’a “Bir süre War Admiral’in kendisini yakalamasına müsade etmesini, gözgöze gelmesini sağlamasını” tavsiye etti. Çünkü hırslı ve rekabeti seven Seabiscuit, bu durumdan sıkılacak ve yarışı önde bitirmek isteyecekti. …Ve öyle de oldu. “Sokak Çocuğu” düelloyu 1.36.00 ile 4 boy önde bitirdi, Pimplico Hipodromu pist rekorunu kırdı ve yılın atı seçildi. Bu başarı sonrasında, Seabiscuit’in heykeli dikildi, hayatı filmlere konu oldu. Bir baba ve iki oğlu, asrın tüm atlarını gölgede bıraktı. Charles Howard, Tom Smith ve Red Poland bir ata saygı gösterilirse, neler başarabileceğini tüm dünyaya göstermiş oldular.

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=