2019_Ekim

69 TJK’NIN SESİ EKİM 2019 hemiplegia (kornaj), yumuşak damağın yukarıya kalkması, epiglottisin sıkıştırılıp tutulması ve hapsedilmesi ile arytenoid kıkırdakların yangısı bulunur. Bunlar soluk alıp vermeyi zorlaştıran ve oksijen alımını engelleyen durumlardır. Laryngeal hemiplegia (kornaj) tanısı konulmuş atlarda, gırtlaktaki kaslardan biri paralize (felç) olmuştur. Dilin kökünde bulunan ve kıkırdak yapısındaki epiglottisin üzeri bazen bir membran (zar) ile kapatılarak sıkıştırılır ve epiglottis bu durumda hareket olanağını bulamaz. Soluk borusunun başlangıcındaki kıkırdak dokulara da yayılabilen arytenoid kıkırdak yangısı da mekanik tıkanmalara yol açar. Kısa sürede gelişen ve bu yüzden akut olarak nitelendirilen yangısal olayların nedeni viral veya bakteriyel enfeksiyonlardır. Kronik hastalıklar içinde en çok rastlanılanı ve eskiden kronik tıkanmalar veya hava kanallarının daralması olarak bilineni ise astım olaylarıdır. Nedenleri çok farklı olabildiği gibi, alerjik kökenli de olabilirler. Atlarda tıkanma sorunu başladığı zaman, ilk görülen belirti solunum yolundan gelen anormal ses ve performans düşüklüğüdür. Bu anda veteriner hekimin yapacağı muayene ile mekanik tıkanmanın yangısal olaylardan ayrılması sağlanır. Sağıtıma erken başlamak sorunun kronikleşmesinin önüne geçer. Solunum sistemi hastalıklarında endoskopik muayene çok önemlidir. Antrenman veya yarıştan sonra yapılsa da bazen istirahatli atlara da yapılabilir. Sabit endoskopiden başka seyyar endoskopi ile de muayene yapılır. Atın eyerine monte edilen bir sistemdir ve atın koşması sırasında üst solunum yolu kayıt edilerek daha sonra izleme olanağı verir. Koşu sırasında ortaya çıkan sorunların saptanmasında yardımcı olur. Endoskopi ile boğaz ve gırtlaktaki mekanik sorunlar ile alt solunum yollarındaki yangısal olayların tanısı konulabilir. Tanıdan sonra en önemli aşama ekonomik yoldan atın sağlığına kavuşmasıdır. Operasyon tercihi uzun zaman alacağı ve sonucu belirsiz olduğu için alternatif yollar aranması normaldir. Bu sırada atın ahırındaki havadaki tozları azaltmak, ahırın iyice havalanmasını sağlamak, yemini ve otunu yerde vermek ve atı güneşli havalarda olabildiğince dışarıda tutmak yararlı olabilir. Çoğu solunum sistemi rahatsızlıkları, çevre koşulların düzeltilmesiyle daha çabuk iyileşmektedir. Virüs veya bakterilerden kaynaklanan yangısal solunum hastalıkları, hastalık etkenine bağlı olarak çevredeki tüm at popülasyonunu etkileyebilmektedir. Yangısal olayların altındaki neden, erken dönemde ortaya çıkarılırsa, olayın kronik hale geçmesi engellenebilir. Eğer atın solunum yollarında mekanik tıkanma varsa ve mikrobiyal üreme söz konusu değilse, operasyona karar verilebilir. Operasyon tercihi, hem atın sahibine ekonomik açıdan külfet getireceği için hem de bazen operasyon sonrası yutulan yemlerin akciğerlere kaçması ve zatürre gibi istenmeyen durumlara yol açması nedeniyle zor verilen bir karardır. Operasyondan önce maliyet, operasyon riskleri, atın değeri ve yarış performansı değerlendirilir. Solunum yollarındaki hafif tıkanmalar, atın hızını azaltır. Şiddetli olaylarda ise her türlü yürüyüş ve koşu zorlaşır. Mekanik tıkanmaların büyük çoğunluğu sadece ilaç kullanarak iyileşmez. Operasyon gerekir. Fakat operasyon sonrası atların maksimum koşu yeteneğini göstermesi beklenmemelidir. Yarış atlarında en çok görülen mekanik solunum problem, kornajdır. Operasyonda felç olmuş ve sarkmış laryngeal keselerin bir kısmı kesilerek çıkarılır ve kıkırdak doku boğaz mukozasına dikilir. Bu sayede hava yolundaki engel kaldırılmış ve anormal ses azalmış olur. Genç taylarda yumuşak damak yukarı kalkıyorsa, tayın birkaç ay padoğa salınması ve tayın büyümesi beklenebilir. Yumuşak damak operasyonlarında başarı oranı çok yüksek değildir. Bazen iyileşme kısa süreli olabilmektedir. Sıkıştırılmış ve üstü örtülmüş epiglottisin operasyonunda, ağız veya burundan girilerek epiglottisi örten doku parçası kesilir. Operasyondan sonra kesik dokunun iyileşmesi için 1 ay istirahat verilir. Bu sorun daha çok 4 yaşından büyük atlarda görülmektedir. Arytenoid kıkırdak yangılarında, güçlü antibiyotik ve antiinflamatuvar ilaçlar kullanılır. Operasyon ile hasta kıkırdak kesilerek çıkarılırsa, operasyon sonrasında yemlerin akciğerlere kaçması gibi bir komplikasyon ortaya çıkabilir. Tüm üst solunum yolu operasyonlarının sonrasında istirahat süresi önemlidir. Eğer kısa bir süre sonra antrenmanlara başlanırsa, operasyonun başarısı azalır. Kesilen ve dikilen dokuların kaynaması için yeterli süre tanınmalıdır. Yem ve ot, ıslatılarak verilirse, solunum sistemi tozdan ve havadan, uçuşan yabancı maddelerden uzak tutulmuş olur. Nebulizatör ve özel maske kullanımı, solunum yolu hastalıklarında operasyondan önce ve sonra yararlıdır. Çeşitli antibiyotikler, antienflamatuarlar ve bronş genişletici ilaçlar bu aygıt ile solunum sisteminin her köşesine buhar halinde yayılır. İlaçsız olarak solunum havasını nemlendirmek amacıyla da kullanılabilir. Bronş genişleticiler, hava kanallarının açılmasını sağlarlar. Burun bantları da hava kanallarını açar. Yarış sırasında dil bağı ile birlikte kullanılması önerilmektedir. Soluk alınması sırasında burun dokusunun aşağı çökerek hava girişini engellemesi ancak burun bandı ile azaltılabilir. İlaç içermeyen, mekanik olarak çalışan bantlardır. Solunum sistemindeki yangısal ve / veya mekanik sorunlar, at koşarken kolaylıkla fark edilir. Öncelikle atın yaşadığı ortamlarda havadaki toz oranı en aza indirilmelidir. Sorun ilerlemeden sağıtıma erkenden başlanmalıdır. İlaçla sağıtım, operasyon, nebulizatör ve maske, burun bandı ve diğer seçenekler atın daha rahat ve daha fazla oksijen almasına yardımcı olabilir. Bilginin efendisi olmak için çalışmanın kölesi olmak gerekir… Honore de Balzac

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=