2019_Ekim

erhaba, benim adım Barbar, bilenler bilir, bilmeyenlere de bilenler anlatabilir... Annem Cedrella, çok özel bir anne hattından gelen bir kısraktı. Büyükannem Maria de Gloria’nın, 20’nci yüzyılın en özel kısraklarından birisi olan La Troienne’in oğlu Bois Roussel üzerine iki kez akraba oluşu, hem de anne soyumun My Babu ve Sayani gibi atlarının anne hattını oluşturmasının yanı sıra Turn To gibi soy hattı kuran bir aygırın anne soyumdan olması, bana maça başlarken 1 - 0 önde olmak gibi bir duygu veriyordu... Annem Cedrella için, damat adayı olarak Ile De Bourbon’u uygun görmüşler büyüklerim. Pederim de özel bir attı aslında. Doğduğum toprakların Kral ve Kraliçesi, King George VI & Queen Elizabeth adına düzenlenen koşuyu kazandığı gibi, 1978 ve 1979 yıllarında yılın atı kategorilerinde en üst mertebeyi elde etmişti. Asaletin soydan geldiği doğrudur... Annem Cedrella, babam Ile De Bourbon’dan 1986 yılında hamile kaldıktan sonra doğum için beklemeye başlarken, büyüklerimiz annemi Tattersalls Satışları’ına getirme kararı almışlar. Kışın ürpertisini hissettirdiği bir zaman diliminde, Akrep burcunun hakim olduğu bir Kasım günü annemi ringe getirmişler. Annem de o sıra ringde dolaşır dururmuş, başına geleceklerden habersiz. Başına ne geldi diye merak ediyorsanız, o yıllarda Türk atçılar bu satışlara pek bir merak salmış, cümle cemaat atçı, yetiştirici gelir dururmuş. Satış organizasyonunda pek de kalabalık olarak boy gösteren bu grup içinde bir yetiştirici anneme göz koymuş. Valide ringde satış için dolaşırken, arttırmada en son noktayı koyup annemi kadrosuna katmış. Sonrasında ver elini Türkiye... Annem bu yeni yaşam yerine geldiğinde, İzmit’te Akmeşe diye özel bir ortama götürmüşler. Baharın kokularının gelmeye başladığı bir zaman diliminde, Mart ayı başında doğmuşum. Doğal olarak Balık burcuyum... Doğal olarak hayallerim çok büyüktü... Doğduğum Yeşiltepe Çiftliği’nin sahibi Semiral Bilbaşar Bey, adımı Barbar koymuş. Çok mu vahşi ve sert bir attım acaba? Neyse, nasıl biliyorsanız beni öyle olsun... 1988 yılı İngiltere Derby ve İrlanda Derby galibi Kerim Aga Khan’ın Kahyasi isimli tayının babadan kardeşi olmam herkesi daha da bir heyecanlandırmış, özellikle de Semiral Bilbaşar’ı... Yeşiltepe Çiftliği’ne gelen İngiliz konukların bile dikkatini fazlasıyla çekmişim ki bu da haramızın sahibi Semiral Bilbaşar’ı fazlasıyla onurlandırmaya yetmiş... Özel bir soya malik olduğum için beni özenle ve sabırla hazırladılar. Sonbaharın soluklandığı bir zaman diliminde de ilk yarışım için kaydımı yaptırdılar. Veliefendi diye bir yerde dört arkadaşımla beraber hazırdık, 17 Eylül de koşacağımız yarışa. Bu mücadeleye iştirak eden tüm tayların ilk kez start alacağı bir yarıştı ve büyüdüğüm ortamda ki gibi çim pistte idi. Koşuya katılan diğer arkadaşlarım arasında, doğduğum toprakların Derby’si olan Gazi Koşusu’nu kazanan ve ikinci olan Seren I ve Kapkara gibi atların tam kardeşi Serenbey, Ankara Koşusu galibi Reşatbey’in tam kardeşi Son Gün gibi değerli atlar da vardı ama kalitemi anlatmıştım sizlere, daha yazının girişinde... Bu yarışı o kadar kolay ve gösterişli kazandım ki, neredeyse olay oldu. Ama esas bombayı hemen bu koşudan sadece bir hafta sonra yaş akranlarımın en büyük koşusuna kaydolunca ve koşunca yapacaktım. Kaydolmuş diyorum ama bunun da özel bir hikayesi var. İlk yarışımı koştuktan sadece bir hafta sonra Semiral Bilbaşar’dan habersiz olarak, rahmetli Şerafettin Gedik ile Zekeriya Aydın Beyler beni Çaldıran Koşusu’na kaydetmişler. Aslında Semiral Bilbaşar pek istememiş ama onu da bir şekilde ikna etmeyi başarmışlar. Bir hafta önce ilk yarışını koşup kazandıktan sonra o jenerasyonun en iyilerinin arasına katılmaya kim cesaret edebilir ki?.. Kazan kaynıyordu, herkeste derin bir merak oluşmuştu, koşacağım yarış hakkında... Toplam 10 akranımın da iştirakiyle, 11 katılımcı olarak koştuk Çaldıran Koşusu’nu, 1989’un 24 Eylül gününde... Kendimi övmek gibi olmasın ama, iki yaşlıların bu zirve koşusunu da çok rahat kazandığımı söylerler tüm yorumcular, sağ olsunlar... Derece de 1.35.44 idi ki, bu zaman 2018 yılına dek yarışın rekor derecesi olarak kaldı... Başak burcunda başlayan yarış kariyerimin, Terazi burcunda zirve yaptığını ve sonrasında da nihayete erdiğini neden sonra anladım. Şüphesiz, benden yarış yerinde beklentiler büyüktü. Yarış kariyerimden sonra hara yaşamında aygır ve kısrak babası olarak da çok başarılı oldum ve hala da torunlarımın yavruları güzel eserler vermeye devam ediyor. Ama ben Barbar olarak sizlere bunları anlatmaya gerek duymuyorum. Çünkü, “İki yarışla efsane olmak” diye bir şey var ya, işte o benim, yani ben “Barbar”ım... M BARBAR’IN ANNESİ CEDRELLA... YEŞİLTEPE ÇİFTLİĞİ’NDE BARBAR’IN TAYLIĞI... 55 TJK’NIN SESİ EKİM 2019

RkJQdWJsaXNoZXIy ODAzNjM=